“çiçekleri burnunda bir baharkırlar kıran kırana mücadele meydanısarı siyah al ve morLâlem Hakk`a açılırMuhamedi haykırır güllerdüşlüyorum...kırma-darıltma yokbu meydan diğergamlık meydanıdertsiz sanatkarlar ofisiidrakten yoksundur bizibu meydan dertleri sıraya dizmede namlışan şöhret bini bir para bile etmezkanaviçem nazlı karanfil motiftenhaykı...”
çiçekleri burnunda bir bahar kırlar kıran kırana mücadele meydanı sarı siyah al ve mor Lâlem Hakk`a açılır Muhamedi haykırır güller düşlüyorum...
kırma-darıltma yok bu meydan diğergamlık meydanı dertsiz sanatkarlar ofisi idrakten yoksundur bizi bu meydan dertleri sıraya dizmede namlı şan şöhret bini bir para bile etmez kanaviçem nazlı karanfil motiften haykırışı sessiz gönülden işliyorum...
çiçekleri satenden bir bahar maskevari yüzlerce sima anlatamaz mevsimimin izzetini yüzlerde maskesel gülücük hepsine kırmızı bir çizik dışlıyorum...
mardin işi gümüşlerin mührü ismiyle müsemmalar devrinden bahara methiyesini kanıyla yazar deli olan yanını akıtan bir hicran dokunaklı yağmurların adamı içli şarkılari acemkar ve kürdi alkışlıyorum...
sağ yanım ısrarla Lâlekâr sol yanı anlamından uzak harflerle meşgul Lâl kızılı taşlarda hakikat çok yüzlü dokuz köyden kovulmuş bezirgansa gönül derdini derdim bildiklerimle beraber avuçluyorum...
yurdum bir papatya tarlası rengin berraklığı kokunun tazeliği bahara yaslandımı sırtı git ha git hep diğerine benzer biri müşfik rahim Allaha ısmarlayan bakışlar sırtımda karışlıyorum...
peteklerim hınca hınc doldu yoldan döndü yolcu ruh şimdi "bismillah" zamanı ak tarihe kızıl not düşenleri unutup kara bahtıma mor sümbüller dikmek üzre kalem yarim kağıt yoldaşım gecelerin masum efkarı şahit başlıyorum...