kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler







Okudunuz Mu?
SerkanÇakıcı
Serkan Çakıcı


Bir Baba Bir Evlat

Bir Baba Bir Evlat
4 / 10 / 2007  Perşembe tarihinde Elçin Alptekin tarafından eklendi, 1253 kez okundu...

“Fırat henüz sekiz yaşında, ilkokul ikinci sınıfa giden, küçük, tatlı bir çocuktur. Çok akıllı ve çok çalışkandır fakat babası, öz oğlu olmasına rağmen onu hiç sevmemektedir, adeta oğlundan nefret etmektedir. Bunun sebebi; Fırat`ın annesinin doğum yapması sakıncalı olduğu halde doğum yapma kararı alması ve Fırat Nehri kenarında otururken ani bir ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Elçin Alptekin

Elçin Alptekin







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bir Baba Bir Evlat


Fırat henüz sekiz yaşında, ilkokul ikinci sınıfa giden, küçük, tatlı bir çocuktur. Çok akıllı ve çok çalışkandır fakat babası, öz oğlu olmasına rağmen onu hiç sevmemektedir, adeta oğlundan nefret etmektedir. Bunun sebebi; Fırat`ın annesinin doğum yapması sakıncalı olduğu halde doğum yapma kararı alması ve Fırat Nehri kenarında otururken ani bir sancıyla Fırat`ı doğururken hayatını kaybetmesidir. Babası, Fırat doğduğu andan itibaren sadece > demiş ve hiç ama hiç bir zaman onunla ilgilenmemiştir. Fırat`ı halaları yetiştirir. Hüseyin, Fırat`a hiç bir şekilde babalık yapmadığı halde hep ona karışır ve bağırır hatta sokağa çıkmasını, okula gitmesini bile istemez ama bu konuda halaları, Fırat`a destek verir.
Fırat, orta okula geçtiğinde de babasının onunla ilgili düşünceleri değişmemiştir. Onun adam olmayacağını, okuyamayacağını söyler.
" Eline kitap defter aldığı bile yok. Hep sokakta, oyunda, soytarılıkta " laflarını ve öfkesini tekrarlayıp durur. Oysa Fırat, babasının kendisini oyun oynuyor sandığı vakitlerde günün yarısını okulda, yarısını ise bir ayakkabıcıda çalışıp para kazanarak geçirmektedir. Liseye başlayacağı zamana kadar bu böyle devam etmiştir. Ancak bir gün, halalarının konuşmasında tesadüfen babasının neden kendisini sevmediğini duymuş, çok üzülmüş ve kendini suçlu hissederek gitmeye karar vermiştir. Fırat, hem bugüne kadar biriktirdiği paralarla hem halalarının yardımıyla artık, İstanbul`da yine okuyarak ve çalışarak yaşayacaktır.
Fırat`ın gideceği gün gelmiştir. Önce halalarına şükranlarını belirtip onlarla ve arkadaşlarıyla vedalaşır. Sonra ise hayatında ilk kez babasının yanına gidip
" Biliyorum baba, sen beni sevmiyorsun. Ne yaptım sana onuda bilmiyorum. Anneme -beni doğur- diyende ben değildim. Ben, annemi göremedim bile, düşünsene beni doğururken ölmüş. Sense beni hep düşman bildin oysa ben küçücüktüm daha bebektim. Peki hangimizin hali daha kötü? Hangimiz suçluyuz? Sen, bana hiç bir zaman ` Oğlum ` diye seslenmedin ama ben yinede sana `Baba ` diyorum, senden nefret etmiyorum. Artık, burada olmayacağım, sende rahat edersin. Gidiyorum, hoşçakal baba "
der ve gider.
Fırat, liseyi ve ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini çok iyi derecelerle bitirmiş ve araştırmacı bir doktor olmuştur. Geçen zaman içerisinde üstün başarılar göstererek, çaresi olmayan hastalıklara çeşitli ilaçlar ve tedavi yöntemleri bularak Türk ve Dünya Tıp Tarihinin en önemli cerrahlarından biri haline gelmiştir. Tüm gazeteler, televizyonlar ondan bahsetmekte, insanlar ona gıptayla bakmaktadır.
Bir gün sağlık programlarının ve tıp ile ilgili gelişmelerin yer aldığı özel bir televizyon kanalının, kendisini kutlamak üzere düzenlediği gecede bir konuşma yapar:
" Öncelikle şahsıma böyle bir gece düzenlediğiniz ve beni burada yalnız bırakmadığınız için hepinize teşekkür ederim. Bu çok onur verici bir durum ancak benim söyleyeceklerim biraz daha farklı. Evet şu an çok mutlu olmam gerekir değil mi? İşimde başarılıyım, param var, herkes benden bahsediyor, diğer dünya ülkeleride beni tanıyor, insanlar beni seviyor, sayıyor, adıma onur geceleri düzenleniyor. Çok ama çok mutlu olmalıyım oysa zerre kadar mutlu değilim. Belkide delirdiğimi düşünüyorsunuz şu an ama inanın bana eğer benim yerimde olsaydınız, benim yaşadıklarımı yaşasaydınız sizde mutlu olamazdınız.Tamam herşeyim var ama öyle bir eksik var ki benim hayatımda, sahip olduğum hiçbirşey onu bana getiremez. İşte o, babam ve baba sevgisi. Siz hiç, daha dünyaya gözlerini açar açmaz babası tarafından lanetlenen ve babasının ömrü boyunca hiç sevmediği, hep aşağıladığı bir insan gördünüz mü? Ne kadar mutlu olduğuma yada olabileceğime bakarsanız anlarsınız! İşte bu benim hayat hikayem. Lütfen kusurumabakmayın, böyle güzel ve özel bir gecede size bu durumu anlattığım için üzgünüm ama madem gece benim adıma, bende ` Fırat Ersan ` isminin dahi kin ve nefret ile konulduğunu belirtmek istedim. Sizlerden tekrar özür dilerim ve her şey için bir kez daha teşekkür ederim. "
Kaderin tuhaf bir cilvesidir. Onun, bu konuşmayı yaptığı saatlerde çalıştığı ve aynı zamanda sahibi olduğu hastaneye Elazığ`dan bir hasta sevkedilir ki bu hasta, Fırat`ın babasıdır. Nöbetçi doktorlar, ilk müdaheleleri, gerekli işlemleri, kontrolleri yaparlar ve Fırat`a haber verirler.
Fırat, hastaneye gidip babasını orada o halde görünce şaşkınlıkla karışık, sevgi ile nefret arasında gidip gelen duygulara kapılmıştı. Babası yoğun bakımdaydı ve iki ay boyunca öyle kalacak, tedavisi bu şekilde sürecekti.
Fırat, o iki aylık süre içerisinde babasıyla çok güzel bir şekilde, titizlikle ilgilenmiş ve işi olmadığı gecelerde yanında kalmıştır ancak içten içe, babasının kendisine yaşattıklarını unutmamakta ve onu affetmemektedir çünkü ona göre, bu saatten sonra baba demek hiç bir şey ifade etmeyecekti.
İki ay geçmiş, Hüseyin iyileşip sağlığına tamamen kavuşmuştur ancak kontrol amacıyla bir gün daha hastanede kalması gerekmektedir. Odasındaki hemşirelerin konuşmalarında ` Fırat Ersan ` adını duyunca sorar:
_ Beni, oğlum mu kurtardı?
Bu sırada kapıdan içeri girerken bunu duyan Fırat:
_ Hayır. Senin oğlun yok ki! O, daha doğarken ölmüş aslında ama kimse anlayamamış
diyerek odadan çıkıp gider ve işte o an Hüseyin, şimdiye kadar hiç inanmadığı kader`ine ağlar.



Telif Hakkı Uyarısı Bir Baba Bir Evlat isimli yazı, Elçin Alptekin tarafından 4/10/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Cüneyt Rıza Çelik yazıyı tebrik etti...
İlhan Maşrık
İlhan Maşrık / 5/29/2007
OYLE ANLAR VARDIR KI HAYATIMIZDA BİZ DE İKİ ELİMİZİN ARASINA ALIP BASIMIZI"HİÇ İNANMADIGIMIZ KADERIMIZE" AGLARIZ.HIKAYENIZI TUTUM OLARAK BEGENDIM, AMA BENCE FIRATIN DRAMI BU KADAR KISA OLMAMALI. FIRAT GIBILERIN İKİ TERCIHI VARDIR BENCE YA ÇOK İYİ BİR İNSAN OLURLAR YA COK KOYU BİR İNSAN CUNKU PSIKOLOJILERI BUNU GEREKTIRIR. BABASINA "BABA" DEMEYEN DOKTOR FIRATIN KENDI HAKILILĞINA INANDIGINI OKUYUCUYA DAHA İYİ KAVRATABILSEN HIKAYE TAM OLACAKTI. BU YONUYLE BIRAZ EKSIK GIBI..TEBRIKLER... KOLAY GELSIN...

Emrah Arslan
Emrah Arslan / 4/21/2007
tebrikler.........


Ağustos
22
Bir Bahar Günü 5
Ahmet Ünal ÇAMYaşamdan Hikayeler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Duble But
Başar BesimlerYaşamdan Hikayeler • 9 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Pilot
Metin AkarYaşamdan Hikayeler • 20 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Toffff (3)
Kenan OcakYaşamdan Hikayeler • 28 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Kabirde İlk Gece (11)
Seyit UzunYaşamdan Hikayeler • 48 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Ağustos
18
Temmuz
22
Bir Mektup (3)
Elçin AlptekinKişisel Denemeler • 100 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
22
Bir Mektup (2)
Elçin AlptekinKişisel Denemeler • 78 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
22
Bir Mektup
Elçin AlptekinKişisel Denemeler • 72 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
8
Dostluk Zaman`ı
Elçin AlptekinDostluk Hikayeleri • 2938 kez okundu. • 22 kez yorumlandı.
Nisan
16
Ela Gözler
Elçin AlptekinSerbest Şiirler • 1268 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir Baba Bir Evlat
Elçin AlptekinYaşamdan Hikayeler • 1254 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
14
Dost Unutulmaz
Elçin AlptekinDostluk Şiirler • 1218 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Haziran
23
Can Dostum`a
Elçin AlptekinDostluk Şiirler • 917 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Bir Baba Bir Evlat, Bir Baba Bir Evlat hikayesi, Bir Baba Bir Evlat hikaye, Bir Baba Bir Evlat nedir?, Bir Baba Bir Evlat hakkında bilgi, Bir Baba Bir Evlat hikayeleri, Elçin Alptekin hikayeleri, Bir nedir, Bir hikayesi, Bir hikayeleri, Baba nedir, Baba hikayesi, Baba hikayeleri, Bir nedir, Bir hikayesi, Bir hikayeleri, Evlat nedir, Evlat hikayesi, Evlat hikayeleri,

Radyo
Canlı Yayında










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Xecuter 3 Mod Chip | Payday Loans | Air Jordan | Mobile Phones | Mortgage Calculator | Video | Arkadaş | Saat