Beyaz Melek Filmine Bir Başka PenceredenBeyaz Melek Filmine Bir Başka PenceredenSon zamanların en çok konuşulan sinema olayıydı `BEYAZ MELEK` filmi.Önce insanlar Mahsun Kırmızıgül`ün yönetmenlik yapmasına takıldılar, sonra filmin kadrosuna.Herkesin ağzında nasıl oldu da Kırmızıgül`ün böylesine saygın tiyatro oyuncularını aynı karede buluşturduğu vardı. Filmin boy boy afişleri reklam panolarını süslemeye başlar başlamaz da insanlar akın akın sinema salonlarını doldurdular çoluk çocuk.Ne de olsa (konusu bakımından) uzun zamandır ailecek gidilebilecek(müstehcen sahnelerin olmadığı) bir filmdi. İlk gösterim haftasında sinemaya defalarca gidip bilet alamadan geri dönen insanlar etraftan da olumlu duyumlar aldıkça daha da bir sabırsızlanıyorlardı gidip görebilmek için. Kış sezonunda insanların kapalı alanlarda eğleşmesini de zorunlu kılan soğuklar gişe hasılatlarını da oldukça arttırmış,bunu gören kültür köşe yazarları da filmin kadrosu ve konusu üzerine defalarca yazı yazmayı uygun görmüşlerdi. Son yıllarda Türk sinemasının bu denli gelişim göstermesi ve medya ile kamunun üzerimdeki psikolojik baskısı nedeniyle kendimi attım ben de geçen akşam bir sinema koltuğuna. Hazırlıklıydım.Ağlayacaktım.Cebimde iki paket kağıt mendil. Ve makyajsızdım. Salon karardı.Film başladı. Sahneler birbiri ardından akmaya devam ediyor ve ben gözyaşlarımı tutamayacağım sahneyi sabırsızlıkla bekliyordum.Adına `Huzur Evi` denilen ama bir çok zaman huzurun bulunmadığı bir ortamdan,annelerden,babalardan,vefasız ya da zorunda kalarak ebeveynlerini terkedilmişliğe salanlardan bahsediliyor,orda yaşayan ya da yaşamak zorunda kalan insanların birbirlerinin yüreklerine ektikleri dostluk tohumlarının yeşermesi gösteriliyordu ilk bölümde. Zaman zaman kötü vicdanlı görevlinin felçli,yaşlı bir insana eziyet etmesi dışında çok da iç gıcıklayan bir sahne görmeden ara verdi film. Koltuğumdan doğrulup etrafıma insanların yüzlerine bir tepki görebilmek için baktım.Acaba ben mi çok körelmiştim duygusal açıdan yoksa gerçekten yüreğimin hüzün tellerini titretmiyor muydu filmin sahneleri. Avucumda kuru mendillerimi bekletiyordum bir ihtimal.. İkinci yarı sandığımdan da kısa sürdü.Ama Tuz gölü`nün muhteşem manzarası yetip artıyordu zaten görsel şenliğe.Birbirinden kopuk,konuyu tamamıyla sarıp sarmalayamamış Diyarbakır manzaraları ve Dicle Nehri gözlere hitap etse de,gözyaşlarını harekete geçirmeyi unutuyordu çoğu zaman.. Ve aslında film bir film olmaktan öte bir kültürü,bir diğerine küçümsemek ve küçümsetmekti. Büyük şehirlerin hengamesi yaşlısını çöpe atar da yalnız küçük şehirlerin sade yaşayan insanları mı sahip çıkarlardı atalarına.İnce bir haksızlık hissettim büyük şehirde doğmuş,büyümüş ve yıllarca babannemle birlikte yaşamış biri olarak. Evimizde bir büyüğümüzün bulunmasından mutluluk duyup,onu sol yanındaki felce yenik düşüp de yatağında tertemiz baktıktan sonra kara toprağa hüzünle teslim ederken ev ahalimizin hiçbirinin aklının ucundan geçmedi,geçmezdi bırakıvermek köşelere en muhtaç halinde.Yıllarca en zor zamanlarımızda yanımızda olan büyüğümüzü her ne suretle olursa olsun barınaksız ve savunmasız bırakmak için büyük şehirde yaşamak değil sadece vicdanı yerinden koparılmış insan dışı bir yaratık olmak gerekirdi. Bunca yaşanmışlıktan sonra övüle övüle bitirilemeyen bir filmde ailemize ve babannemin bize miras bıraktığı hatıralarımıza ihanet edildiğini hissettim.AĞLAMADIM FİLMİN HİÇ BİR SAHNESİNDE.SADECE GÜCENDİM.
Telif Hakkı Uyarısı Beyaz Melek Filmine Bir Başka Pencereden isimli yazı, Selcan Aktaş tarafından 12/9/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
1
Kasım
30
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!
• Erol Sunat • Güncel Makaleler • 141 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
24
22 Kasım Edebiyat Şöleni
• Site Yöneticisi • Güncel Makaleler • 521 kez okundu. • 33 kez yorumlandı.
Kasım
23
Kasım
23
Kasım
17
Haziran
10
Cengiz Aytmatov`a Veda
• Selcan Aktaş • Hayata Dair Denemeler • 152 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Haziran
8
Eyvah ! Karnemi Ailem Görmesin!
• Selcan Aktaş • Eğitim Makaleleri • 314 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Haziran
7
Gitmekle Kalmak Arasında
• Selcan Aktaş • Hayata Dair Denemeler • 242 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Mayıs
13
Eylül
26
Kasım
17
Ağustos
10
Bir İntihar Hikayesi
• Selcan Aktaş • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 1334 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
15
Sempatik Öğretmen Mi? Otoriter Öğretmen Mi?
• Selcan Aktaş • Eğitim Makaleleri • 989 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
30 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||