kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Başkaldırı Hikayeleri

Babam Yönetmen Oluyor

19 / 1 / 2008  Cumartesi tarihinde Gürkan Adam tarafından eklendi, 477 kez okundu...

“NOT: Bu bir aile filmidir.SINOPSİSEmekli olan babam, çalışma hayatının yerini dolduracak bir uğraş ve oğlunun eve gelmesinin bir yolu alarak kamera alır. Aldığı kamerayla çekim yaparken konun sadece çekim yapmak olmadığının farkına varır. KARAKTERLERBABA- 60 yaşında, emeklilikle boşalan çalışma hayatının yerini doldurmak için sıkıntısına çözüm a...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Gürkan Adam

Gürkan Adam







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Babam Yönetmen Oluyor



NOT: Bu bir aile filmidir.

SINOPSİS
Emekli olan babam, çalışma hayatının yerini dolduracak bir uğraş ve oğlunun eve gelmesinin bir yolu alarak kamera alır. Aldığı kamerayla çekim yaparken konun sadece çekim yapmak olmadığının farkına varır.

KARAKTERLER

BABA- 60 yaşında, emeklilikle boşalan çalışma hayatının yerini doldurmak için sıkıntısına çözüm arayan meraklı bir karakter.İsmi Bülent.
EVLAT- Öğretmenlikten arata kalan zamanını sinemayla geçiren 32 yaşında bıkkın bir tip. İsmi Gürkan.
ANNE- 52 yaşında, emekli, kocasının boş vakit bolluğuna karışmayan hoş görülü bir ev kadını.
I. ERKEK- Uzun boylu, kabadayı.
II. ERKEK- Kabadayının arkadaşı.

(SANHE 1)
Baba, yüksek bir tepeden şehre bakmaktadır. Şehirle ilgili anıları fotoğraf olarak gözünün önüne gelmektedir.
BABA- (fondan ses olarak) İş bitti mi şimdi?

(SANHE 2)
Parkın ıssız bir bölgesi.

(SANHE 3)
Issızlı bozan sesler gelmektedir.

(SANHE 4)
Baba, tepeye ulaştığı merdivenlerden aşağıya inmektedir.

(SANHE 5)
Gelen üç kişinin yürüyüşleri görünmektedir. Yürüyenlerden birisi düşecek gibi olur.

(SANHE 6)
Baba, kahvehanede gazete okumaktadır.
KAHVECİ- Emeklilik nasıl gidiyor ağabey?
BABA- Nasıl gitsin?Gidiyor…(fondan ses olarak)Can sıkıntısıyla, (okey oynayanlara bakarak, fondaki ses) okey oynayanlardan daha iyi durumdayım…

(SANHE 7)
I. Erkek, Evlat’ı çimlerin üzerine atar.

EVLAT- (yalvararak)Vallahi ben çalmadım ağabey!

(SANHE 8)
Evlat kameranın önüne düşer. Korkmaktadır.

(SANHE 9)
I.Erkek, bıçağı Evlat’ın yüzüne batırarak korkutmaktadır.
(SANHE 10)
Baba kahveden sıkıntılı olarak çıkar; iş hanına girer.

III. ERKEK- Bir uğraş bulmalısın Bülent ağabey; yoksa günler geçmez böyle… Oğlun ne yapıyor ya?
BABA- Kamera almış çekim yapacağım diye eve uğradığı yok…
III. ERKEK- İyi ya! Sen de al bir kamera, yap çekimlerini; bak o zaman nasıl gelip gidiyor eve…
BABA- Gitar kursuna gitmek yerine (gülüşürler)

(SANHE 11)
I.Erkek, bıçağı Evlat’ın yüzüne batırarak korkutmaktadır.
I.ERKEK- (sinirlidir)Hadi lan konuş artık!
EVLAT- Stop ağabey, stop! Ne yapıyorsunuz yahu?

(SANHE 12)
I.Erkek, bıçağı Evlat’ın yüzünden çeker.

(SANHE 13)
Baba, kamerasına bakmaktadır. Çekim yapmaktadır.

(SANHE 14)
Evlat, yerden kalkar. Üstünü silkelerken:
EVLAT- Fazla kaptırdınız kendinizi sahneye (gülerek) Fazla gerçekçi oldu!

(SANHE 15)
Evlat’ın telefonu çalar. Telefonda “babam” ibaresi görünmektedir.
EVLAT- (Telefonu açmadan önce) Tamamdır bu sahne; gidiyoruz. (telefonu açar) Hayırdır baba? Bir şey mi oldu?
BABA- Akşama eve uğrayacak mısın?
EVLAT- Arkadaşa gitmeyi düşünüyordum…
BABA- Kamera aldım; çekimleri nasıl izleyebilirim televizyondan, gösterseydin bu akşam?
EVLAT- Kamera? Çekim bile yaptın? Vallahi pes(!) Akşama evdeyim, görüşürüz…

(SANHE 16)
Evlat, telefonu kapatır;
EVLAT- Canı sıkılan kamera alıp çekim yapmaya başlarsa(!)
II.ERKEK- Daha iyi değil mi? Tekelleşme kırılır? Her kişi kendi sorunlarını sinema diline aktarır.
EVLAT- Sorun sadece sinema dili değil ki!

(SANHE 17)
Baba, evlat ve anne mutfakta konuşmaktadırlar. Masada babamın kamerası vardır.
EVLAT- Hayırdır kamera almak nereden icap etti?
BABA- Kamera almasak eve uğrayacağın yok!
ANNE- Gürkan, şimdi, bir gün babanı aradım; yönetmen Bülent Adam’la mı görüşüyorum acaba? Dedim; çok ciddi konuştum, bozuntuya vermeden; baban da “buyurun, benim” dedi…
BABA- Önce annene malzeme olduk(!)
EVLAT- Kamera olunca elde, konulu-konusuz film geyikleri çok döner; alışırsın yakında benim gibi…
BABA- Kamerayı aldım çünkü: Bursa’da hâlâ Karagöz-Hacivat’ı bilmeyenler var; bunları apartman çocuklarına gösteririm; hayvanat bahçesindeki kafes hayatını çekerim,
EVLAT- Kalanlar ne de olsa son türler(!)
BABA- Pakta sevgilileri çekerim(anneye bakar),
ANNE- Ben televizyon seyretmeye gidiyorum…
BABA- Topluma faydamız olsun diye aldım… Yönetmen olacağım diye değil…
EVLAT- Toplumsal fayda mutlaka önemli de önemli olan neyi neden çektiğin, yönetmenin, kameraya yön verenin işlevi… Çekim yaptın mı? Neler çektin?
BABA- Acemice birkaç çekim yaptım…
EVLAT- Ne çektin kötü de olsa?
BABA- Mesela bugün kedileri çektim; Balkondan, kameranın ne kadar yakınlaştırdığını görmek için çimento fabrikasını çektim.
EVLAT- Şimdi… Anladım… Baba sende iş var; inan ki var… Adam sinema bölümünü bitiriyor bu kadar heves etmiyor mesela…
BABA- Ben de daha fazlasını düşünmüyorum ki…
EVLAT- Düşünmelisin. Nasıl düşünmelisin biraz anlatmalıyım. Önce, kamerayı almış olman bile hayatının anlamının kısmen değiştiğinin göstergesi; Bugün kedi çekersin yarın doğal afetler kriz çıkartıyor diye belgesel yaparsın; önemli olan toplumsal faydada neyi nasıl göstermek istediğin…
BABA- Benim yönetmen olmak gibi bir kaygım yok ki…
EVLAT- Olmalı. Kameran var çünkü(!) Yarın öbür gün çekimlerini kullanacağım, lazım olacak.
BABA- İyi, bahaneyle yüzünü görürüz…
EVLAT- Hiç merak etme televizyonda izlediklerinden, yani o işkence kutusundakilerden daha kötüsünü çekemezsin zaten(!)
BABA- Sen neyi çekiyorsun?
EVLAT- Alaylılara pratikte sinema dersi veriyorum. Şuanda okulumdaki sinema kulübümle öğrenci filmleri çekiyorum.
BABA- Konusu ne?
EVLAT- Öğrencilerin sorunlarını işliyoruz, sınav kaygılarını, sıraları neden kazıma gereği duyuyorlar falan filan… Öğrencileri bu türden etkinliklerin içine katarsak ancak estetik nedir, sinema nasıl değerlendiriliri öğretebiliriz yoksa Kemal Sunal’ın, Hababam Sınıfı’nın, bizi ağlatan filmlerin iyi film olduğunu söylemekten öteye geçemeyiz.
BABA- İyi film hiç mi çekilmemiş canım?
EVLAT- Her zaman en iyi film yol gösterendir; geçici zevk veren değil; nasıl ki her kuşağın kendi fikirleri ve sanat, müzik, edebiyat beğenisi varsa elbette bizim de sizin beklentilerinize karşılık düşen çoğu zaman da uyuşmayan fikirlerimiz beklentilerimiz var. Bunu ben sinemayla anlatmayı tercih ediyorum, siz daha çok okuyarak bunu gerçekleştirdiniz. Mesela, neden kediyi çekme gereği duydun?
BABA- Günün bir kısmını yavrularını beslemekle geçiriyorum…
EVLAT- Öncelikle, kasetler görüntü bankandır; kasetlere neleri çektiğini yazmayı unutmamalısın; bir kediyi nasıl bir anlamlı bütün içinde kullanmayı düşünüyorsun?
BABA- Yollarda araba altında kalmış, ölmüş çok kedi görüntüsü var… gün gelir tutunamayanların içinde değerlendiririm; belki kediyle ilgili bir hikayede kullanırım, bilmiyorum düşünmedim…
EVLAT- Oya Baydar’ın hikayeleri gibi olacaksa bu ancak sizin kuşağın filmi olur(!) Mesela kediyi sana doğru gelirken çektin diyelim, anlamlı bütünde, yanına bir de aslanı koyarsın, akrabası gibi düşünülür(!) Kedi senin verdiğin fasulyeyi yerse kentleşmiş gibi görünür, yanındaki karede de akrabası zebrayı götürüyordur.
BABA- Kedi neden fasulye yesin ki?
EVLAT- Et suyuna bandırdığın her şeyi yiyecektir; ne de olsa kentleşmiş(!) Ne bulsa yiyecek; aç hayvan(!)
BABA- Bu kadar ayrıntıya gerek var mı; çekim yapacağım hepsi bu?
EVLAT- Senin ihtiyacın olmayabilir, izleyenlerin ihtiyacı olacak, benim ikinci bir kameraya ihtiyacım oluyor; bunları biran önce öğrenmelisin; dört yıl okumaya da gerek yok zaten; çekimlere de gideriz…
BABA- Nerelerde gösteriyorsun filmlerini?
EVLAT- Önce festivalleri düşünmüştüm, fakat festivallerdekiler mekteplilere ödül verirler; alaylının bakış açısına çok yabancı kalıyorlar; sinemada derinleşeyim derken halktan kopuyorlar; en iyi anlaşılmaz filmler en beğenilendir(!)
BABA- Niye sendikalara, derneklere gitmiyorsun; onlarla çalışma yapsaydın?
EVLAT- Sizin zamanınızdaydı sendikaydı, partiydi! Şimdi asıl kitle müzik partilerinde, internette ve sinemanın içinde… Bana şu an toplumun eylem tarihi böyle gösteriliyor(!) Ne yapmaya çalışıyorum…? Önce doğuş sinema grubu adıyla kısa film günleri düzenlemeyi düşünüyorum, buradaki ayırt edici nokta filmlerin iyisini izlemeye gelenler belirleyecek… oy kullanacaklar(!) Böylece sinema tekrar halkın beğenisiyle işlev kazanmış olacak
BABA- Şimdi para kazandırıyor…
EVLAT- Bürokrasinin içinde öğütülmek istemeyen her genç sorununu ya film yoluyla ya da müzikle anlatıyor duruma geliyor. İkisi de ucuz yetenek geliştirici uğraşlardır. Bir sürü alaylı insan var sinema yapmak isteyen…
BABA- Senaryo başına 250 YTL veriyorlarmış.
EVLAT- İşsiz kalırsam aklımda bulunsun(!)
BABA- Para kazanmıyor musun bu çekimlerden?
EVLAT- Düğün çekimlerinde var en çok para(!) Bunun zevkine para bulaştırmamak gerekir; toplumsal fayda daha önemli.
BABA- Filmi bütün haline nasıl getiriyorsun?
EVLAT- Aslında en kolay kısmı o… Bizimkiler teknik kısmını abartınca montaj denilen bölümün çok zor olduğunu zannediyorlar. Bilgisayardan önce zaten senaryoyu yazarken ben filmi zihnimde izlemiş oluyorum. sonra biraraya getiriyorum (!)
BABA- Bir sürü masrafın olmuyor mu?
EVLAT- Araba almadım kamera aldım, olacağı bu… Yarın çekim yapalım; biraz da pratik yaparken konuşuruz.
BABA- Benim vaktim bol!
EVLAT- Anlamaz mıyım hiç(!)

(SANHE 18)
(baba ve evlat, hayvanat bahçesinde konuşmaktadırlar)
EVLAT- Bizim yönetmenler sahneleri uzatınca uzun film yaptık zannediyorlar(!) Bir gün bir uzatacağım… bir sahneyi… Neyse! (Baba aslanları çekmektedir) Mesela o görüntü için: Doğada kaybolacak türleri üretim tarzımızla hapsedip vicdanımızla teşhir ediyoruz!

(SANHE 19)
(baba ve evlat, pazaryerinde dolaşmaktadırlar)
EVLAT- Mesela şu arı domates yazısını çekelim. Ne için kullanırız bu çekimi?
BABA- Annen neden domates almadın diye sorar. Açıklama yapmak gerekir: Domates çok pahalıydı derim. Belgeli…
EVLAT- (gülerek) Onu da söyleriz… “Doğaya dönmek pahalıya mal oluyor” demek için daha uygun!

(SANHE 20)
(Baba ve evlat caddelerde yürümektedirler)

(SANHE 21)
Arabaların egzoz dumanı, enerji santralleri, kurumuş nehir yatakları
EVLAT- Bu görüntüleri de “küresel ısınmaya neden olan enerji kaynaklarına olan bağımlılıktan kurtaran yeni politika üretemezsek, yeni hayat kurmak hayal olarak kalacaktır” demek için kullanırız.

(SANHE 21)
(Baba ve evlat caddelerde yürümektedirler)
EVLAT- Çimento fabrikasını çekmiştin. Bir de aynı kareyi balkondaki gülle beraber çekmelisin. Tam da “kent pisliğinin içinde bir gül ne kadar yaşar” der gibi mesela; bence iyi bir iyi bir başlangıç olur bir filme başlarken…

(SANHE 21)
(Resminin altında)“doğuş sinema grubu gururla sundu” yazısı…

SON



Telif Hakkı Uyarısı Babam Yönetmen Oluyor isimli yazı, Gürkan Adam tarafından 1/19/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
Kubilay KoçakBaşkaldırı Hikayeleri • 72 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ülkem
İlhan BaranBaşkaldırı Hikayeleri • 64 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Karmaşık Düşünceler Sağanağı
Mozan ArasBaşkaldırı Hikayeleri • 170 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Öldürmek mi?
Faruk TotoBaşkaldırı Hikayeleri • 181 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
Gürkan AdamSiyasi Makaleler • 170 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Temmuz
20
Aşiyan Panaroma
Gürkan AdamHayata Dair Şiirler • 119 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (2 Bölüm)
Gürkan AdamGezi Hikayeleri • 223 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
21
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (ı Bölüm)
Gürkan AdamGezi Hikayeleri • 203 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(senaryo)
Gürkan AdamYaşamdan Hikayeler • 1962 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
14
Duyuyor Musun?
Gürkan AdamDostluk Hikayeleri • 1711 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar
Gürkan AdamDostluk Hikayeleri • 1647 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Hayatın Kırılma Noktası
Gürkan AdamDostluk Hikayeleri • 1388 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
14
Çocuk Köyü
Gürkan AdamHayata Dair Denemeler • 1297 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Babam Yönetmen Oluyor, Babam Yönetmen Oluyor hikayesi, Babam Yönetmen Oluyor hikaye, Babam Yönetmen Oluyor nedir?, Babam Yönetmen Oluyor hakkında bilgi, Babam Yönetmen Oluyor hikayeleri, Gürkan Adam hikayeleri, Babam nedir, Babam hikayesi, Babam hikayeleri, Yönetmen nedir, Yönetmen hikayesi, Yönetmen hikayeleri, Oluyor nedir, Oluyor hikayesi, Oluyor hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Internet Advertising | File Sharing & Mirroring | Mortgage Calculator | News | Loans | Video | Arkadaş | Saat