Bilgiç Dayı`dan Nükteler 40 (251 / 255)
6 / 5 / 2008 Salı tarihinde İbrahim Faik Bayav tarafından eklendi, 165 kez okundu...
“251) İKİ ÇEŞİT YOLÜlkede, iktidara gelmiş bir partinin kapatılma davası sürerken, o partinin varlığından umut bekleyen kimi kalemli kişiler, olayın yanlışlığını anlatmaya çalışıyordu. Demokrat bilinenler de o kalemlilerden destek alıyor, mahkemede dava açanlara diklenip duruyordu. Aradan biraz zaman geçti, demokrat bilinen kişiler, ümitlerini yi...” Okuyucu Puanı ;
Bilgiç Dayı`dan Nükteler 40 (251 / 255)251) İKİ ÇEŞİT YOL Ülkede, iktidara gelmiş bir partinin kapatılma davası sürerken, o partinin varlığından umut bekleyen kimi kalemli kişiler, olayın yanlışlığını anlatmaya çalışıyordu. Demokrat bilinenler de o kalemlilerden destek alıyor, mahkemede dava açanlara diklenip duruyordu. Aradan biraz zaman geçti, demokrat bilinen kişiler, ümitlerini yitirip teker teker sinmeye başladı! Vatandaşlar, durumu farketmişlerdi. Bilgiç Dayı`ya; ``Demokrasi yolu dedikleri nasıl oluyormuş anlayamadık?`` dediler. Bilgiç Dayı; ``İki çeşit oluyormuş, iki!`` diyerek karşılık verdi. ``Bir: Gidenin, sağına-soluna selam verdiği yol; İki: Yürüyenin, diklendiğinde, pıtlatılıp indirildiği yol!`` * * * 252) PARTİ NASIL ÇIKAR? AKP`den ayrılan etkili bir ismin, siyasette boşluk var gerekçesiyle yeni bir parti kuracağı söyleniyordu. Mehmet Y. Yılmaz, `hoş bir hayal` yakıştırması yapıp, ``Siyasi partiler, kendiliğinden ortaya çıkmazlar`` deyiverdi. O deyiverince de, vatandaşlar meraka düştü. Bilgiç Dayı`ya; ``Siyasi partiler, ya nasıl ortaya çıkarlarmış, Bilgiç Dayı?`` diye soruverdi. Bilgiç Dayı, politikanın içine girmiş biri değildi ki, izah etsin. Biraz düşündü. Sonra; ``Derinde bir yerde, önce projesi hazırlanıyordur mutlaka!`` diyerek cevap verdi. ``Tabi, kime ne getireceği iyice bir kestirilerek!`` * * * 253) POLİSLERİN İYİLİĞİ! Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Pendik`teki tersaneyi geziyordu. Tersanenin içinde, onun gelişiyle mutlu olan yüzler görülmüş. Gazetede öyle yazıyor! Tersanenin dışına çıktığında da, mutsuz yüz hatlarıyla önüne sendikacılar çıkmışlar. Sendikacılar, tam ağızlarını açıp Başbakan`a bir şeyler söyliyeceklermiş ki, polisler tarafından ağızları kapatılıp, karga tulumba oradan uzaklaştırılıvermişler! Olayı öğrenip şaşkınlığa düşen vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya koşup sordular: ``Polisler sendikacıların ağızlarını niye kapatıp susturmuşlar Bilgiç Dayı?`` Bilgiç Dayı, vatandaşların şaşkınlığını gidermek için; ``Onların iyiliklerini düşündüklerinden tabi ki!`` diyerek cevap verdi. ``Alın sendikanızı da çekip gidin azarını işitseydiler, iyi mi olurdu?!`` * * * 254) HERKES ADALETÇİ OLURSA... Mehmet Y. Yılmaz, köşesinden, trafik maduru bir vatandaşın sorununu dile getiriyordu. Madur, Adaletle ilgili merciye gidip, kendini haksızlığa uğratan kişiyi şikayet etmeye çalışmış. Ama o kişi, karşısında ceket iliklenecek biri bilindiğinden, madur, karga tulumba dışarı atılmış. Mehmet Y. Yılmaz, olayın bu boyutta olmasını kabul edemiyor, yukarıda bulunanlara ``...adalet duygusunu koruması gerekenler, işlerini doğru yapmadığında, madurlar kendi adaletlerini kendileri sağlamaya kalkışırlarsa bu ülke nasıl bir ülke olur?`` diye soruyordu. O, soradursun. Herhâlde cevabı gelir!!! Vatandaşlar, onun cevabının gelmesini bekleyecek değillerdi ya! Bilgiç Dayı`ya vardılar. O`na; ``Sahi Bilgiç Dayı!`` dediler. Madur duruma düşen kişiler, üsttekilerden adalet göremediklerinde, kendi adaletlerini kendileri sağlamaya kalkışırlarsa, bu ülke nasıl bir ülke olur?`` Bilgiç Dayı, ``Aman, Allah göstermesin!..`` diyerek cevap vermeye çalıştı. ``Bir kaç kişinin de yanlışlığına bakıp ümitsizliğe düşülmesin. Adalet, kuldan gelmiyorsa eğer, Rab tarafından, eninde sonunda gelecektir. Hem de ne biçim!`` * * * 255) LAİKLİĞİ KORUYANLAR Bir devlet yöneticisinin, dış basında yayınlanan demeci konu olmuştu. O demecin içinde, dindar bir insanın laiklik fikrini koruyabileceğine dair cümlesi vardı. Sağda ve solda, cümle üzerine değil de cümleyi söyliyen üzerinde tartışma yapılıyordu. Vatandaşlar, tartışmadan biraz geri kaldılar; Bilgiç Dayı`ya; ``Dindarlar laikliği nasıl korurlarmış, Bilgiç Dayı?`` diye sordular. Bilgiç Dayı; ``İçlerine alamıyacaklarına göre, içine girerek tabi ki!`` deyip cevap verdi. ``Ya da, allayıp pullayıp müzede bekleterek!`` * * * İbrahim Faik Bayav (6 Mayıs 2008)
Eylül
7
Eylül
4
Eylül
3
Ağustos
31
Her Şey Olabülü De Olmayabülü De
• Gürhan Gürses • Mizah Denemeleri • 60 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Eylül
4
Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya Duyurulur
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 46 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
27
Özdemir İnce`ye Mektup / 2
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 51 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Küçük Öykü / Korkulan İsim
• İbrahim Faik Bayav • İronik Hikayeler • 87 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Bilgiç Dayı`dan Nükteler 48 (291 / 295)
• İbrahim Faik Bayav • Mizah Denemeleri • 83 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
15
Bilgiç Dayı`dan Nükteler 47 (286 / 290)
• İbrahim Faik Bayav • Mizah Denemeleri • 66 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Masal / Aslan Şempanze ve Orman
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1412 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
29
İki Dörtlük / Şiir ve Edeb
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 1360 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
16
Masal / Koyun Keçi ve Tilki
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1214 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
21
İki Dörtlük / Soyguncu Delikanlı
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 1079 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Mart
31
Nükte / Adı Taciz Olmuş!
• İbrahim Faik Bayav • İronik Hikayeler • 978 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||