Basın Baskısı veya Basına Sahiplerin Baskısı
23 / 5 / 2008 Cuma tarihinde Mustafa Kaçmaz tarafından eklendi, 105 kez okundu...
“Geçenlerde okulda bir afiş gördüm. Afişte bir yüksek öğretim görevlisinin (prof`un) mahalle baskısı ile alakalı konuşma duyuruluyordu. Yani yazdığına göre prof baya ünlü biriymiş veya öyle bastırmışlar afişe. Yani konu bir seminer olunca, önce reklam, reklam için afiş, baskı için para, basım amacı baskı. Mahalle baskısı kelimesi bence kulla...” Okuyucu Puanı ;
Basın Baskısı veya Basına Sahiplerin BaskısıGeçenlerde okulda bir afiş gördüm. Afişte bir yüksek öğretim görevlisinin (prof`un) mahalle baskısı ile alakalı konuşma duyuruluyordu. Yani yazdığına göre prof baya ünlü biriymiş veya öyle bastırmışlar afişe. Yani konu bir seminer olunca, önce reklam, reklam için afiş, baskı için para, basım amacı baskı. Mahalle baskısı kelimesi bence kullanımdan kaldırılsın. Bugün kaç kadın komşularına zaman ayırıp bir kaç dedikodu edebilsin. Kentleşmeyle birlikte mahalle baskısı tarihe karıştı çünkü mahalle baskısı anca lafla yayılan birşey. Rafa kalkalı yıllar oldu. Basın baskısı, yeni moda bize bir boy büyük. Yok, efendim mahalle baskısı filan bakın buyrun bir hafta önce bütün gazeteler bir muhterem bir şahsiyetle uğraştı. Sanki laf birliği vardı. O kişinin muhteren olduğunu nerden mi biliyorum mahalle baskısı ters teptiği gibi bu basın baskısı da ters tepti. Yani ben ne zaman basının hep bir ağızdan birşeyler söylemeye başaldığını duyayım, anlarım ki o kişi masum. Örneğin, x, y, ve z gazetelerinin 1998 başlıkları şu: "Hoca keçi çaldı." Yani işin aslı şuymuş bir köyün imamının keçisi çalınmış, nerden duymuşsa bir muhabir adamın gazetede haberini yapmak için fotorafını çekmiş. Bizim imam poz vermiş. Ama herşey poz vermek kadar kolay değil elin imamı nasıl dava açsın basının baskısına... Bazen çok muhterem(!) zaatlar çıkıp atıp tutuşturup değerlerimize laf atıyorlar. Ama nedense bu fazla bir basın baskısına sebep olmiyor. Hatta utanmayanlar o kişi savunup espiri yapmıştır diyorlar... Ah nerede kaldın bırakıp gittin be bizi buralarda Osman Bey. Yani neden konu basın baskısı değil de mahalle baskısı. İyi hoş önce onu anlat sonra ötekini. Birde bazen bazı çok iyi proflar mahalle baskısına maruz kalıyor. Gerçi buna sadece mhalle baskısı demek yanlış olur. Sindirme baskısı demek daha doğru olur. Doğru bazen mahalle baskısı var ama basın baskısı kadar değil. Herşey reklam... Kadın programları, diziler ve çeşit çeşit filimler sadece baskı için hatta ingilizlerden devşirme bir kelime var empose etme. Yani sokaklarda gençler tv degörürlerse onu yapıyorlar. Hızla okuyan yazan oranı azalıyor( eylem olarak yani okur yazar sayısı azalmıyor). Zaten bu devirde okuyacak gazete sayısı sınırlı. Bir anket yapıyorduk geçende bir ders için sorduk gazete okurmusunuz diye malesef çoğunluk sabah televizyonda zaten okunuyor diye okumuyormuş. Her neyse konuyu dağıtmadan bitirmek isitiyorum. Lütfen bilinçli olalım ve kitap ve gazete ve okuyalım ve televizyon setredelim ama lütfen inanmayalım.
Tavsiye Et :
Ekim
5
Ekim
5
Eylül
28
Eylül
28
Eylül
24
O Köpek Bana Da Lazım Arkadaş!
• Bahattin Gülyuva • Güncel Makaleler • 151 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Eylül
27
Eylül
24
Yalnız Kalma Sanatı Dostluk Arkadaşlık ve Evlilik
• Mustafa Kaçmaz • Kişisel Denemeler • 56 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
9
Haziran
2
Mayıs
29
Şubat
26
Şubat
17
Şubat
21
İki İleri Bide Üç Geri
• Mustafa Kaçmaz • Hayata Dair Makaleler • 286 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Şubat
21
Kaçmak veya Yakalanmak
• Mustafa Kaçmaz • Hayata Dair Makaleler • 273 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
21 |
![]() |
|
||||||||