Bilgiç Dayı`dan Nükteler 39 (246 / 250)
246) GEÇMİŞİ HATIRLAYAMIYORLAR
İktidarda bulunan AKP isimli parti, kapatılma davasıyla yüz yüze gelmişti. Partililer, yeni bir yasayla kapatılmaktan kurtulmaya çalıştıklarında, CHP, karşısına dikilip, `olmaaaz!` diye diretti. ``Siz partinizi kurtarmak için yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz`` İktidardakiler de dediler ki; ``30 yıl önce, siz de, işinize yararken kapatılmak istenen bir partiyi kurtarmak için yasa çıkarmıştınız!`` Bu sözü duyan o günün bakanı da olmuş CHP`lisi, ``Vallahi hatırlamıyorum`` diyerek yanıt verdi.
İktidarlı üyeler, onun hatırlaması için yasayı önüne koydular; bakalım ne diyecek diye beklemeye başladılar.
Onlar bekleyedursun. Vatandaşlar ise bekliyemedi. Şaşkın vaziyette Bilgiç Dayı`ya geldiler. O`na;
``Geçmişte hükümet olanlar, çıkardıkları yasayı, bugün niçin hatırlamazlar?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı;
``Yasa çıkarken kendileri mecliste yokturlar da ondan!`` diyerek cevap verdi. ``Ya da, yaş geçkinliğinden koltuklarında uyuduklarından!``
* * *
247) YAPILANI TETKİK
AKP`nin kapatılmasını önlemek için yasa çıkarılmak isteniyor, CHP`liler de buna karşı çıkıyorlardı ya! Onların da, gemişte aynı uygulamayı yaptıkları söylenip, yasadan bahsedilince, o günlerin CHP`sinin başkanvekilliğini yapan zât, ``Ha! Hatırladım galiba!`` diyerek yanıt verdi. Sonra da, ``Olay çok eski canım; tetkik edip nasıl çıkardığımıza bakmam lazım!`` dedi.
Vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:
``O günkü CHP`nin başkanvekili olan zât, geçmiş icraatını tetkik edince ne olacak?``
Bilgiç Dayı, çenesini kaşıyıp;
``Biz bu yanlışı nasıl yapmışız ya hu deyip hayıflanacak herhâlde!`` diyerek cevap verdi. ``Ya da, örnek olacak ne politika gütmüşüz be, deyü gurur duyacak!``
* * *
248) KORUNMALIK VARLIK
Devletin yargı müessesesinin üst katmanlarından görevlerini bitirip ayrılan zâtlar, karşılarında toplanan hukuk insanlarına hitap ediyorlardı. Biri, Devlet`in sisteminin geleceğinden endişelendi. Anayasa ve Laiklik terimlerini dile getirdi. ``Laiklik, Anayasa`nın koruması altındadır. Belki kimse farkında değildir ama, o laiklik, aynı zamanda, Anayasa Mahkemesi`nin bile koruması altındadır!`` dedi. Hukuk insanları, hukuk dilince söylenen sözler işittiklerinden, söyleneni anlamışlardı. Fakat, vatandaşlar anlamadılar. Anlamadıkları için de Bilgiç Dayı`nın yanına varıp;
``Laiklik, neden hem Anayasa`nın, hem de Anayasa Mahkemesi`nin koruması altındadır, Bilgiç Dayı?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı ne desin? Böyle bir konu hakkında cevap vermek kolay mı? Başını avuçlarının arasına alıp bir müddet sessiz kaldı. Sonra;
``Belki Laiklik, çok şirin, nazik, nazenin bir varlıktır da ondan!`` diyerek cevap verdi, ``Yasa adlı ana, hem içten, hem dıştan öyle hırpalanıyor ki, yanında baba vasıflı biri olmadan yaşaması zor!``
* * *
249) AZİZ MERAKI
Para kazanmanın yeni bir yolu bulunmuştu: Mezardan ölü çıkarıp teşhir etmek! İtalya`daki bir yerel yönetim, aynen öyle yaptı. Geçmişte aziz sanılan birini mezarından çıkardı. Yüzüne silikondan yapılmış maske koyup, görülmeye hazır hale getirdi. Aziz görmeye meraklı turistler, gişeye parayı veriyorlar, içeri girip mezardan çıkarılmış cesedin etrafında dönüyorlardı.
Bu işe Türk vatandaşlar bile merak sardılar. Mezardan çıkarılmış ceset nasıl oluyormuş deyip, cesedin bulunduğu yere gittiler.
Yüzdeki maskeyi gördüklerinde şüpheye düştü vatandaşlar. Ya, aziz diye ortaya dikilen, o aziz değilse!!! Ülkelerine telefon ettiler. Karşılarına çıkan Bilgiç Dayı`ya;
``Burada aziz bir cesedin önündeyiz Bilgiç Dayı!`` dediler. Sonra, ``Ama yüzünde bir güzel maske var. Acaba bu maske, aziz cesedin yüzüne niye konulmuş?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı`ya da ilginç geldi olay. Vatandaşlara;
``Herhâlde hortlamış sanılmasın diye!`` diyerek cevap verdi. ``Demek ki, İtalya`da, azizin ölüsü, azizin dirisinden daha değerli!``
* * *
250) BİR MASAL
Dünya`nın sosyal ve demokrat bilinen bir ülkesinde, bir karı ile bir koca varmış. Karı birgün ağlayarak mahkemeye gitmiş. Yargıç`a, ``Kocam beni dövdü... Şikayetçiyim... Cezalandırılsın`` demiş. Yargıç, kocayı çağırmış. Ona, ``Karını dövmüşsün; o şimdi senden şikayetçi!..`` diye durumu bildirmiş. Koca, ``Evet!`` demiş Yargıç`a. ``Ama, sor bakalım Sayın Yargıç, niye dövdüm?`` diye de devam etmiş. Yargıç sormuş kocaya, koca da cevaplamış. Sonunda Yargıç, Kadına dönmüş. O`na;
``Suçlusun Hanım! Seni, kocanı üzmen yüzünden şu kadar gün hapis cezasıyla cezalandırıyorum!`` demiş.
Vatandaşlar, böyle bir masal duyduklarında, şaşırıp kaldılar. O şaşkınlık içinde Bilgiç Dayı`ya vardılar. Duydukları masalı ona da anlatıp;
``Mahkeme, karıyı niye suçlu bulup cezalandırmış?`` diye sordular.
Bilgiç Dayı, masal meraklısı vatandaşlara;
``Koca, mutlaka, ne yaparsa yapsın, dokunulmazlığı olan yargıç sınıfındandır da ondan!`` diyerek cevap verdi. ``Görün işte! Kadına eşit hak tanınması için, bir ülkenin adının sosyal ve demokrat olması yetmiyormuş!``
* * *
İbrahim Faik Bayav
(1 Mayıs 2008)