“Dün akşam Beşiktaş`ın Liverpol karşısında aldığı 8-0 `lık mağlubiyet başta beşiktaşlılar olmak üzere hepimizi üzdü. Beşiktaş Beyazı olmayan siyah gibiydi. Onlar için dün akşam simsiyah bir gece olarak tarihe geçti. Maçı izlemedim. Fakat her golden sonra telefonuma mesaj geldi. Maçı takip edemez oldum. Aklıma takımlarımızın dışarıda oynadığı eski...”
Dün akşam Beşiktaş`ın Liverpol karşısında aldığı 8-0 `lık mağlubiyet başta beşiktaşlılar olmak üzere hepimizi üzdü. Beşiktaş Beyazı olmayan siyah gibiydi. Onlar için dün akşam simsiyah bir gece olarak tarihe geçti. Maçı izlemedim. Fakat her golden sonra telefonuma mesaj geldi. Maçı takip edemez oldum. Aklıma takımlarımızın dışarıda oynadığı eski maçları geldi. 1-0 yenilsek veya berabere kalsak bu skorlara sevinirdik. Daha sonra Galatasaray başta olmak üzere büyük takımlarımız ve Milli Takım güzel başarılar elde etmeye başladı. Yakaladığımız başarıyı sürdüremedik. Bence başarı sürekli olursa bir anlam ifade ediyor. Millet olarak süreklilik kelimesini beyinlerimize iyice kazımamız gerekiyor. Bir hikaye anlatacağım. Japonlar ile Türkler 10 katlı bir apratmanı kim daha çabuk yapacak diye bir yarışma yapmışlar. Bizim Türkler hemen başlamışlar ve 5 katı bitirmişler. Fakat Japonlar daha temel bile atmamışlar. Bu süre içerisinde nasıl bir bina yapalım diye düşünmüşler. Türkler rehavete kapılmışlar. Kesin kazanacaklarını düşünmüşler. Fakat çalışanlar yan çalmaya başlamış. Bu arada Japonlar inşaata başlamış ve Türklerden önce inşaatı bitirmişler.