12 / 5 / 2008 Pazartesi tarihinde
Recep Köroğlu tarafından eklendi,
104 kez okundu...
“Bizim köyün tepesinde, mahzun bir mezar.Ne geleni var, ne de gideni.Uzanmış yatıyor, sessiz sedasız.Ne ziyaretçisi var, ne de soranı.Mezarında taşı yok, bir yığın toprak.Ne tanıyanı var, ne de seveni.Toprağı düzleşmiş, yerle bir olmuş.Ne toplayanı var, ne düzleyeni.Başında kurumuş söğüt ağacı.Bilmem ki yaşadı nasıl bir acı.Rivayet edilir, kara s...”
Okuyucu Puanı ;
Bir Garip Mezar (sevda)
Bizim köyün tepesinde, mahzun bir mezar.
Ne geleni var, ne de gideni.
Uzanmış yatıyor, sessiz sedasız.
Ne ziyaretçisi var, ne de soranı.
Mezarında taşı yok, bir yığın toprak.
Ne tanıyanı var, ne de seveni.
Toprağı düzleşmiş, yerle bir olmuş.
Ne toplayanı var, ne düzleyeni.
Başında kurumuş söğüt ağacı.
Bilmem ki yaşadı nasıl bir acı.
Rivayet edilir, kara sevda çekmiş
Yaşadığı köyde, bir kızı sevmiş.
Mecnun Ali derlermiş, burada yatana.
Çok eskilerden gelmiş bizim vatana.
Vermemiş kız babası, ona sevdiğini.
İçi kan ağlayarak, terk eylemiş köyünü.
Olmuş deli divane, dağlara çıkmış.
Konuşmamış kimseyle, hayata küsmüş.
Mecnun olmuş sevdasını kalbine gömmüş.
Yapayalnız yaşamış, yalnızca ölmüş.
İşte bir garip mezarın hikâyesi bu…
İşte bir garip sevdanın hazin sonu bu…