Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vııı)Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vııı)Bugün Ceyda halam beni kötü vurdu. Sen git, beni protesto etmek için Sevda tepelerindeki köşk gibi cennetten bu sıcakta çık, Beyoğlu’na git ve orasıyla ilgili yazı yaz, bir de başlığını Beyoğlu diye at. İşin kötüsü benden çok şanslı. Şimdi ikimiz de geçmişe gidiyoruz, nostaljiyi yazıyoruz. Ama hala, bu haksızlık, siz benden otuz yaş büyüksünüz, ben giderken o yola, siz dönüyordunuz. Hem sizi, ben ne de güzel anlatacaktım…Neydi o günler…. Geçmişin rüzgarına savruldu mu insan, hele Ceyda halam, Thyke teyzem gibi yaşanmışsa yıllar sindire sindire, insanın anlatacağı çok şey oluyor. Sabahları, kahvaltılarımızda neler mi yerdik. Yanımızdaki bakkaldan sıcacık ekmek alır, onu dörde bölerdik. O eski jelatinli paketlerde satılan sana yağını boydan boya sürer, üzerine de bolca tuz ekerdik. Sofranın başına oturur, su bardağındaki çayımızla beraber kahvaltımızı yapardık. Hele yanında annelerimizin sonbahara doğru sokaktan geçen seyyar satıcıdan aldığı ve yapmak, kurutmak için günlerce uğraştığı kırmızılığı karşıdan gelirken salça varsa. Ayrıca köydeki zeytin ağaçlarından kendi ellerimizle toplayıp kuruttuğumuz tadı hafif acı olan siyah zeytinler. Yine yandaki bakkaldan aldığımız peynir olduğunu ancak mandıranın sahibinin bilebileceği beyaz nesne. Ama onun da güzelliği ekmeği üzerine yönelttiğinde hemen ekmeğe yapışmasaydı. En güzel kahvaltılığı sona sakladım, köydeki halamın has koyun sütünden yapıp, çömleklerde bekleterek olgunlaştırdığı ve açtığınızda süt, o çömleğin kokusunu ciğerlerinizde hissedeceğiniz bol tuzlu, sert ama tadı da bir o kadar güzel peynir. Ben bazen gizli gizli o peynirden aşırırdım, fakat her seferinde ya kokusundan ya da suyunun ellerimde izi kalmasından dolayı yakalanırdım. Halil amca en sonunda zengin oldu hem de ne kendisinin nede mahallelinin tahmin edemeyeceği bir yoldan. Şimdi babam aynı yola girmek istiyor, ama köprünün altından çok sular aktı, insanlar uyandı…. mı acaba…. Halil amca namaz kılarak, cinlerle görüşerek, sakalını uzatarak define aramaya davam etti. Şansına da O’nun yüzü nur gibi aydınlıktı. Ve çok yere gidiyordu. Nasıl olduğunu kimse anlamadı, bir gün Manisa’nın uzak köylerinden birisi O’nu sorunca iş çözüldü, O’na da şimdiki iş sahası açıldı. Kadın bakkala "Burada bir Halil Hoca varmış. Evini biliyor musunuz" diye sordu. Bakkal da Halil amcanın olduğunu ama Halil hocanın olmadığını, yine de evlerinin hemen yan tarafta olduğunu söyledi. Ve kadınla beraber gittiler. Detaylara girmiyorum, sonuçta Halil amcam olmuş Haili hoca. Devamında önce tek tük, ileri günlerde reklamını, adını, sanını duyan ve ümidini onun mukaddes dudaklarından çıkacak dualara, titrek elleri ile yazacağı Arapça yazılara, yorgun nefesinin üflemelerine, kendisine bağladığı cinlerin bir koşu da gidip geleceği görerek vereceği bilgilere inanarak kocasını kendi kişiliği ile bağlayamayıp O’ndan gelecek hayırlara göre kocasının kendisine döneceğine, kızına hayırlı damat çıkacağına inananlar başta olmak üzere gelen insanlar ve bırakılan paralar… Umutlar kazanan insanlar ile paralar kazanan Halil Hoca… Çift taraflı kazanç. Aziz Nesin’i bir kez daha saygı ile anıyorum. Not: Babam halen fakir ama gönlü zengin. ersin başeğmez 06 eylül 2007 10:56 _ izmir çaysız_şekersiz ve bademsiz
Telif Hakkı Uyarısı Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vııı) isimli yazı, Ersin Başeğmez tarafından 14.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 53 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (v)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 33 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
1
Ekim
25
Ekim
22
Ekim
5
Ekim
24 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||