Beyin Bilimi Ders Notları Çz(1)Beyin Bilimi Ders Notları Çz(1)1) “Günün birinde mutlaka düşünmeyi, deneysel olarak beyindeki moleküler ve kimyasal hareketlere indirgeyeceğiz ama bu düşüncenin özüyle ilgili her şeyin çözülmüş olması demek midir ?(1) Japonya beyin araştırmalarına 16 milyar dolar ayırmış. ABD’de Nörolojik bilimler enstitüsü, Hollanda’da Beyin Araştırma Enstitüsü, Sealte’de Allen Beyin Bilimi enstitüsü (Microsoft’un Kurucularından Paul Allen.) kurulmuş. Max –Planck Enstitüsü de beyinle ilgili çalışmalar yapmaktadır. Hindistan ve Yeni Delhi’de de 1998’de beyin araştırmalarıyla ilgili kuruluş oluşturmayı planlıyorlarmış. Türkiye’de de Boğaziçi Üniversitesi’nde, Hacettepe’de ve Atatürk Üniversitesinde çalışmalar yapılmaktaymış. Türkiye Beyin Araştırmaları Derneği de kurulmuş. Dünya beyin on yılı (1990–2000) ilan edilmiş ve her yıl 18–24 Mart Beyin haftası olarak kutlanılmaktadır. 2) Türkçe’mizdeki beyin ile ilgili popüler kitaplardan, sadece ikisinde BEYİN BİLİMİ adı geçmektedir. Birincisi, Süleyman Şaşmaz’ın “Beyin Bilimi” (Tarih Bilimi yay., İst., Temmuz 1997) isimli kitabıdır.Kitapta ,Doğa bilimleri ve teknolojiyi elinde tutan finans-kapitalin insana bakışı eleştirilmekte, bilinç nedir? tartışılmakta, beyin–beden bütünlüğü toplumsal eleme yasaları çerçevesinde temellendirilmektedir. İkincisi, Fukuyama’nın “İnsan Ötesi Geleceğimiz” isimli kitabıdır (Odtü.yay.,Ank. Kasım 2003) Kitapta beyin/nöroloji ve genetik ile ilgi çalışmaların günümüzde yaratacağı olası sorunlar üzerinde durulmakta ve sonuçlar değerlendirilmektedir. Korkulan ütopya örneği olan Huxley’in Yeni Cesur Dünya’sıyla karşılaştırılmaktadır. Kitapta, beyin bilimi, insan zihninin denetim bilimi gibi algılatılmaktadır. Fukuyama’nın beyin biliminden anladığı nörolojik bilimlerdir. “Nörolojik bilimler, beyin nasıl işler, nasıl bozulur, nasıl düzeltilir konularına çok yönlü yaklaşım demektir.”(2) Diğer popüler kitaplarda insan beyniyle ilgili anatomik bilgiler güncelleştirilir. Bu kitaplardan birkaçını örnek olarak yazıyorum: Greenfield Susan, İnsan Beyni, Çev. Burcu Çekmece, Varlık bilim, İst. 2000 A.Simith, İnsan Beyni ve Yaşamı, İnk.yay. İst.1986 Treays Rebbeca, Beyin, Çev. Feryal Halatçı, Tübitak yay. Ank.16. bask.Haziran 2003 “Beyin M.E.B. Eylül 1998 tarih ve 2492 sayılı T.D.sayfa 1192 tarafından tavsiye edilmiştir. “Bilim ve Ütopya, Beynin Tarihi, Haziran 2001 sayı 84. Francis Circk, Şaşırtan Varsayım, Çev. Sabit Say, Tübitak yay. Ank. 8.bask. Haziran 2000 Roger Penrose, Us Nerede?, Çev. Tekin Dereli, Ank. Tübitak yay.1999 Gould J. Stephen, Darwin ve Sonrası, Çev. Ceyhan Temürcü, Tübitak yay.Ank.5.bsk. Haziran 2003 D.Hamer / P.Copelant, Genlerimizle Yaşamak, Çev. Fatih Özbay, Evrim yay. Nisan 2000 Yaşargil, M.Gazi, Beyin ve Evrim Hakkında Düşünceler, Ank.Üni.Rhb.yay., Ank.1991 Serol Teber,Davranışlarımızın Kökeni,5.baskı Say yay.1993 James-Carol Gould, Hayvan Zihni, Çev. Deniz Yurtören , 2.baskı Tübitak, Ank., Nisan 2001 Ve çeşitli genel psikoloji kitaplarında beyinle ilgili anatomik bilgiler verilmektedir. Asıl sorun beynin anatomisi değil nasıl işlediğidir. Kimler veya hangi yasalar işletmektedir, gütmektedir insan beynini? Nedir beyin çalışmalarının amacı? Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı’ndan izleyelim: “İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan 3 paund’luk bir nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitemizi kontrol eder ve yaradılışın en görkemli -ve gizemli - harikalarından biridir. Bu inanılmaz organ bilim adamlarını olduğu kadar, bilim dışında olanları da şaşırtmaktadır. Yıllar boyunca, beyinle ilgili bilgiler –nasıl çalıştığı, hastalıklarında ve yaralanmalarında ne türlü bozukluklar olduğu-hızla arttı. Buna rağmen hâlâ öğreneceğimiz çok şey var. Milyonlarca Amerikalının her yıl kalıtsal sinir hastalıklarına, Alzheimer gibi dejeratif bozukluklara ya da inmeye, şizofreniye, otizm’e; konuşma, dil ve işitme bozukluklarına yakalanması beyin üzerinde araştırmaların devam etmesini zorlamakta ve gerektirmektedir.” (3) “A.B.D.’lerin 215. bağımsızlık yılında çıkarılan bu bildirinin altında George Bush’un imzası vardır.”(3a) 3) Hemen her gün gazetelerde beynin yönlendirilişiyle, ilgili sorunun çözümü üzerine “teknik”geliştirmeler (4) veya falanca hastalığın beyinden izlenişi veya filan yiyeceğin insan zihnini etkilemesi veya hormon salgısının beyindeki etkileri dolayısıyla yazılar – haberler çıkmakta. Dikkatten kaçmaması gereken husus “pozitivist: olgucu” bilimin ancak bilgi yığdığı ve bilimi oyalayarak kösteklediğidir: “Pozitivist düşünüş, ancak fenomenler arasındaki değişmez kanunları araştırmakla yetindiği için henüz tespit edilmemiş Fenomenler üzerine fikir yürütmeyi, metafizik sayar ve kabul etmez. Bunun içindir ki A. Comte, meydana çıkarılmamış Fenomenler üzerine kurulmuş araştırma ve çalışma hipotezlerini, müspet bilime girmez diye reddetmiştir. Hâlbuki bu hipotezler ileride kurulacak bilim araştırmaları için son derece verimlidir. Müspet Bilim, yalnız müşahede altına alınmış fenomenleri kaydetmekten ibaret olmamak lazım gelir. Bir de yeni yeni araştırma alanlarını bilime kazandırmak vardır ki, bilimin en çekici ve yaratıcı tarafı budur. Hâlbuki sıkı bir pozitivizm böyle alanlara girmeyi bilime uygun görmeyerek yasak etmiştir. Bilimin felsefesi olarak karşımıza çıkan bu sistem bilimi kösteklemektedir.”(5) Tarihsellikten yoksun bu bilimin boyun eğdirmeyi amaçlayarak, kamu düzenini geliştirmeye yönelik tedbirleri almayı öğreten bir yöntem olduğunu da hatırlatalım. Birikim bilimlerinden Tasnif Bilimlerine geçmek, ancak paradigma (6) değişikliği ile mümkün görünmektedir. Bu aynı zamanda yöntem değişirse, bilimin bakış açısı da değişir demektir. Beyin Bilimi “ bilim adamlarının kendiliğinden felsefesi”nin(7) niteliksel organizasyonu olmalıdır. Böyle bir bilimin biricik metodu ancak maddeci diyalektik olabilir. Beyin Bilimi yerine İnsan Bilimleri denilemez miydi? İnsan Bilimleri’nin felsefe ders kitaplarında “anlama” yöntemiyle bilgi edindiğini anlatıyoruz. Anlama: Açıklamadan farklı bir yöntem olarak, bir ifadenin işaret ettiği zihinsel içeriğin kavranmasıdır.(8) Beyin Bilimi, insan bilimlerinin anlamacılığıyla çalışamaz; yöntemiyle tıkanan insan bilimleri ancak yöntemi doğa ve toplum bilimlerinin sentezine açık olan diyalektik metot çatısı altında beyin bilimine yardımcı bir disiplin olarak kullanılabilir. 4) Bilimlerin yeni örgütlenmesi çekirdek altı bilimleri adını almayı hak etmektedir. Beyin biliminin, bu örgütlenmede temel taşlardan olması gerektiği üzerinde ısrarla duruyorum. Bilimlere yön vermek ve doğa bilimlerinin güdücülüğünden kurtulmak için beyin bilimini, hem üniversitelerimizde ders olarak okutalım hem de bu bilimi insanlığın dününü-bugününü ve yarınını gösteren yaşam bilimi yaparak, insan yetiştirmede mihenk taşı yapalım. Bu amaçla kurgulanan beyin biliminin yıllık ders programını insan beyninin bütünselliğini göstermek için hazırladım. (tablo 1) İnsanlık, toplum biçimi için nasıl bir insana ihtiyaç-gereksinim duyarsa ona göre mitolojiler varsayımlar, yöntemler, program-tüzük, anayasa vs. hazırlar. Ancak, her kişi aynı kalıba sığmadığı için hem değişimler devam eder, hem de bu durum insan çeşitliliğinin en temel göstergelerinden biridir. Dolayısıyla asıl olan insan eşitsizliğidir. Kalite standartı her zaman değişebilir. İnsan kalitesini yükseltmek daha önce öjenik fikirlerle değer kazandı; İnsan türünün ıslahı fikri giderek ırkçılaştı. Bilim bu ırkçılığı yıllarca yasak etti, ancak, bilimler tekrar ırklardan (9) beslenir oldu ve gündeme henüz tam oturmasa da “insan klonlanması” fikri bilimsel ırkçılığı teğet geçiyor görünse de “hümanist öjenizm” fikri tartışma zemini aramaktadır: “… genetiğin yasalarına tamamen hakim olacak geleceğin insanının, kendi bozulmasının değil kendi biyolojik evriminin zanaatkârı olabileceğine inanıyorum… Aslında daha fazlasını da yapabiliriz. Yaşlanmanın genetik sürecine ilişkin bilgi, hastalıklara karşı “bütün” bir korumaya ve farklı bozucu hastalıkların kökten sağaltımına doğru da yeni yollar açacak hiç şüphesiz. Eğer bu yoldaki araştırmalar umutlarımızı doğrularsa, burada şimdiden, tıptakinden biraz daha fazla bir şey genetik kalıtımızın iyileştirilmesine doğru bir adım söz konusu olacak. Sözcüklerden korkmayalım. Bu bir tür öjenizm olacak kuşkusuz, ama beni aşılama uygulamalarından, antibiyotiklerin keşfinden ya da bebek ve loğusa ölümlerinin ortadan kalkmasından daha fazla korkutmayan, elemeye değil korumaya çalışan, totaliter değil hümanist bir öjenizm.”(10) Sadece cinsellik bilgisinin verilmesi yetmez kurumlarda, okullarda. Kalıtımsal olduğu belirlenen hastalıkların da “aile” kurulmadan kavratılması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı Temel Hizmetler Genel Müdürlüğü, 18.02.2002’deki yazısında evlilik danışmanlık hizmetinin verilmesini öngörüyor; ancak, neye göre bu danışmanlık hizmetinin verileceği saptanabilmiş değil. Sadece cüzam, verem, frengi, AIDS, yumuşak şank ve akıl hastalıkları boşanma sebebi sayılmış ve genetik geçişli hastalıklar için de danışmanlık hizmeti verilmesi öngörülmüş. Sağlıklı nesillerin yeşermesi kararnamelerin eline bırakılmamalı. İnsanlık geleneği - nin verimli yapılara uyarlanacağı Tampon Kuruluşlar (11) da olmalıdır. 5) İnsan Beyninin işleyiş yasaları var mı? Ne işimize yarar bu yasalar? İnsan Beyninin işleyiş yasası diğer canlıların yaşamları gibi Doğa Bilimleri’nde mi aranmalı yoksa toplum yasalarında mı? Beynin insanca algılanışının kontağı var mıdır? ve bu insanlaşmanın temel yasalarının kontağı mıdır? İnsan doğasının geliştirmek teknoloji ile mümkün mü? Toplum mühendisliği nedir? Bu gibi sorulara kimler en iyi cevaplarla insanları ikna edebilirse çağı en iyi aydınlatan teori de o olacaktır. İletişim dili elektriksel ve kimyasal olan nöronların uzmanlaşmasını, genetik mirasın belirleyicisi olan insan yasalarını hangi sosyal teoriyle en iyi algılayabiliriz? Beyin bilimi, tüm sosyal teorilerin yeniden derleneceği ayna bilimdir.(12) 6)Ya beslenmeyle ilgili onca yazılar! Okullarda verilen sağlıksız yiyecek ve içeklerden de insanımız, çocuklarımız – geleceğimiz zehirlenmektedir.(13) Sağlıklı beslenmek neredeyse lüks tüketim olmaktadır. Zeytinyağının rafinesi sızmasından ucuza satılmaktadır. Hormonsuz üretim, ilaçlı üretimin yanında cep yakmaktadır. Geleceğimizi kurtaracak, yeni çağa atılım yapacak insanımız için sağlıklı beslenme düzenini de kapsayacak bir eğitim – öğretim yerleşkeleri planına öncü olamaz mıyız? Çağın atılımını hap yutarak gerçekleştirecek kuşak ütopyası ancak insana doğa bilimlerinden bakan, kadınlardaki kalp krizini, kadınların bacak boylarıyla doğru orantılı olduğunu varsayan(14) (yakında çorbayı höpürdeterek içenlerle, höpürdetmeyenlerde siğil çıkma ilişkisi de sorgulanır) bilim insanı öngörüsü olabilir! “WWF (Doğayı Koruma Örgütü ) kimyasal ürünler, hafızanın zayıflamasına, görsel algılamanın azalmasına, hareket yeteneğinin gerilemesine ve IQ testlerinden zayıf not alınmasına yol açabiliyor.Gwynne Lyons, raporunu sunarken “bilimsel ve kimyasal ürünlerin çocuklarımızın zihni melekelerini etkilediğini gösterdiği halde, bugün kullanmakta olduğumuz ürünlerin çoğu hakkında gereken ayrıntılı bilgiye sahip olamamamız inanılır gibi değil” dedi (02.06.2004. ntvmsnbc.com). Kaliteli insan yetiştirmenin doğal yolu bulunamaz mı? “Uzakdoğu ülkelerinde… 70 yaşında kadınların çoğu çocuk sahibi olabilmektedir”.(15) Sağlıklı hayat teknolojiye teslim edilirse, madem üretiyoruz neden tüketmiyoruz kültüründe, insan tarihini sansürlemek doğal karşılanır. İnsanlık ilaçla tedavi edilemeyecek kadar doğaya denk insan ilişkilerinin sonucu değil midir? Toplum biçimleri geliştikçe insan ömrü de kendiliğinden uzamaktadır. Beyin bilimi bu kendiliğindenliğin yasalarının arandığı bilim olmalıdır. “………çimen eker gibi beyin hücresi ekileceği”(16) haberlerine uygun eğitim politikası geliştirmek çağdaş medeniyet seviyesidir; ancak, düşünme konusunda uzmanlaşmış hücre topluluğunu tetikleyecek olan hangi insan ilişkileridir ? sorunu çağımızın bilimsel bunalımıdır (!)
Telif Hakkı Uyarısı Beyin Bilimi Ders Notları Çz(1) isimli yazı, Gürkan Adam tarafından 10/19/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
24
Kasım
13
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 216 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 288 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
29
Türk’ün Felsefeyle İmtihanı (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 176 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
21
Toplam Kalite Yönetimi ve Genel Eleştirisi
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 182 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2265 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 248 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 347 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 2585 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2265 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
Momentten Önce(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 1922 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1894 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
14
Duyuyor Musun?(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1807 kez okundu. • 3 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||