Bir İntihar HikayesiBir İntihar HikayesiGeç kalmışlıklarda hayat bulan hüznün hikayesiydin sen.Uçurumun kenarında tam da intihar sahnesi çekilirken,yaşamaya değer hiçbirşey bulamadım diye gözyaşlarından geçirirken ,sıcacık eller tuttu yüreğini.Öncesinde hiç bunca şefkatli eller sarmamıştı yaralarını.Kanamaların durdu.Derin çizgiler vardı teninde.Onulması zor zannettiğin dermansızlıklara çare oldu yumuşacık gülümseyişi.İmkansızlıklarda kaybolan umutlarının tomurcuklanıp,filizler sürmesini seyrettin hayretler içinde.Önce bir rüya,bir hayal zannettin önceden yaşadığın birçokları gibi.Gözlerini açar açmaz kabuslardan ıslak,terli yataklara uyanacağını zannettin.Sımsıkı kapattın gözlerini daha da iyi hissedebilmek için sana uzanan pamuk elleri. Bu gülümseyişi bulmak için arşınlamamış mıydın onca şehrin mecburiyet caddelerini,alışveriş merkezlerini..Yüzüne gülen her simanın ardından hep suratında patlayan şiddetli tokatlarla sarsılmamış mıydı yüreğin.Her seferinde `Evet.İşte aradığım o.Seni buldum` diye umutlanıp ;yine keder sokaklarının ıssız köşelerinde elinde bira şişesi gönlün küskün volta atarken bulmamış mıydın kendini?Hiç bir işte dikiş tutturamayan acemi tüccar gibi ,bütün sevda sermayeni heba etmiştin çorak kalplerde. Elinde artık sevgilerden arta kalan bir ufak umut kırıntısı;hatta kendin bile yoktun.Ruhunun çoktan terkettiği bedenini şimdi şimdi sen de bırakacaktın uçurum diplerinde.Paramparça olan hiçbir uzvun can çekişmeyecekti,ruh olmayınca içinde.Sessiz sedasız bir gidiş olacaktı seninki. Vedasız,gözyaşısız,tabutsuz,kefensiz,duasız.. Cesedini bulduklarında kim saçından bir tel hatıra saklayacaktı ki cebindeki kağıt mendilin beyaz katları arasına. Cankurtaranlar çuvalların ,içlerine istif edeceklerdi pişmanlıklarını,keşkelerini,neyselerini. Evet umutsuzluğun,çaresizliğin ta kendisiydi sence hayat.Çevrende var olduğunu iddia eden her şey aldatmacadan ibaretti ve senin yaşamın da aslında başlıbaşına bir aldatmacaydı. Dalga geçiyordu yaşam her fırsat bulduğunda seninle.Zindanlara kapatılmış,günlerdir aç,susuz insanların önünde kana kana su içip,tavuk etlerini iştahla kemiklerinden sıyıran acımasız gardiyanlar gibi önüne bir sunuyordu sevdayı;bir alıyordu elinden.Tadına bakmana bile izin vermeden en ulaşamayacağın pis yerlerde tüketiyordu sevgiyi.. Ahhh! Derdin karın doyurmak değildi tıka basa.Haykıramadın bunu bir türlü hayatın sivilceli,pürüzlü,engebelerle dolu suratına.Karşında dursaydı aşk tüm gerçekliğiyle ve gülümseseydi yüzüne sımsıcak.Ömrünü doldursaydın sadece karşıdan seyretmekle o koskocaman pırıltılı ışığı. Sımsıkı kapattın gözlerini yine.Uyandığında geri döneceğin gerçeklik artık korkutmasa da bir umudun pamuk ipliklerine tutunabilmek ferahlatmıştı gönül tellerini.Belki son yolculuktan önce hasretle sallanan bir el olacaktı sevda ardından. Bu bile yeter diye düşündün.Seni dizlerine yatırıp şefkatle saçlarını okşayan ellere bıraktın kendini. Sonsuz huzurun içinde dinsel tınılar geldi kulaklarına..mutluydun.Belki de hayatında ilk defa güveniyordun başını koyduğun omuza. Zaman ve mekan tarifsiz kalmış,hangi boyutta yaşadığını unutmuştun o an.İnsani faaliyetlerin çok üstünde bir haz vardı bedenini sımsıcak kaplayan.Sanki bir meleğin kolları yumuşak bir toprak olmuş kokmuş cesedini kolluyordu dünyalardan. Açtın gözlerini.Ve aynı yerdeydin.Aynı sonsuzlukta,aynı ışıltıda,aynı şefkatli kollarda. Bir kez daha ,bir kez daha açıp açıp kapadın gözlerini.Sahne değişmiyor,ışıltıdan güçlükle bakabildiğin gözler gerçektesin hayal değil der gibi gülümsüyordu yüzüne. Uçurumun kenarındaydın.Artık herşey için çok geç diye düşündün.Hatta korktun hayat denen mekanlarda yeniden yaşamaktan umutsuzlukları,hayal kırıklıklarını.Yeniden aynı şeyleri yaşamak düşüncesi ürpertti bedenini. Senin için çok geç kaldım ey melek dedin. Korktun. Bu ışıltılı ,parlak kader senin olamazdı.usulca sıyrıldın kollarının arasından.Hiç itiraz etmedi.İncitmeden bıraktı seni. Gülümsedi. Saçından bir tel aldı. Koklayıp cebindeki kağıt mendilin arasına sardı. Artık bir boşluk vardı.Yeniden doğmayacak güneş,seyredilmeyecek yıldızlar ve koskocaman bir boşluk yine. Ardından hasretle sallanan bir el.. Ve en azından artık ardında seni düşleyecek biri vardı.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Bir İntihar Hikayesi isimli yazı, Selcan Aktaş tarafından 10/8/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Aralık
4
Böyle Birşeymi Be Sevmek
• Merve Bilmez • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 22 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Son Bir Nefes Hakkım Var Sende
• Asude Kökbek • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 106 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
2
İçimizden Bir Yıldız Kaydı
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 77 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
17
Haziran
10
Cengiz Aytmatov`a Veda
• Selcan Aktaş • Hayata Dair Denemeler • 152 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Haziran
8
Eyvah ! Karnemi Ailem Görmesin!
• Selcan Aktaş • Eğitim Makaleleri • 313 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Haziran
7
Gitmekle Kalmak Arasında
• Selcan Aktaş • Hayata Dair Denemeler • 242 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Mayıs
13
Eylül
26
Kasım
17
Ağustos
10
Bir İntihar Hikayesi
• Selcan Aktaş • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 1330 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
15
Sempatik Öğretmen Mi? Otoriter Öğretmen Mi?
• Selcan Aktaş • Eğitim Makaleleri • 987 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
30 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||