kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Bilgen İ Düşlediğim Zaman

30 / 3 / 2008  Pazar tarihinde Zeynep Akıllı tarafından eklendi, 211 kez okundu...

“onun ismi aklıma gelince yüzüm derhal burada hiç kimseyle konuşmama olanak olmayan şeyleri açığa vuruyor. hemen ardından peşpeşe sorular geliyor. beni bir köşeye sıkıştırıp, pis, pis şakalar yapılorlar. ve gülüyorlar.bense hem öfkeden, hem de utançtan kıpkırmızı olduğumu hissediyorum.dün beni onunla birlikte gördüler. arkamızdan ıslık çaldılar. ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Zeynep Akıllı

Zeynep Akıllı







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bilgen İ Düşlediğim Zaman


onun ismi aklıma gelince yüzüm derhal burada hiç kimseyle konuşmama olanak olmayan şeyleri açığa vuruyor. hemen ardından peşpeşe sorular geliyor. beni bir köşeye sıkıştırıp, pis, pis şakalar yapılorlar. ve gülüyorlar.
bense hem öfkeden, hem de utançtan kıpkırmızı olduğumu hissediyorum.
dün beni onunla birlikte gördüler. arkamızdan ıslık çaldılar. hatta sinan bana dilini bile çıkarttı. dönüşümde ise her şeyin gerçek olup olmadığını sordu.
bunu ben de bilmiyorum. tek bildiğim şey onun gözleri, benimle konuşurken sesinin büründüğü yumuşak ve okşayıcı tonu.
onu evine kadar götürmek istediğim zaman bana olur dedi. elini de elimden çekmedi. ve en güzeli, benim adresimi öğrenmeye kalkışmadı.
öyle güzel dudakları var ki! benim adımı fısıldarken harikulade bir şekilde bükülüyorlar. bana sorular soruyor ve ben yanıtlayamaz bir hale girdiğim zaman bana "sen" diyorlar. onlara dokunduğum zaman ise sıcaklığını ta içimde duyabiliyorum.
dün onları ilk kez tattım. hava çok güzel, üzerimizdeki gök ise masmaviydi. öylesine mavi ki, ilk kez öpüşen iki kişinin konuşacak söz bulamadığı zaman farkedebilecekleri kadar diyebilirim.
-"gökyüzü ne kadar mavi, değil mi?"
-evet. bulutlar da çok berrak."
-gözlerin bile mavileşti."
-"evet."
-"göster onları bana."
-"ama benim gözlerim aslında kahverengi."
çevremizdeki ağaçların yaprakları bile o anda kahverengiye dönüştü.
yatakhane görevlisi odadan dışarı çıkınca berk, küçükle aramın nasıl olduğunu sordu.
-"kapat çeneni!"
-"hadi, hadi, yapma böyle..nasıl, iyi mi?"
-"kapat çeneni dedim sana!"
-"ne yani?" insanın soru sormayada mı hakkı yok?"
bir uyuyabilseydim! o zaman ne berk in sesini ne de diğerlerinin gülüşerek anlattıkları kendi deneylerini, kız arkadaşlarıyla nerelerde neler yaptıklarını ve yapacaklarını duyardım.
ama nedense bir türlü uyuyamıyordum. yorganımın kokusu onun kokusunu benden uzaklaştırmış, ellerim onu aradığı halde kendi bedenimden başka bir şeyi bulamamış ve düşüncelerim yalnızca kendi isteklerime yönelmişti. kendi evimden çıktığımı, kendi kapımı kendi anahtarımla kilitlediğimi, kendi arabama binerek işime gittiğimi ve sonra da onun beni beklediği yere döndüğümü düşleyip duruyordum.
onu her gün burada bekliyorum. her akşam onunla burada buluşuyoruz.
yurda dönme zamanıma iki saat daha var ve biz burada herkesin gözü önünde tam üç kez öpüştük.
-"iyi akşamlar.."
-"günün nasıl geçti?"
-"fena sayılmaz."
-"dondurma yemeye gidelim mi?"
-"yine aynı yeri mi?"
-"evet."
-"gel öyleyse.."
el ele tutuşmak artık bana aptalca bir davranış gibi gelmiyor.
çiçekçi kadın, tek bir gül satın almak istediğim için bana gülüyor.
bilgen de gülüyor. önünde eğilerek ona gülü uzattım. o da eğilerek gülü benden aldı.
-"ne güzel kokuyor."
-"tıpkı senin gibi."
-"deli!"
-"ver bir de ben koklayayım."
yanağının üzerinde ufak bir perçem uçuşup duruyordu. kolumu omuzuna doladım. asker gibi, aynı anda aynı adımları atarak yürümeye çalıştık. insanların arkamızdan bakmaları bizi hiç rahatsız etmiyor.
bilgen, şehrin öbür ucunda oturuyor. bilgin in ailesinin bahçeli bir evi var. oradan yurda yetişmek için bana tam on yedi dadika kalıyor. çoğunlukla koşuyorum ve tam zamanında yetişiyorum. bazen de diğerleri benim nereden geldiğimi görüyorlar ve o zaman soru yağmuru başlıyor.
neler yaptığımızı bilmek istiyorlar. hatta düşlediğim şeyleri bile öğrenmek istiyorlar.
geceleri düşümde kendimi önemli biri gibi ve bilgen i de karım olarak görüyorum. bilgin in babası kayınbabam da benimle karşılıklı bira içiyor.
-"babam seni tanımak istiyor."
-"ona benden söz ettin mi?"
-"senin kim olduğunu öğrenmek istedi."
-"sen ne dedin?"
-"çilingirlik öğrenimi yaptığını."
-"ve?"
-"seni tanımak istediğini söyledi."
-"ama.."
-"bakarsın o zaman daha çok beraber olabiliriz."
-"ama ben olamam ki."
-"o vakit pazarları bize çay içmeye gelirsin."
-"sahi mi?"
-"tabii, neden olmasın?"
-"böyle gelebilirmiyim?"
-"üzerine bir takım elbise giyersen olur."
-"baban nasıl bir insandır?"
sanırım babası candan biri. çünkü evlerinin kapısında karşılaştığımız bir gün beni dostça selamlamıştı. her halikarda şu anda dolabımı didik didik eden mehmet bey den daha candan biri olmalı. çünkü berk, sigara içtiğimi söyleyerek beni mehmet bey e şikayet etmiş. halbuki sigara falan içtiğim yok. bilgin nin başka bir erkek arkadaşı olduğunu iddia ederek beni kızdırmaya kalkan berk i bir temiz dövdüğüm için benden bu yolla öcünü almaya kalkmış olmalı.
-"gerçekten başka bir çocukla geziyor."
-"seni domuz seni."
-"bunda kızacak ne var? yoksa kendini en iyisi olarak mı görüyorsun?"
-"kapat çeneni!"
-"ne oluyor sana böyle? artık kendini bizden saymıyormusun?"
gençlik bürosundaki yetkililer bana buraya ait olduğumu söylediler. annem de burada kalmak zorunda olduğumu yazdı. babamsa burada olduğumu bile bilmiyor. çünkü o içki şişelerinden ve annemin iddia ettiği gibi yuvasını dağıtmasına neden olan kadından başka bir şeyi bilmek istemez.
mehmet bey dolabımda yaptığı arama sırasında annemin bana gönderdiği mektubu da buldu. anneme, bilgin i anlatmıştım.
annem bana yolladığı yanıtta onunla olan ilişkimi bitirmemi yazıyordu. önce bir baltaya sap olmalıymışım ve babam gibi kızlarla fingirdememeliymişim. bu iş için çok gençmişim ve başarılı olabilmek için gidişatımın da iyi olması gerekirmiş.
dolabımda sigara bulamadığı halde mehmet bey beni yine de cezalandırdı. televizyon seyretmemi yasaklayarak beni erkenden yatağa yolladı ve cep harçlığımı da kıstı.
bense kaldığım için mutluyum. çünkü henüz ortalık aydınlık ve ben hemen uyumak istemiyorum. yalnızca bilgen in rol aldığı düşleri kurmaktan hoşlanıyorum. düşlerim çoğunlukla şöyle:
yarın sabah arabayla gelir, seni alırım..şu yeni mantoyu bir dene bakalım..kolye hoşuna gitti mi? dışarda yemek yiyelim mi? beni telefonla ara..
ama bu kez düş kuramadım. çünkü kafam gelecek pazar günü ile meşguldü. bilgen in ailesi beni nasıl bulacaktı? götürmek istediğim çiçekleri alacak param kalacakmıydı? acaba kimden borç alabilirdim.
-"hafta sonu için bana bana borç verebilirmisin?"
-"hayır.."
-"ya sen?"
-"neden lazım?"
-"şey.."
-"bana daha borcunu ödemedin ki.."
-"evet, biliyorum. bir daha sefere vereceğim. bu seferlik de ver de.."
-"imkanı yok."
-"herhalde sevgilisine armağan alacak." diyen berk pis pis sırıtmaya başlayınca herkes hep bir ağızdan gülüşmeye koyuldu.
bir zamanlar bilgen i tanımıyordum. bir zamanlar kızların yanında öylece yürür, saçma sapan bir şaka yapar, sonra onları kısa bir süre için kollarımın arasına alır ve onları beklemeyi, kitaplarını taşımayı, ellerini tutmayı aptalca bulurdum.
bir zamanlar,kızlar benim için anlamsızdı. ben bir zamanlar kaybetme korkusunun ne demek olduğunu bilmiyordum.
şimdi ise zamanın benim için anlamı var. bilgen biraz gecikse huzursuzluk duyuyorum. bilgen acıktı mı, bilgen yorgun mu, bilgen bir şey mi söylemek istiyor, şimdi kendiliğimden hissedebiliyorum.
şimdi, dudaklarının kenarında hafif bir tebessümle konuşurken ne söylemek istediğini anlayabiliyorum. artık şimdi söyleyebilirim: seni seviyorum.
hasan bana borç para verdi. buna karşılık ben de bütün hafta onun yerine oda hizmetini yapacağım, onun yatağını toplayacağım ve pazar günü öğle yemeğinde verilen etten kendi payıma düşeni ona vereceğim.
bir buket karanfil satın aldım. çiçekleri vermeden önce üzerindeki kağıdı çıkartmam gerektiğini ve çiçekleri bilgen in annesine vermemin icap ettiğini bir yerlerde okumuştum.
evlerinin kapısında küçük bir çıngırak var. posta kutusunun üzerinde isimleri yazılı ve içerden köpeklerinin havlama sesi geliyor.
köpeklerinin yeni gelen bir konuğa olan tutumunun annesi için çok önemli olduğunu bilgen daha önce bana anlatmıştı.
-"eğer bizim köpek senden hoşlanırsa kazandın demektir."
-"acaba benden hoşlanır mı dersin?"
-"kesinlikle..ben de hoşlanıyorum."
-"ben de küçük köpeğim. hav hav."
-"kaniş misin?"
-"evet."
-"tam zamanında gel."
-"iyi günler."
bana kapıyı babası açtı. ona elimi uzatırken tam arkasında duran bilgen i gördüm. elimdeki çiçek buketini almak istedi.
-"annen için." dedim.
babası, içeri girmemi söyledi. annesi mutfaktan, "hoşgeldin," diye seslendi. masa çoktan hazırlanmıştı. bilgen in annesi pastayı getirdi.
ömrümde ilk kez pasta çatalı ile pasta yiyordum.
bilgin in babası, "bugüne değin kızımı her zaman tam saatinde eve getirdin," dedi. bilgen ise gülüp duruyordu. annesi de yanıma oturarak çiçekler için teşekkür etti ve bilgen ile nasıl tanıştığımızı sordu. bilgen benim çok çekingen olduğumu söylediği için bir yandan da gülümsüyordu. bilgen in babası ise hangi firmada çilingirlik öğrendiğimi sordu: ben de anlattım.
odaya göz gezdirdim. çok güzeldi. her yanda çiçekler vardı ve duvarlarda resimler asılıydı.
annesi bir resmi göstererek, "bu bilgen." dedi. o zamanlar dördündeydi."
bilgen güldü. onun gülüşü bana kuvvet veriyordu. masanın altından ayağına dokundum.
babası, "daha sonra?" diye sordu.
ben de yalan söyledim: çilingirlik öğrenimimden sonra tekniker kursuna gideceğim."
-"makina teknisyeni mi?"
-"evet."
-"bu iyi işte. o tip elemanlara çok ihtiyaç var..ailen ne yapıyor?"
onlar..onlar başka bir yerde oturuyorlar. bir dükkanları var. bilgen i tanımaktan büyük mutluluk duyacaklardır."
sanırım kıpkırmızı oldum ve sanırım bilgen in babası anladı.
karısı çay içip içmeyeceğimi sordu. bilgen in babası akşamları mutlaka evde çayını içermiş.
"hayır" dedim. bilgen bana bakarak gülüyor ve gizli gizli elimi okşuyordu. babası ise kendi işini anlatmakla meşguldü.
-"bu bahçemiz." dedi.
-"çok güzel."
-"ama ilgi bekliyor. çimenler biçilmek, toprak havalandırılmak ister."
-"ben yapabilirim."
-"iyi olurdu ama.."
-"tabii yaparım."
bilgen, "yine gelebilir mi?" diye sorarken gülüyordu. babası da güldü.
bana kalsa hemen bahçe ile uğraşmaya başlardım. bana kalsa hep burada otururdum. ama bilgen in annesi, "hava çok güzel, neden biraz yürüyüş yapmıyorsunuz?" diye sordu. bilgen de karşı koymadı.
bana, eve kadar eşlik etti. yolda hiç acele etmedik. konuşacak çok şeyimiz vardı. rüzgar ağaçların yapraklarını hışırdatıyor ve onları dallarından söküp yere atıyordu. soğuk bir kış rüzgarıydı. bilgen in eli yavaşça ceketimin kol ağzından girerek bileğime yapıştı ve ayrılana kadar orada kaldı. bilgen, soğuktan akan burnunu sildiği mendilimi bana geri verdi.
hasan, neler yaptığımı sordu.
ona güldüm ve yanıt vermedim. yaşadığım her şey bana aitti. hiç kimseyle paylaşamazdım.
birgün bilgen i, "hava, toprağı çapalamak için çok uygun," dedim.
ama bilgen beni duymadı bile. eve dönmek için acele ediyordu. "hemen eve gitmeliyim."
-"olur. cumartesi günü gelip bahçeyi çapalayayım mı?"
-"hayır."
-"ne zaman geleyim?"
-"hiç bir zaman."
-"ama baban dedi ki.."
-"o seninle olduğumu bilmemeli..."
bu yüzden artık onunla evinin önünde vedalaşıyoruz. bu yüzden artık onu çalıştığı yerin kapısından alamıyorum.
bilgen, "babam bizi birlikte görmemeli." diyor. "senin çocuk yurdunda kaldığını öğrenmiş. gençlik bürosunda bir arkadaşı çalışıyormuş. seni bizim evden çıkarken görmüş ve babama her şeyi anlatmış."
işte bundan dolayı..en kötüsü de bilgen in annesine, babasına yalan söylemem olmuş.
-"ama ben sana hiç bir zaman yalan söylemedim, öyle değil mi?"
-"hayır. söylemedin."
-"yarın görüşecek miyiz?"
-"evet ama burada buluşmayalım."
-"nerede buluşalım?"
-"şu köşedeki pasajın içinde."
-"gerçekten gelecek misin?"
-"evet."
-"ya annen, baban duyarsa?"
-"onlara duyurmamaya çalışırım."
ama annesi ve babası duydu. bilgen i, benimle birlikte gezmeye hala devar ederse, bir yurda kapamakla tehdit ettiler. bilgen yurtlardan çok korkardı.bundan dolayı şimdi arada, sırada bana mektup yazıyor. hatta bir resmini yollamaya bile söz verdi.



Yazı İşlemleri


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Eylül
4
Ucurumdakı Kız
Cihat AkgünAşk Hikayeleri • 45 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Bedevi ve Peri Kızı
İbrahim YörükAşk Hikayeleri • 69 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Sessiz Ruh
Kamil UysalAşk Hikayeleri • 58 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
30
4 Yagmurdan Sonra Hüzün
Ahmet Ünal ÇAMAşk Hikayeleri • 168 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Eylül
1
Aşık Erkek Türleri
Zeynep AkıllıToplumsal Hikayeler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
1
Uykusuz Ünlüler
Zeynep AkıllıKültür ve Sanat Hikayeleri • 31 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Ayşe Teyze
Zeynep AkıllıYaşamdan Hikayeler • 43 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Keşke
Zeynep AkıllıKlasik Şiirler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Annelik
Zeynep AkıllıAnne Şiirleri • 20 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
11
Amca Kızı Gamze
Zeynep KocaköseYaşamdan Hikayeler • 7031 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
12
Prof Dr Gazi Yaşargil
Zeynep AkıllıBilimsel Makaleler • 6719 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
Zeynep AkıllıYaşamdan Hikayeler • 6597 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10
Canım Arkadaşım
Zeynep KocaköseDostluk Hikayeleri • 2756 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
Zeynep AkıllıEğitim Makaleleri • 2741 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Bilgen İ Düşlediğim Zaman, Bilgen İ Düşlediğim Zaman hikayesi, Bilgen İ Düşlediğim Zaman hikaye, Bilgen İ Düşlediğim Zaman nedir?, Bilgen İ Düşlediğim Zaman hakkında bilgi, Bilgen İ Düşlediğim Zaman hikayeleri, Zeynep Akıllı hikayeleri, Bilgen nedir, Bilgen hikayesi, Bilgen hikayeleri, Düşlediğim nedir, Düşlediğim hikayesi, Düşlediğim hikayeleri, Zaman nedir, Zaman hikayesi, Zaman hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Sezer Nişancı İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mortgage Loans | Advertising | Free Ringtones | Bad Credit Mortgages | Credit Card | Video | Arkadaş | Saat