Bilgiç Dayı`dan Nükteler 37 (236 / 240)
236) YANLIŞ BELLEME
Adı AK olan parti, iktidara gelip alışık olmayan icraata geçince gürültü çıkmış, o partiye ardı ardına gelen suçlamalar ülkeye yayılmıştı. Suçlama, biraz da korkuyu belli ediyordu hani. Mehmet Y.Yılmaz, korkusunu açığa vurdu; ``Ben ne faşist rejim altında yaşamak istiyorum, ne de İslam cumhuriyetinde`` deyiverdi.
Vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:
``AK parti`nin sayesinde İslam cumhuriyeti gelecekmiş, doğru mu Bilgiç Dayı?``
Bilgiç Dayı;
``Hadi canlarım sizde!..`` diyerek cevap verdi. ``AK Parti`nin sayesinde, gelse gelse, Mehmet Y. Yılmaz`ın korktuğu cumhuriyet gelir; hepsi o kadar.!``
* * *
237) TENEKE KAFALININ SEÇTİĞİ
Demokrasi idaresi içinde olduğumuz söyleniyor, herkesin, görüşünü rahatça dillendirmesine imkan tanınıyordu. Konu, idareye gelenler ve idareye getirenler olunca, bir partinin idareye gelmesi için oy verenlerden biri, ``Benim oyum, dağdaki çobanın oyuyla bir tutulamaz`` dedi. Alınan oylarla idareye gelmişlerden biri de, ağızdan nasıl çıktığı belli olmayan bu söze kızdı. ``Teneke kafalı. Haddini bil!`` diyerek karşılık verdi.
Vatandaşlar, böyle bir atışmayla karşılaştıklarında şaşırdılar. Bilgiç Dayı`ya gelip;
``Biz nasıl bir demokrasi içindeyiz Bilgiç Dayı?`` diye sordular. ``Avrupalılar, bizi görseler ne derler?``
Bilgiç Dayı;
``Demokrasileri çok gelişmiş derler herhâlde!`` diyerek cevap verdi. ``Teneke kafalıların idareci seçtiğini görüp gıpta bile ederler!``
* * *
238) ACABA OYUN MU?
Hükümet ile sendikalar arasında anlaşmazlık başgöstermişti. Hükümet, sosyal güvenlikle ilgili yasa çıkaracağım diyor, sendikalar ise, itiraz edip dikleniyorlardı. Sonunda, itiraz ve diklenme boyutu genişledi, sendikaların, tabilerini ardlarına takıp meydanlara dökülmesini netice verdi.
İşin mahiyetini pek bilmeyen vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:
``Sendiklar, sosyal güvenlik yasasını mı istemiyorlar Bilgiç Dayı?``
Bilgiç Dayı, kaşlarını çatıp;
``Ne münasebet!..`` diyerek cevap vermeye çalıştı. ``Yasayı değil, `yasa çıkarma oyunu`nu istemiyorlar!``
* * *
239) KOMİSYONSUZ OLMUYORMUŞ!
Meclis, vatandaşların hak ihlallerini, internetten duyurabilmesi için yasa çıkarmayı düşünüyormuş. Yasa çıktığında, hakkının ihlal edildiğini gören vatandaş, bilgisayarın karşısına gececekmiş, İnsan Haklarını İhlal Şikayetini Alma Komisyonu`nun adresine mail atarak bizzat şikayetçi olabilecekmiş!
Vatandaşlar, bu bilgiyi aldıktan sonra, Bilgiç Dayı`ya gelip;
``Peki Bilgiç Dayı!..`` deyip laf attılar. ``Ondan sonra vatandaşların şikayetlerinin sonucu belli olacak mıymış?``
Bilgiç Dayı, bir güvensizlik Îmâsı sezdiğinden, kaşlarını çattı. Onlara tane tane;
``Elbette ki... belli... olacakmış!`` diyerek cevap verdi. ``Şikayetleri Sonuçlandırma Komisyonu kurulduğunda, cevabı alınarak!``
* * *
240) GEÇE KALAN NİYET
Beş seneyi aşkın süre iktidarda kalan AK Parti`de huzursuzluklar artıyordu. Bu huzursuzluklar yüzünden ülkenin kaderi, olumsuz etkilenecek raddeye yaklaşıyordu. İşin vehametini farkeden kurmaylar, çare düşünüyorlar, düşüncelerini bir şekilde kamuoyuna duyuruyorlardı.
AK Partinin Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, toplantılarının birinde, sesli düşündü. ``Biz, alt kademeden üst kademeye ülkeye hizmet için gelmiştik`` dedi. Sonra, avanta bekliyenlerin varlığına dikkat çekti, ``Nifak peşinde olanlar başka kapıya gitsinler`` diyerek restini çekti.
Vatandaşlar anlamışlardı, AK Partinin içinde neler olduğunu. Bu partiye acıdıklarından olacak, Bilgiç Dayı`ya geldiler. O`na;
``Dengir Mir Fırat`ın dileği yerine gelir mi Bilgiç Dayı?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı;
``Belli ki Sayın Fırat, alt kademeden üst kademeye sıçrıyarak çıkmış!`` diyerek cevap verdi. ``Ah keşke, orta kademede bulunsaydı da, nifak peşinde olanları, cici elbiseler giyinmeden yakalayıverseydi. Şimdi, `git` dediklerine değil, giyindirilen elbiselere yazık!``
* * *
İbrahim Faik Bayav
1 Nisan 2008)