kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v)


Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v)

Sayın okuyucu, bu iş beni sıktı. Şimdi de Ufukmelerim çıktı karşıma. Neymiş, Çekyat şiirlerinde seri yirmi yediye gelmiş. Neden O’nu ve şiirlerini örnek vermiyormuşum da gidip Ceyda Hanım’ın Sevda Tepeleri ile Zebercet Bey’imizin ancak beş dizi yaptığı Yalova Vapurunu veriyormuşum. Allahtan hece vezninin yılmaz savunucusu ile ilgili her hangi bir söz söylemedi. Ayrıca akıllı okuyucu da farklı oluyor, Üstat Zebercet öyküyü okur okumaz kızın yaşını sordu, nedenini sormak aklıma gelmedi benim ama herhalde otelle ilgili değildir.

Sağ olsun annem, çıktığı memleketimden insan manzaraları turundan erken döndü. Bodrum’dan başlattığı gezi, Ajda Pekkan’ın estetik cerrahı olan Mavi 54’ün muayene odasındaki mat yeşili ameliyat masasında bitti. Sanırım biraz göğüsleri küçülecek, alt dudağı da silikon olacakmış. Doktor da maşallah kıpır kıpır, oynuyor her yeri. Kırkını yeni devirmiş. Kömür gözlerinden yayılan şuhluk edepsiz çağrışımlar yaptırıyor insana. Tam Cinzar’lık. Olur mu olur.

Ah! Aklıma yine O kız düştü. Derin bakışların altında yatan çocuksu hüzünler, yosun gözler, delici, insanın içine içine sokulan mavi bakışlar, İstanbul gibi kendinden emin, etkileyici, insanı sarmaşık gibi saran, büyüleyen, İstanbul tarihi gibi karşısındaki ile savaşan ve anında galip gelen bakışlar, narin eller, uzun ve ince parmaklar, hele saçları. Düz iniyordu ensesine, uzun ve dar boynunun bir kısmını kapatarak. O masada otururken. Nasıl da okşayarak çeviriyordu elleriyle ufak mor telefonunu. Keşke telefonun yerinde ben olsam…. Ya da.. Git şeytan işine. Güneş ne güzel de yayılıyordu yüzünde. Sahi akşam güneşi de hani bilirsiniz ya güzele vururmuş. O sığır da kimdi acaba!…Çirkin ördek. Herhalde uzaktan bir akrabasıdır.

Offfff… Bir daha görebilecek miyim o gözleri, kiraz dudakları, heykeltıraştan çıkma burnu. Keşke O hanzoyu atsaydım sandalyeden de sonra tanışsaydım O’nunla. İçimde bir kuş kanat çırpıyor, sol göğsümde bir hareketlenme oluyor. Eve de gitmem lazım. Sahi yaşı kaçtır O’nun. Yirmi sekizle ile yirmi sekiz buçuk arasında gibi geldi bana.

Bir taraftan da hayat devam ediyor. Sonunda araya araya Beyoğlu, İstiklal’de kitapevi için uygun bir yer bulduk. Vitali Hakko’nun 1962 yılında açtığı beş katlı Vakko mağazası boşalıyormuş, orayı tutalım dedi Cinzar. Çok hoş adam valla bu Cinzar, hem de akıllı. Büyük olacakmış kitapevi. Birinci katta kitaplar, dergiler, CD’ler, kasetler, üst katta da cafe, oyuncaklar, yabancı yayınlar, bilgisayar malzemeleri olacakmış. Müzik yerli, yabancı karışık. İki ayda kara geçecekmişiz… Mişiz… Diğer katlar için başka düşünceleri var. Gözlerindeki parıltıdan belli. Elemanların yaşları otuzdan küçük olacakmış. Alınacak on beş personelden onu bayan olacak. Bayanlar, uzun boylu, zayıf, hızlı ve zeki olacak. Meslekte en az beş yıl tecrübe aranacak. Kitapevinin ismi zaten belliydi. Yasemin kısa haliyle Yasmin.

Boyu uzun, bir yetmiş ile yetmiş beş arasıydı. Gözlerim peşinden gitmişti, yürüyüşü endamlıydı, kibar ve zarifti hareketleri. Devinimli. Oturdukları süre zarfında insanı çeken bakışları karşı adalara kilitliydi. Hiç konuşmadı, yanındaki koca kafalıya de hiç baktırmadım. Daldı gitti karşıya. Büyükada’yı mı düşünüyordu acaba? Vapurun soluyarak iskeleye yanaşmasını ve ardından insanların bahar neşesiyle iskeleye inmelerini. Adanın dik yokuşunu çıkmadan önce muhakkak ya sağdaki belediyenin çay bahçesinde oturup Yaşar Usta’nın meşhur İtalyan dondurmasından yemeli; en son gittiğimde otuz çeşit dondurması vardı. Klasiklerden süt dişleri, sade avuçları, çikolata saçları _ağzınıza aldığınızda içindeki hakiki madlen çikolata damağınıza yapışacak, kramel omuzları, şamfıstık gözleri, çilek ile badem yanakları, fındık çenesi, meyve kokteyl yüzü, ceviz elmacıkları, limon ile vişne gamzeleri, şeftali dudakları, likör bakışları çeşitlerinden muhakkak tatmalı. Denizin kenarında da yiyebilirsiniz. Suların içinde oynaşan küçük balıkları, karşıda Heybeliada’yı seyrederek. Sait Faik gibi geçen insanları gözleyip hayalinizde onları harmanlayarak kısa masal kahramanlarınızı da yaratabilirsiniz.

Ya da açsanız, iskeleden hemen sola dönüp deniz ve iyot kokuları eşliğinde iki duble rakı ile beraber balık yiyebilirsiniz. Kartal’dan Maltepe’ye, Bostancı’ya, oradan da Fenerbahçe’yi takip ederek Moda’ya çıkarsınız gözlerinizle rakı bardağının gerisinden. Denizde oynaşan güneş ışınlarını, onları bölen gemilerin umut yüklü beyaz köpüklerini, çocukluğunuzun korsan bayraklı kara sakallı tek gözü siyah bantlı korsanlarını kah seyreder, kah hayal edersiniz balığın sıyırdığınız kılçıklarının arasından. Gökyüzündeki mavi bulutların arasından gülümseyen beyazlıklara tatlı cadının süpürgesi ile çıkar, İstanbul’u seyredersiniz. Sonra da tarihe uzanıp Prens adalarını düşlersiniz. Prensesi kaçırır, her gün değişik adalarda saklarsınız babasından. Yalnız fazla uzaklaşıp ta İmralı adaya düşmeyin. Maddi durumunuz benim eski sol halim gibiyse, saydırarak adanın yerli halkına ve Anadolu kulübünün müdavimlerine hemen lokantaların önünde satılan ve kokusu caddeyi boydan boya dolduran midye tava veya unlara bastırıldıktan sonra kocaman siyahlaşmış tavalardaki yanmış yağlarda pişirilen ekmek arası balık yiyebilirsiniz, hele elinizde bir kutu da bira varsa. Bir de Orhan Veli’nin bedava yaşıyoruz bedava şiirini ezberden biliyorsanız yaşadınız gitti. Fenerbahçe’yi tutuyor ve Lefter hayranı iseniz O, bisikletiyle bir anda yanınızdan geçebilir seksen yaşının ihtişamıyla.

Caddeden yukarı çıkarken meydanın ortasındaki saat kulesine gelmeden hemen sağda yine meşhur Roma dondurmacısı vardır. Ama tavsiye etmem. Çünkü, orası bizden (Yaşar Usta’dan) daha çok para kazanıyordu. Size dondurma nasıl yapılır, İtalyan ile Roma dondurması arasındaki farklarla, dondurmanın en iyi keçi sütünden yapıldığını, O sıcakta imalathanede nasıl kaynatıldığını, insan yüzünün o esnada yarım kilo zayıfladığını ve kazandaki süt miktarının bu nedenle otomatik olarak artığını ve salep ile kaynayan sütün ispirto dolu Uğur marka dondurma makinelerinde nasıl dondurmaya dönüşerek ağızlarımızda eridiğini kitabımda anlatacağım, “Berberin gurupta zarları yoktu ayın otuz birinde atacak” isimli kitabımda. Kitabımın satışını ilk olarak Yasmin Kitapevi’nde yapacağız, magazin basını başta olmak üzere Galata Kulesi’nde ağırlayacağımız tüm gazetecileri ve televizyon muhabirlerini çağırarak. Cinzar, Haydar Dümen’e yoğunlaşalım diyor. Ben ise Bakire Düşleri Oteli’ni hedef alalım diyorum. Bu zamanda bakire, düş, otel gibi üst kültürü temsil eden semboller, aynı ortamda bulunmamalı. Belki açılışa o kız da gelir, beni mıknatıs gibi kendine çeken, hayalimi hiç terk etmeyen o kız. Adı ne acaba? Selin olabilir mi? İsmi bulmak da okuyucuya kalsın. Teklif etsinler yorum bölümünde, en çok oyu alan seçilsin. Valla ne verecek kömürüm var, ne de yardım çuvalım oy için. Zaten biliyorsunuz çuval kelimesi kanunla sözlükten çıkarıldı üç yıl önce.


Not: (I) Babam halen fakir. Ancak namaza başladı. Her gün dua okuyor. Bazen de bad okuyor. Ayrıca bu aralar Halil amcaya takılıyor.

(II) Kitabımın yazımı için Chaotica’dan teklif aldık. Cinzar eylülün geçmesini bekleyelim dedi. Ayrıca Chaotica yazıyı her gün yazmamı söyledi. Tabii, kendisinin konu sıkıntısı yok. Eylül var, mayıs var, mart var, şubat (yirmi sekiz) var, insanlar var, hayvanları sollayan. Ben de ne var, sadece iki defa gördüğüm bir kız. Nasıl yazarım her gün, sayın okuyucu.

(III) Annem Mavi 54’ den çok memnun kalmış. Biliyorsunuz O artık zengin.

(IV) Şu an evdeyim, eşime aldığım pırlanta yüzüğü takıyorum parmağına. Allah’tan sağ yanım güçlendi de.. Cinzar öyle söyledi. Kadınlar pırlantaya hayır demezlermiş.. O’nu çok seviyorum. O her şeyi biliyor. Acaba Mavi 54… Bakalım sayın okuyucu. Siz ne dersiniz.

(V) Size Yaşar eniştemle halamdan da bahsetmeliyim. Onlar Sevda Tepesinde oturuyorlar.

(VI) O kızla tanışacak, ismini öğrenecekmişim. Unuttum geçen söylemeyi. Sümüklü falcı kız söylemişti de, ben de sevinçten öpmüştüm sümüklü yanaklarından. Allah’tan kuruydu. Fala inanma ama falsız da kalma. Göreceğiz.


ersin başeğmez
01 eylül 2007 12:57 _ izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz


Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v)
Yazı Sahibi
Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez tarafından 10.10.2008 tarihinde eklendi 82 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) isimli yazı, Ersin Başeğmez tarafından 10.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...

Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 9 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Cehennemlik Eşekler
Cengizhan MenevşeYaşamdan Hikayeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Adak (10 Bölüm Son)
Aylin BaşdemirYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
5
İnsanlar Sen ve Ben
Ersin BaşeğmezHayata Dair Denemeler • 14 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Sorular
Ersin BaşeğmezModern Şiirler • 45 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişiler (ı/vı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 50 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 53 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (v)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 33 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
1
Hınzır Kız (vı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 327 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
25
Hınzır Kız (ıı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 282 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ekim
22
Hınzır Kız (ı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 258 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
5
Çöpçü
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 245 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
24
Yalnız Aşk
Ersin BaşeğmezModern Şiirler • 197 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v), Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) hikayesi, Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) hikaye, Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) nedir?, Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) hakkında bilgi, Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (v) hikayeleri, Ersin Başeğmez hikayeleri, Beyoğlu nedir, Beyoğlu hikayesi, Beyoğlu hikayeleri, Beyoğlu nedir, Beyoğlu hikayesi, Beyoğlu hikayeleri, Ooof nedir, Ooof hikayesi, Ooof hikayeleri, Beyoğlu nedir, Beyoğlu hikayesi, Beyoğlu hikayeleri, (v) nedir, (v) hikayesi, (v) hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Mortgage Loans | Car Accident Attorney Los Angeles | Mortgage Calculator | Mortgage Calculator | Child Trust Funds | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul