Bilgiç Dayı`dan Nükteler 46 (281 / 285)Bilgiç Dayı`dan Nükteler 46 (281 / 285)281) BİZİ KİM YİYOR?Türkiye`de, iktidara gelmiş bir parti için kapatma davası açılmış, ardından da `Ergenekon` adı verilen, kök uçları yer altından nerelere kadar uzandığı belli olmayan oluşum ortaya çıkarılmıştı. Kamuoyunda, biri biğerinin rövanşıdır diye konuşulur oldu. Bu durumu vahim görenler çıkıyordu gazeteciler arasında. Cüneyt Ülsever de onlardan biriydi. Konuyu kaleminin ucuna aldı; beyaz kağıt üzerinde çiziktirip, ``Bu olaylarda verilen kavganın demokrasiyle ilgisi yok`` cümlesini çıkarıverdi. Ve bir cümle daha çıkardı kalemini çiziktirme sonucu: ``Biz bu konularla birbirimizi yediğimizi zannederken, birileri bizi büyük bir iştiha ile yiyor`` Vatandaşlar, edebi metinlerdeki mecaz ifadeyi sahi sanırlardı çoğu kez. Bu sefer de öyle oldu. Cüneyt Ülsever`in yemeyle ilgili sözünü duyduklarında, `Eyvah!` dercesine dudaklarını ısırdılar. Bilgiç Dayı`ya; ``Söyle bize Bilgiç Dayı, bizi iştiha ile yiyenler kim?`` diye sordular. Bilgiç Dayı dahi haberdardı Ülsever`in oluşturduğu cümleden. Vatandaşlara; ``Parti-patırtı, çete-mete ve kete yemeyi sevenler tabi ki!`` diyerek cevap verdi. ``Ülkenin saf insanları, kendilerini bunların içine sokmuşlarsa, onların günahı ne?!`` * * * 282) AMİRALİN İSTEDİĞİ GİBİ DEMOKRAT Vatandaşlar bazen kere masala merak salıyorlardı. Bilgiç Dayı da masal üreticisiydi hani. Çıkarıyordu ortaya bir masal, anlatıp vatandaşların hayal ufkunu genişletmeye çalışıyordu. Vatandaşlar dinlemeye, O da anlatmaya başladı: Bir amiral, bir de gemisi varmış zamanın birinde. Amiral, demokrasi planları yaparmış durmadan. Gemisiyle dolaştığı açık denizlerde demokrasi dışı çok idarelerden huzursuz olduğundan, yanaşıp da ayağını bastığı kendi toprağında demokrasinin hakim olmasını istermiş. Lakin, amiralin söz geçiremediğ sivil idareci varmış topraklarında. Bir zaman gelmiş kavgaya tutuşmuşlar. Sivil idareci, `ben demokrat biriyim` diye öğünüyormuş ama, amiral, `Pöh. Senin demokratlıkla, demokrasiyle ne ilgin var` diye karşı çıkıyormuş. Masalı dinleyen vatandaşlardan biri, tam da burada Bilgiç Dayı`ya sordu: ``Sivil idareci niçin demokrat değilmiş Bilgiç Dayı?`` Bilgiç Dayı cevap verdi: ``Hep kendi dediğini yapmak istiyormuş da ondan!`` Bu sefer başka vatandaş araya girdi. Bilgiç Dayı`ya; ``O sivil idareci demokrat olmak için başka ne yapsın Bilgiç Dayı?`` diye sordu. Bilgiç Dayı, `ne güzel de soru soruyorlar` deyip mırıldandı önce. Sonra vatandaşa bakıp; ``Amiralin dediğini yapsın arkadaşım, amiralin dediğini!..`` diyerek cevap verdi. ``Vallahül aziiim, kavgayı da, patırtıyı da, gürültüyü de sona erdirip gül gibi demokrat oluverir!`` * * * 283) GÖZ NERE, RAHİM NERE?.. Tıp da zaman zaman yanlışlıklar yapılıyordu. Bir yanlışlık daha yapıldı. Haber, ânında basına ulaşıp onun renkli sayfalarına girdi. Biri gözündeki katarakt yüzünden diğeri rahim rahatsızlığı yüzünden iki kadın yatmış hastahaneye. Katarakt ameliyatı olmak için sırasını bekleyen kadın hasta, ameliyathaneye sokulmuş, rahminden rahatsız sanılıp cinsel organındaki rahmi alınıvermiş! ``Oh haaaa!`` diye çığlığı bastı haberi okuyan vatandaş. Bilgiç Dayı`ya geldi. O`na; ``Söylesene Bilgiç Dayı!..`` deyip sitem etti. ``Doktorlar nasıl olur da, göz ile rahim arasındaki farkı belleyemezler?`` Bilgiç Dayı, olaydan haberdar olunca, kendi başına gelmiş gibi sızlandı. Sonra; ``O doktorlar dünyayı, belki de oralarından görüyorlar!`` diyerek cevap verdi. ``Ya da, cinsel hazlarını gözleriyle gideriyorlar!`` * * * 284) MAHKEMEYE GİDEMİYOR Meclis`te, ayrı zihniyetteki iki vekil, birbirini kötü biçimde suçluyordu. Biri, arkası kuvvetli vekil idi; diğeri, arkası kuvvetsiz vekil. Arkası kuvvetli olan vekil, diğerinin suçlamasından öyle rahatsız oldu ki, ona, ``Elinde delilin varsa mahkemeye git`` deyiverdi. Diğeri, sesini kesti. Koltuğuna gidip sakince oturdu. Olayı takip eden vatandaşlar, anlamışlardı suçlayıcı vekilin mahkemeye gidemiyeceğini. Merak ettiler. Bilgiç Dayı`ya; ``Suçlayıcı vekil, arkası kuvvetli vekili niçin mahkemeye vermez?`` diye sordular. Bilgiç Dayı; ``Belki de, hukukçu üstad bir yazarın `sahte yargıçlar`ı haber veren yazısını okumuştur!`` diyerek cevap verdi. ``Kolay mı, mahkemeye düşen iktidarlı vekillerin bile `redd-i hakim` talebinde bulundukları ortamda, yargıcın hakikisini bulmak!!!`` * * * 285) YALNIZ OLMERT Mİ ..? İsrail Başbakanı Ehud Olmert, geçen yıl ABD`ye gitmiş, Annapolis`te düzenlenen barış konferansına katılmış, orada, George W. Bush`un 2008 sonunda görev süresi bitmeden Filistin-İsrail barışını gerçekleştireceği sözünü vermişti. 2008`in yarısının geçtiği şu günlerde Olmert, vaziyete baktı, ``Bu senenin sonuna kadar Filistinliler`le barış olacağına inanmıyorum`` deyiverdi. Ehud Olmert`in sözü manşet oldu Türk gazetesinde. Gazete, haber metnini sayfasına koyup, başlığını `Olmert`in inancı yok` şeklinde atıverdi. Vatandaşlar, ``İnançsız Olmert, n`olacak`` dediler bir anda. Sonra Bilgiç Dayı`ya geldiler. O`na; ``Filistinliler`in barış inancı Olmert`in inançsızlığına galip gelecek değil mi Bilgiç Dayı?`` diye sordular. Bilgiç Dayı; ``Hadi canım siz de!..`` diyerek karşılık verdi. ``Filistinlilerdeki inanç Olmert`teki inanca bağlıydı. Onunki gitti; Filistinliler`in ki kaldıysa şaşarım!`` * * * İbrahim Faik Bayav ( 30 Temmuz 2008)
Telif Hakkı Uyarısı Bilgiç Dayı`dan Nükteler 46 (281 / 285) isimli yazı, İbrahim Faik Bayav tarafından 30.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Kıyı Yazıları / Söz Meclisten Dışarı
• Nilgün Budak • Mizah Denemeleri • 37 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
29
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
17
Aralık
3
Eyvah! Galiba Soygun Düzenindeyiz!
• İbrahim Faik Bayav • Ekonomik Makaleler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Kasım
21
Vicdanda Çözülecek Sorun Vicdan Varsa Çözülür
• İbrahim Faik Bayav • Toplumsal Makaleler • 116 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Nükteli Fıkralar 22 (141 / 145)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 233 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
Nükteli Fıkralar 21 (136 / 140)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 386 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
29
İki Dörtlük / Şiir ve Edeb
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 2137 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Masal / Aslan Şempanze ve Orman
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1766 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
21
İki Dörtlük / Soyguncu Delikanlı
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 1514 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
16
Masal / Koyun Keçi ve Tilki
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1473 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
31
Nükte / Adı Taciz Olmuş!
• İbrahim Faik Bayav • İronik Hikayeler • 1277 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||