Bilgiç Dayı`dan Nükteler 34 (221 / 225)
221) EMEKÇİ EYLEMCİ!
Türkiye Büyük Millet Meclisi`nde görüşülmeye başlanan Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı`nı, ülkenin emekçi olan küçük bir grubu beğenmiyordu. Beğenmediklerini iyice belli etmek için iş yavaşlatacaklarını söylüyorlardı. Yazar bilinip sefalar içinde yaşayan biri vardı ki, alkış tuttu. Ama, eylemin iki saat süreceğini öğrendiğinde bozuğunu attı.
Vatandaşlar bunu öğrenince, `hele Bilgiç Dayı`ya gidelim` dediler. Bilgiç Dayı`ya vardıklarında da;
``Eylem yapacak emekçiler, ne tip emekçilerdir?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı;
``İki çeşit emekçi vardır!`` diyerek cevap verdi. ``Emek sarfetmeden semirenler ve emeklerini kullanıp tükenenler. Emeğini sarfedip tükenenleri eylemcilikte göremezsiniz. O zaman geriye kalır diğeri!``
* * *
222) SEÇTİYSEN UYACAKSIN!
Meclis tarafından çıkarılmak istenen Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı`nda, çalışanların rahatlarını bozacak hükümlerin olduğu belliydi. Ama, devletin idarecisi, ``Bu yasa bugünkü çalışanları değil, ileri zamandaki çalışanları ilgilendiriyor`` diyordu. Bahsedilen yasa 55 yaşındaki emekli olma hakkına izin vermiyor, 65 yaşında emekli olma şartını getiriyordu.
Durumdan tedirgin olan vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:
``Bu partiyi iktidara biz getirmek mi Bilgiç Dayı?``
Bilgiç Dayı;
``Siz getirdiyseniz, ona uyacaksınız!`` diyerek cevap verdi. ``Hem, bu partiyi seçeceğim, hem de aleyhimize hükmü istemiyeceğim anlayışı demokrasiye uymaz!``
* * *
223) AKILSIZLIK - AKILLILIK
Bekir Coşkun, beğenmediği iktidarın beğenmediği icraatı hakkında söyleniyordu. Kendisine yeterince destekçi bulamadığından, içerliyordu. Fakat bir cümle kuruyor, kurduğu cümleyi dile getirip rahatlıyordu. Diyordu ki Bekir Coşkun: ``Demokrasilerin iyi yanıdır; her akılsızlık gösteren, gösterdiği akılsızlığın faturasını öder``
Vatandaşlar Bilgiç Dayı`ya sordular:
``Demokrasilerde akıllılık gösterenler ne yapar?``
Bilgiç Dayı cevap verdi:
``Akılsızlık göstereceklerin ortamını hazırlar!``
* * *
224) HAYDİ ÇOK ÇOCUK YAPIN!
Gündeme birden bire, devlet idarecisinin, `en az üç çocuk yapın` sözü düşmüştü. Önce, nüfus planlamacıları `nüfusun çokluğu dert oluşturacak` düşüncesiyle şaşırdılar. Ardından gazetelerde köşe tutan bir kısım yazar, sözün yanlışlığını anlatma çabasına giriştiler.
Yalçın Doğan, ``Evlenin... çoğalın... ben kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla övünürüm`` hadisini dile getirdi; `acaba devlet idarecisinin refaransı bu mu?` merakını taşıyarak.
Vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:
``Sözün dini referansı var mı Bilgiç Dayı?``
Bilgiç Dayı;
``Belki!`` diyerek cevap verdi. ``Hadisteki `kıyamet` sözcüğünü irdeleyip, 65 yaş emekliliği konusuna yaklaştırın. Nüfus çokluğundan şikayet edenlerin şikayeti hemen kesilecektir.``
* * *
225) TÜRKİYE`Yİ HASTA ETMİŞLER!
Vatandaşlar, kendilerini gazete sayfalarına bırakmış, olayların içinde sörf yapıyorlardı. Biri, Bilgiç Dayı`ya seslendi;
``Bak Bilgiç Dayı! Sağlık konusuyla ilgili bir haber var`` dedi.
Bilgiç Dayı`nın dikkat kesildiğini farkeden vatandaş haberi özetlemeye çalıştı:
``Sağlıkla ilgilendiğini söyleyen bir dernek, Tıp bayramı nedeniyle bir araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre Türkiye`de 108 bin tane doktor varmış; bir doktora 653 hasta düşüyormuş.``
Bilgiç Dayı meraklandı. Hesap makinesini çıkardı. Tuşlara bir kaç vuruştan sonra;
``Ohha!`` diye bağırdı. ``Herifler, Türkiye`nin tamamını hasta etmişler be!``
* * *
İbrahim Faik Bayav
(13 Mart 2008)