Beynini Yiyen AdamBeynini Yiyen AdamCemil Meriç son 50 yılımızın en büyük düşünürü olarak kabul edilir. Kitapları çok seven Meriç, dört yaşından itibaren kitap okumaya başlamıştır. Fransa’da eğitim görmüş ve İstanbul üniversitesi edebiyat fakültesi Fransız dil ve edebiyatı profesörü olarak görev yapmıştır.Dört yaşından itibaren kitap okumaya tutkun olan cemil Meriç bu tutkunun sırrını şöyle açıklar.’’yaşadığım dönemde ışık daha bizim yaşadığımız bölgeye ulaşmamıştı. Karanlık çökünce, dedem bizi etrafına toplar ve kitap okurdu. Bu her akşam böyle olurdu. O çağlar, çocukların, çevresindeki büyükleri örnek aldığı çağlardır. Ben de dedemin kitap okuyuşunu örnek aldım ve gündüzleri de dâhil daha dört yaşındayken başladım okumaya. Okudum ve okudukça daha derine daldım, daldıkça daha çok sevdim okumayı daha çok ihtiyaç duydum. Ülkem için, milletim için okudum. Teknoloji çağının kör çıkışları korkutuyordu beni. Ve ardından gözlerimde sıkıntılar yaşamaya başladım. Doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söylediler ısrarla. Ama benim kitaplarımdan ayrılacak vaktim yoktu. Otuz dördümde gözlerim kapandı. Ameliyat için ülkemde doktor bulamadık. Fransa’da birkaç ameliyat sonrası gözlerimi tamamen kıyıp ettiğimi öğrenmiştim. Eve döndüğümde bana kitap okuyan eşim oldu yıllarca. Uğrunda gözlerimi kayıp ettiğim kitaplara hala delicesine tutkundum. Daha sonraları kitaplarımı kızım ümit, oğlum Mahmut ve fakülteden öğrencilerim okudu.’’ Öğrencileri cemil hocayı şöyle anlatıyorlar. Sırayla hepimiz kitap okuyorduk. Haftada bir sıramız geliyordu. Müthiş bir beyindi. O zaman kütüphanesinde bir milyona yakın kitapları vardı ve okumadığı kitabı kütüphanesine almazdı. Otuz üçlük tespihini elinden hiç düşürmezdi. Tespihini bırakmadığı için televizyona çıkarmazlardı diyorlar. Cemil Meriç’in kitapları şimdilerde halka açık bir kütüphane haline getirilmiş ve başkanlığına da oğlu Mahmut Meriç getirilmiştir. Cemil Meriç kendi edebiyat tanımını KIRKAMBAR adlı kitabında şöyle açıklamıştır.’’benim için edebiyat değil edebiyatlar vardır. Batı edebiyatı ve doğu edebiyatı genellemedir. Her ülkeni hatta her bölgenin kendine ait bir edebiyatı vardır.’’demiştir. Fransa’da okuduğundan batı edebiyatını çok iyi tahlil etmiş ve balzac’dan çeviriler yapmıştır. Ancak Hindistan’a gitmiş ve Hint edebiyatına âşık olmuştur. Cemil hoca, Hint edebiyatının en güzel edebiyat olduğunu ifade eder buranın edebiyatını hiçbir milletin edebiyatına değişmeyeceğini söylemiştir. Cemil hocanın eşi hatıralarında şunları anlatıyor. Cemil hoca’ya Fransızca kitap okuyorum, O da cümleleri düzenleyerek tercüme ediyor ve bana cümlelerin Türkçesini tercüme ediyordu. okadar
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 30 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 40 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Temmuz
20
Temmuz
12
Temmuz
12
Temmuz
2
Mart
21
Mart
8
Biyografik Deneme ve İnceleleme
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 376 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Türk Edebiyatı’nda Doğu (osmanlı) Batı Mimarisinin Yeri ve İşlenişi
• Sami Akbiyik • Tarihsel Makaleler • 349 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
16
Bugün ve Yarın Edebiyat
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 336 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
16
Necip Fazıl’ı Yaşamış Gibi
• Sami Akbiyik • Yaşamdan Hikayeler • 296 kez okundu. • 8 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||