kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Güncel Makaleler





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Bir Başörtüsü Yazısı

19 / 1 / 2008  Cumartesi tarihinde Ceren Caymaz tarafından eklendi, 319 kez okundu...

“Son zamanlarda Başbakan’ın başörtüsüyle ilgili demeci konuşuluyor.Yeni anayasaya eklenecek bir maddeyle veya mevcut anayasada yapılacak bir değişiklikle başörtüsü meselesinin çözüme kavuşulacağı umuluyor.Yaklaşık bundan on yıl önce yapay gündemler oluşturarak başörtüsünü laik düzene bir başkaldırı olarak görenler başta üniversiteler olmak üzere ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ceren Caymaz

Ceren Caymaz







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bir Başörtüsü Yazısı


Son zamanlarda Başbakan’ın başörtüsüyle ilgili demeci konuşuluyor.Yeni anayasaya eklenecek bir maddeyle veya mevcut anayasada yapılacak bir değişiklikle başörtüsü meselesinin çözüme kavuşulacağı umuluyor.

Yaklaşık bundan on yıl önce yapay gündemler oluşturarak başörtüsünü laik düzene bir başkaldırı olarak görenler başta üniversiteler olmak üzere birçok alanda geniş bir tırpan hareketine girdiler.

Sadece inancının gereğini yaşamak isteyenlerin, ruhlarını biçmeye niyetli olan bu insanlar tarih sayfalarında ötekileştirme hareketinin baş mimarları olarak çoktan yerlerini aldılar.

Meselenin yeniden gündeme düştüğü şu günlerde yaklaşık elli yıldır kalıplar akvaryumunda rijit süzgeçleriyle yüzen balıklar ağızlarına sakız ettikleri kavramlarını içini boşaltarak suyu kirletmeye devam ediyorlar.

Adeta kendilerine misyon olarak biçtikleri dini kavramları kamusal(!) alandan çıkarma görevlerini yerine getirirken avaz avaz bağırmaları içlerindeki öfkeyi dışa vuruyor.

Demokrasiyi sadece kendi yaşam alanlarının bir garantisi olarak görenler gayzle bilemiş oldukları demokles kılıcının bir gün kendi kalıplarını keseceğini herhalde düşünmüyorlar.Ya da düşünmek istemiyorlar.

Kişisel tercihler kendileri için bir hak,fakat başkaları için kendilerinin gördüğü bir lütuf.Üstelik ancak istedikleri mekanlarda ve istedikleri biçimde.Ötesi dinin siyaset alet edilmesi oluyormuş zat-ı şahaneleri(!)ne göre..

Tarihsel hafıza kaybımızın bunlar arasında daha fazla hissedildiğini görürüz.Anadolu tarihini sadece Cumhuriyet tarihinden ibaret sana bu echel taifesi tabularla ve kalıplarla harç ettikleri kumdan kalelerin bir gün yıkılacağını acaba hiç öngördüler mi?

Meseleye bir de başka boyuttan bakacak olursak şu tespitler karşımıza çıkar.

Aslında başörtüsü bunlar için daha önce sorun değildi.Fakat ne zamanki başörtüsü tarladan ve gecekondudan çıkarak toplumsal hayatın ve bu hayatın eğitim,kültürel,sosyal bürokratik alanlarına dahil olmaya başlayınca bunlar yaygarayı koparmaya başladılar.

Manipüle edile edile gerçek anlamından iyice uzaklaştırdıkları laiklik kavramının tehdit altında olduğunu bol apostroflu manifestolarla deklare eden bu mantalite geleneksel argümanlara gönderme yaparak “Benim de ninem takardı,hatta dedem de hacca gitmişti” gibi cümlelerle iyi niyet gösterisi sunmaya başladılar.

Ama bu gösteri şahsen beni tatmin etmiyor

Makyaj abartılı,kostümler berbat,oyuncular içten pazarlıklı…

Bu karşı duruşun aslında birçok boyutu var.Birtakım siyasi salvolar,ekonomik manevralar,yabancı orijinli bazı oluşumların faaliyetleri bu karşı duruşun diğer yönlerini oluşturuyor.

Hem de epey etkili faktörler olarak aslında gözümüzün önünde duruyorlar biz dikkatli bakamıyoruz.

Başörtünün siyasi bir ifade tarzı olduğunu düşününler böyle bir mantığa göre acaba başları açık olma durumlarının siyasi bir beyan olduğunu hiç mi akıllarına getirmiyorlar.

Nihayetinde onlar da siyasi bir ifade tarzının zıddını yaparak ve anti bir duruş göstererek siyasi bir retorik kullanmıyorlar mı?

Tabi bu işin ironisi..

Biz daha net gerçeklere dönecek olursak bu yasağı uygulayanlar ve savunanlar “mollalar ülkesi” olarak adlandırdıkları İran’ dan teknik anlamda hiçbir fark göstermiyorlar.

İçinde kapanma duygusu olmayan bir insanı başını örtmeye zorlamakla;inancının gereğini yaşamak isteyenin bu hakkını engellemek arasında teknik anlamda hiçbir fark göremiyorum.

Kendileri toplumsal hayat içerisinde farklı görev ve mevkilerde olan bu insanlar konu başörtüsü,kuran kursları,imam hatipler söz konusu olunca kendi ararlarında adeta geniş bir konsensus sağlayarak dünyevileşmeyi ikamet edip dini unsurları toplum hayatından soyutlama adına değişik kombinasyonlar içine giriyorlar.

Konsensusları geniş,kombinasyonları türlü türlü…

Fakat bunlara söylenmesi gereken sözler var...

”Lütfen ama lütfen artık zihin dünyanızdan sadece bulanık suların geçtiği yeter.Akıl tutulmanız daha ne kadar devam edecek.Kalıplarınızı ve tabularınızı yıkıp demokrasinin gerçek anlamda inşası için ya bir yol bulun,ya bir yol açın,ya da yoldan çekilin”

Zira bu yaptıklarınızdan dolayı fena halde midem kalkıyor.



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
tebrik Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
tebrik Derya Sesigüzel yazıyı tebrik etti...
Refik Recep Pelit yazıyı favori listesine aldı...
Derya Sesigüzel
Derya Sesigüzel / 25.06.2008
Seni yürekten tebrik ediyorum kardeşim.Acaba başörtüsü takanlar mı yoksa insan özgürlüğünü kısıtlayanlar mı örümcek kafalı?Bunu sordum kendi kendime...Neden insanları kendi hallerine bırakmazlar bir türlü anlam veremiyorum.Bırakın herkes istediği gibi yaşasın...Saygılarımla

Adem Efiloğlu
Adem Efiloğlu / 25.06.2008
Bırakın herkes bildiği gibi yaşasın`.sevgiler...

Ceren Caymaz
Ceren Caymaz / 24.06.2008
Keşke sizin daha önce yapığınız yorumu silmeseydim de burada cümle aleme gösterseydim.. Kelimeler bitince nasıl hakaret dolu ifadelere basladığınızı..Siz ve sizin gibiler yorumdan ziyade yıllardır sokak ağzıyla konusan sloganik görüntülersiniz..Ha bu arada alt tarafta sitenin laik şövalyes Şeref Köksal`ın yorumunu görmemiş olmanızın sebebi miyoptan ve bir boğa gibi kızgınlığınızdan kaynaklanmıs olmasın..Hani ben farklı yorumları yayınlamıyorumdum ya..

Akın Sarı
Akın Sarı / 21.06.2008
olumlu yorumlara evet aykırılara hayır.. Sizin gibi çok bu sitede..Her aykırı yoruma kan kusuyorsunuz..yer vermiyorsunuz.. korkaklık yakışıyor size doğrusu..

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 15.02.2008
tebrik ediyorum kardeşim sizi.Tüm kalbimle...

A.sefer Aksu
A.sefer Aksu / 05.02.2008
tebrikler ceren hanım KATILIYORUM AYNEN SİNEK GİBİ KÜÇÜKLER AMA NE YAPARSINIZ Kİ MİDE BULANDIRIYORLAR İŞTE...

Refik Recep Pelit
Refik Recep Pelit / 1/23/2008
Ceren hanım yazınız gerçekten okunmaya değer ve kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayanları rahatsız edecek bir yazı .Nitekim de rahatsız etmiş. Türkiye Cumhuriyeti Laik bir ülkdir , Laiklik sanıldığı gibi Dinsizlik değil, Din ve Vicdan hürriyetinin bir güvencesidir ,Bu güvence ile insanlar mensubu oldukları inançlarını dilediği gibi yaşama hakkı kazanmışlardır. Bu kadar basit bir olguyu komplo teorileri üreterek şizofren bir boyuta getirmeye çalışanlaın akıl sağlıklarında bir sorun var demektir.Amaç zannettikleri gibi bir şeriat devleti kurmak değil herkes gibi hür olarak yaşayabilmek ve devletin sunduğu haklardan faydalanabilmektir. Bu türbanlı kızların veraset hakkı gibi bir çok hakları devlet tarafından güvence altına alınmıştır mesela , İnançlarını yaşarken eğitim almak da evletin güvencesinde olmalıdır diyorlar sadece.Türbanı takan bu ülkenin %90 ına kalkıp da Cahil diyenlerin asıl kendileri olabildiğince Cahildir. Tebrik ediyorum bu düşündürücü yazı için .Saygı ve Selamlar

Şeref Köksal
Şeref Köksal / 1/23/2008
Ceren hanım,ön yargım olmamakla birlikte türbanlı bir bayan olduğunuzu varsayıyorum.Değilseniz,kraldan çok kralcı olan bir tip olmalısınız.Laiklik ilkesini hiç anlamadığınız belli.Laik bir ülkede devlet siyasi,ekonomik,toplumsal,hukuki ve ekonomik düzenini din kurallarını referans alarak oluşturamaz.Olayları çarpıtmışsınız.İran`da kamusal yada özel tüm alanlarda kadın kapanmak zorundadır.Onu bırakın dışardan gelen turistler bile tesettüre tabidir.Türkiye`de ise sadece kamusal alanda bu böyledir.Hilei Şeriye yapmak yerine gerçekleri olduğu gibi aktarmayı deneyiniz.Laik devlette kurallar hangi din olursa olsun ,o insanların inancına göre oluşturulmaz.Sizin gibilerin anlamadığı budur.Dinim böyle istiyor demenin sonu din devletidir.Milyonlarca insan saçının bir teli görünmeyecek şekilde başnı kapatıyor.Halbuki dinde en aşırı kaynaklarda bile böyle bir şey yok.Peki bu sahtekarlığı icat edip piyasaya süren kimler? Din kurallarına göre toplumsal haya düzenlenmeye kalıldığında bunun adı asla demokrasi olmaz.Siz,mollaların son zamanlarda demokrasi ve insan hakları,özgürlükler arkasına sığınarak strateji izlediğni bilmiyor olamazsınız.Bugün türbanı üniversitede serbest bıraksanız yarın ilköğretim ve liseleri dayatacaklar.Onu da serbest bıraksanız,okullarda ibadet diyecekler,pazar günü değil cuma resmi tatil diyecekler.Dört karıya izin diyecekler....yani şeriata parmağınızı taviz verseniz gövdenizi ister.Siz siz olun asırlardır her şeyin günah keçisi olduğunu ve ancak Atatürk ile birlikte evrensel haklara bir kadın olarak kavuştuğunuzu ve insan yerine konulduğunuzu unutmayın.Daha öncesinde bir erkeğin dört karısından biri olmak yetiyordu sizlere.Erkeğin yarısı kadar da miras,iki kadın bir araya gelemeyince tanıklık bile yapamıyordunuz.Boşanma hakkınız bile yoktu.Türkiyede neden arap ülkelerinden fazla ve 50 metre arayla cami var?Amaç ibadet falan değil.Amaç siyaset,ticaret ve örgütlenmek.Türban meselesine gelince ;imanın ve islamın şartı olmayan,aslında dinin kendi kaynaklarına göre bile gerekliliği tartışmalı olan(bazı ilahiyatçılar Nur suresinde başörtüsü kelimesi geçmediğini ve bunun kasıtlı bir yorum olduğunu,daha sonrada devam ettirildiğini söylüyorlar,zaten yüzü açık olanın saçı kapalı olsa ne olur ?) bir meselede gözü dönmüş bir biçimde üniversitede okumamayı dahi göze almak ne demek?Bu şeriatçı erkek egemen anlayışın bir dayatmasıdır.Bu türbanlı kızlar Allah`ın emrini yerine getirmeye madem bu kadar meraklılar,o zaman neden erkeğin yarısı kadar miras alma hakkı konusunda mücadele vermiyorlar?O da Allah`ın emri değil mi?Türban ,çok şeyin simgesi ancak ben en önemlilerini belirteyim : 1-Emperyalizme maşa olmanın simgesi 2- Dinin simgesi 3-Dinin siyesete alet edilmesinin simgesi 4- Cahilliğin simgesi 5-Yoksulluğun simgesi (Türbanı en çok hangi kesim takıyor diye bir genelleme yaparsanız eğer cahillikle ve yoksullukla doğru orantılı olduğunu görürsünüz. Yazınızın sonunda fena halde midenizinin kalkmasından söz etmişsiniz.Size tavsiyem;Üç aylığına Suudi Arabistan ve İran`a bir turistik gezi yapın mideniz yerine oturacağı gibi ultra laik olarak geri dönecek ve cumhuriyet rejiminin nimetlerinin farkına varacaksınız.Türbanla,kara çarşafla bu memlekete demokrasi gelmez.

Mustafa Yılmaz
Mustafa Yılmaz / 1/22/2008
inanın bu sözlerinizin üzerine söylenecek bir şey yok..sadece diyorumki `Bırakın herkes bildiği gibi yaşasın`.sevgiler...


Temmuz
2
Cumhuriyet Savaşları
Yasin ŞahinGüncel Makaleler • 28 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
29
Silemedim Seni Gönül Defterimden
Erol SunatGüncel Makaleler • 94 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
29
Eski Otogarlar
Ertuğrul ErdoğanGüncel Makaleler • 110 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
22
Lütfen !!!
Onur YildizGüncel Makaleler • 84 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
22
Hayat Hoştur Gerisi Boştur
Erol SunatGüncel Makaleler • 151 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
30
Mayıs
3
Unutma Uykusu
Ceren CaymazAşk Şiirleri • 56 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Nisan
22
Adrenalin Pazarı
Ceren CaymazGüncel Makaleler • 87 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
31
Kapatma Davası ve Boğazda Balık
Ceren CaymazGüncel Makaleler • 225 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Mart
18
Ayrılık Rıhtımı
Ceren CaymazAşk Şiirleri • 135 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ocak
19
Bir Başörtüsü Yazısı
Ceren CaymazGüncel Makaleler • 320 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Şubat
3
Yoksa Siz Laikleştiremediklerimizden Misiniz ???
Ceren CaymazGüncel Makaleler • 237 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mart
31
Kapatma Davası ve Boğazda Balık
Ceren CaymazGüncel Makaleler • 225 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
20
Git Ulan!
Ceren CaymazSevgi ve Aşk Şiirleri • 213 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Kasım
22
Örtü
Ceren CaymazHayata Dair Şiirler • 150 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Bir Başörtüsü Yazısı, Bir Başörtüsü Yazısı makalesi, Bir Başörtüsü Yazısı makale, Bir Başörtüsü Yazısı nedir?, Bir Başörtüsü Yazısı hakkında bilgi, Bir Başörtüsü Yazısı makaleleri, Ceren Caymaz makaleleri, Bir nedir, Bir makalesi, Bir makaleleri, Başörtüsü nedir, Başörtüsü makalesi, Başörtüsü makaleleri, Yazısı nedir, Yazısı makalesi, Yazısı makaleleri,






Okudunuz Mu?
İsmail Sarıgene
İsmail  Sarıgene




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Car Insurance | Car Credit | Proxy | MPAA | Beijing Olympic | Video | Arkadaş