Beş Kitap Beş Şair (muhammet Ali Ecevit) 1
10 / 2 / 2008 Pazar tarihinde Abdullah Çağrı Elgün tarafından eklendi, 225 kez okundu...
“BEŞ KİTAP BEŞ ŞAİR 1 Abdullah Çağrı ELGÜN(Muhammet Ali ECEVİT ve "GÜLİSTAN" ŞİİR KİTABI ÜZERİNE)"GÜLİSTAN", "ÖKSÜZ UYKULAR BIRAKTIM YATAĞIMA","TOPRAK KAYGILARA BIRAKIR YALKENİNİ", "DEDİĞİN OLSUN","ASLAN GAYSERİLİM"GÜLİSTAN "Muhammet Ali ECEVİT" Karaca Dizgi ve Baskı Yayınları arasında Kayseri`de yayımlanan bir kitap.Adından da anlaşıl...” Okuyucu Puanı ;
Beş Kitap Beş Şair (muhammet Ali Ecevit) 1BEŞ KİTAP BEŞ ŞAİR 1 Abdullah Çağrı ELGÜN (Muhammet Ali ECEVİT ve "GÜLİSTAN" ŞİİR KİTABI ÜZERİNE) "GÜLİSTAN", "ÖKSÜZ UYKULAR BIRAKTIM YATAĞIMA","TOPRAK KAYGILARA BIRAKIR YALKENİNİ", "DEDİĞİN OLSUN","ASLAN GAYSERİLİM" GÜLİSTAN "Muhammet Ali ECEVİT" Karaca Dizgi ve Baskı Yayınları arasında Kayseri`de yayımlanan bir kitap. Adından da anlaşılacağ gibi "Gülistan" Gül bahçesi mânâsına gelmektedir. Şair şiir kitabını üç bölüme ayırmış: "Gülistan", "Turan Eline", "Şebnem" hepsi beraber "Gülistan" da birleşmiş. Doksan üç sayfadan oluşan kitap yaşanan olaylarla, duygu, sevgi ve idealizm yüklü… Şiir kitabı: "Başımızı göğe, Boynumuzu ipe, Sakalımızı yele verdik. Biz ölümlerden çok; Zülmü gördük… Diyen kutlu davanın, Yiğitlerine ithap olunur…" diyen Ali Ecevit, bir ithafla başlayıp devam ediyor. "Bir eylül sabahında sarsaydım seni ne olur? İncilerin dökülmezya, ıstırabım son bulur. Ayrılık çanları çalıyor…Cinlerim tepemde; Bir garip âhenk sarıyor beni istemesem de…" Zirvenin basamaklarına tutunduğu bu şiirinde "Eylül" hüznünü "eylül" burukluğunu ve kayıplarını "bir sarsaydım seni" diyerek zamanın artık sarmak için geçmiş olduğunu ve onu saramamanın üzüntüsünü, burukluğunu, yıkılmışlığını belirterek yalvarma edâsı içinde "ne ulur?" diyerek belirtiyor. Aslında, bir eylül sabahında seni sarsaydım ne olurdu? Gözünden dünyanın en kıymetli taşı, bütün güzel kadınların boyunlarına takmak için can attıkları, incilerin(gözyaşları) dökülmezdi ya…Şimdi sen uzaklara gidiyorsun ve "ayrılık çanları çalıyor…" Niçin ezan okunmuyor da çanlar çalıyor?.. Çanlar çalıyor; çünkü şairin inancınca gerçekte, hak olmayan, batıl olan istekleri, hak olan, batıl olmayan İnaç ve itikatı bu duruma izin vermiyor.İstekleriyle inancı çelişiyor. Onun için Hırıstiyanlığın, ibadete davet vasıtası olan "Çanlar" çalıyor.Çanların çıkardığı ve şairin hiçbir zaman kendi inancına ve imanına uygun gelmeyecek o uğursuz çan sesleri, bir kötülüğün habercisi olarak sesleniyor, bir kötülükten bir aksi durumudan, uyarılar yapıyor, işaretler veriyor… Allah`ın Cennet`inden kovduğu şeytan, cinler, şairin tepesinde, bir yanlış yaptırmak için teşebbüse geçmiş, bir yanlışı şaire kabul ettirmek üzere tepesinde bekliyorlar. Onyedi yaşının yaman sevgilerini, samimi ve içten duygularını, güzelden güzele atlayıp gittiği heveslerini, duyuş ve düşüncelerini, saksı çiçeğinin güzelliğini, yanıbaşında kaç kez uyur uyanık gördüğü rüyasını yansıttığı şiirinde Ali Ecevit: "Saksıda çiçek rengarenk baş ucumda, Düşünüyorum, ekmeğimde aşımda, Kaç kere rüyamdasın yanı başımda, Sensiz çarpan kalbim onyedi yaşında…" Şair giderek olgunlaştırdığı şiirde yer yer güzelliği yakalıyor., alelâde sözleri orjinal bir uslûpla kullanıyor. Karşıtlıkları, iç içe sergiliyor.Karşı olduğu düzen ve istediği değişikliği "hüzün", "derin uyku", "uyandırmak", " hayıflanmak", "oh! demek","öç almak" kelimeleriyle dile getiriyor. M.Ali Ecevit,isme özel yazılmış şiirlerdeki akıcılık, lirizm, sadelik, senli benlilik ve halktan biri gibi olabilmenin lezzetini aktarıyor. Geçmiş sevgililerle bugün arasında orjinal bağlar kuruyor… Divan edebiyatında(Kalasik Edebiyatımız) görülen sevgilinin zulmü, şiirde günün edebiyatına da yansıyor. Sevgilinin zalimliği, acımasız ve gaddarlığı aktarılıyor. Sevgilinin bir gülümsemesi, kalbin bahtiyarlığına yetiyor. Sonunda kalbin bütün ıstırapları son buluyor, çarpan ve acı içinde kıvranan kalp nihayet duruyor… Huzur ve sukunluk başlıyor. Şair, sevgisi uğrunda ölmenin verdiği hazla bahtiyarlığa ulaşıyor."Gülizar" adlı şiirinde: "Ben Ferhat değilim, ne de dağları delmeye gücüm var. Çöllere düşmedim; ama sana şiirler mi yazmladım?.. Benliğimi sermedim mi ayakların altına Gülizar?!. Suskun artık senin için çarpan kalbim, bense bahtiyar. Sen aşkımı zulm saydın, bense seni bağrıma bastım. Belki Kerem misâli oklara geremedim göğsümü, Neden istemedin beni? Tebessüm etseydin gülizar… Suskun artık senin için çarpan kalbim sense bahtiyar." "Gülistan, Nakşadil, Kış Güneşim, Gülüm, Çiğdem," şiirlerinde uslup özelliği belirginleşen şairin Mehmet Akif`in de dediği gibi:" Şiir yüzde bir ilham; yüzde doksan dokuz çalışmadır."A. Ecevit`in şiir için, daha çok çalışması ve alınteri dökmesi gerekiyor. Ali Ecevit, şiir kitabının "Turan Eline " adlı bölümünde; sosyal konuları işliyor. Yüreği Bosna`da atıyor. Yavuz, Fatih gibi o dönemin ünlülerini hatırlatıyor ve bunların miraslarına konan biz mirasyedileri içten içe kınarken, "Turan" adlı ülküyü arzuluyor ve bu ülküye kavuşamamış olmaktan olayı kahroluyor. Müslüman`ın üzerine serpilen ölü toprağıyla hâlâ uykusundan uyanamamış olmanın ezikliğini duyuyor. Zulmü işkenceyi kınıyor.Aklına o muhteşem zamanlar geliyor.Bir demir topuzla kalkacak gücü, kuvveti soruyor. Bunlar nerede diye aranıyor; fakat yanında yöresinde kimseyi bulamıyor. "İçimdeki Sesleniş, Birlik Olalım, Yiğit Bosna, Tuğlar Göğe Çekilsin Artık" Bu konuda yazılmış başlıklar içinde en göze çarpanları… Ali Ecevit, asıl kişiliğini, sanatını ve sanatına giden uslûp tarzını ŞEBNEM adlı bölümde yakalamış. Işığı görmüş; çaba, emek ve alın terinin damlalarndaki berraklığın farkına burada varmış. Şairi şairliğe götüren yolun bu bölümden geçtiğini itiraf etmek, Hakkı`ya hakkını teslim etmek gerekiyor. İşte son şiirinden bir parça: "Ey devranımın pîri, gönlümün aşkı güzel, Aşkımı hayâl eden, aşığın nazı güzel Ben dünyayı dolaştım, görmedim böyle güzel Aşk ile yakınlaştım, sevmedim böyle güzel…" YANLIŞLIKLARI DÜZELTİP GÖNDERİYORUM; AMA MAALESEF NİÇİN AYNI YANLIŞLIKLAR ORADA GÖZÜKÜYOR? Ayrıca dört beş aydır sürekli PROFESYONEL YAZARLIK KONUSUNDA YAZIYORUM. ( İstenilen Kitapları gönderdiğim halde!..) Dikkate bile alınmadığımı hatırlatıyorum.Sebebi? Selam ve Saygılar Abdullah Çağrı ELGÜN
Ekim
13
Hayvan Geldin Hayvan Gideceksin
• Bahattin Gülyuva • Eleştiri Makaleleri • 2 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
11
İsim Meselesi Aslında Cisim Meselesidir!
• Bahattin Gülyuva • Eleştiri Makaleleri • 64 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ekim
10
Duyarlı Yazarım Diyenler Neyi Yazıyorlar?
• Bahattin Gülyuva • Eleştiri Makaleleri • 154 kez okundu. • 22 kez yorumlandı.
Ekim
10
Ampulleri Değiştirin ( Dünya Kurtulacak) Mış !
• Refik Recep Pelit • Eleştiri Makaleleri • 47 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
9
Ne Olacak Bu Emeklilerin İlaçları?
• Zeynep Akıllı • Eleştiri Makaleleri • 24 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
2
Bibi Hatun Külliyesi ve Timur
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 30 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
18
Erbay Kücet’in Hayatı ve Eserleri
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 103 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
18
İhsan İşık’tan Açıklama
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 1 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
18
İsmail Kara ve Eserleri
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 67 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
9
Atatürk Çağdaş Eğitim ve Öğretmen
• Abdullah Çağrı Elgün • Hayata Dair Denemeler • 38 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
17
Tanzimat Edebiyatı Yazarları
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 2959 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
17
Sözlü Edebiyat Dönemimiz
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 1725 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
30
Türküler Üzerine
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 1601 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
23
Duran Tamer`in Hayatı ve Şiirleri
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 1379 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
3
Yarnâmede Edebî Söz Sanatları
• Abdullah Çağrı Elgün • Eleştiri Makaleleri • 1185 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||