Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (3)
3 / 6 / 2008 Salı tarihinde Erturan Elmas tarafından eklendi, 190 kez okundu...
“Bir şiir tahlil edilirken tespitler ve yorumlar dıştan içe doğru olmalıdır. Yani önce şiirde kullanılan nazım şekli, kafiye, ölçü gibi biçimle ilgili niteliklerden; sonra da konu, tema, iletilmeye çalışılan mesajlar gibi içerik özelliklerinden söz edilmelidir. Bu yöntemi edebiyat tarihimizin on binlerce şiirinde uygulayabiliriz. Fakat “Kil...” Okuyucu Puanı ;
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (3)Bir şiir tahlil edilirken tespitler ve yorumlar dıştan içe doğru olmalıdır. Yani önce şiirde kullanılan nazım şekli, kafiye, ölçü gibi biçimle ilgili niteliklerden; sonra da konu, tema, iletilmeye çalışılan mesajlar gibi içerik özelliklerinden söz edilmelidir. Bu yöntemi edebiyat tarihimizin on binlerce şiirinde uygulayabiliriz. Fakat “Kilim”i böyle bir sıra gözeterek tahlil etmek mümkün değildir. Çünkü bu şiirde öz ve kabuk etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütün hâline gelmiş, tabiri caizse biçim ve içerik sarmaş dolaş olmuştur. Şahsen ben biçimin içeriğe, içeriğin biçime bu kadar güzel yakıştığı başka bir şiir okumadım. Bu nedenle “Kilim”i tahlil ederken her iki unsuru da paralel inceleyip yorumlayacağız. Şiirin konusu zevksizliğin, çirkinliğin, sahtekârlığın ve karışıklığın hâkim olduğu, içinde yaşadığımız makineleşme çağıdır. Tema, şiirde işlenip geliştirilen duygular olduğuna göre bu şiirin teması “Karmakarışık bir dünyada yaşamak zorunda kalan bir insanın karamsarlığı,mutsuzluğu, yılgınlığı, yalnızlığı ve bunalımıdır.” diyebiliriz. Yaşanılan çağ iç açıcı, güzel, rahat bir ortam sunmaz şaire. Tam tersine bu çağda karışıklık, düzensizlik, çatışma… vardır. Necatigil şiirini bu temaya uygun biçim özellikleriyle kaleme almış: Karışık ve düzensiz. Halk ve Divan edebiyatlarında kullanılan “koşma, gazel” gibi nazım şekillerinden birini seçmemiş; hiçbir kuralı olmayan serbest nazım şeklini tercih etmiş. Usta şairler bazı şiirlerini üçlük, dörtlük, beşlik… diyebileceğimiz dize kümelerinden oluşan bentler hâlinde yazar. “Kilim” şiirinde de bentler mevcut fakat belirli bir düzene uyulmamış. Meselâ son bent dört dizeden oluşurken, dördüncü bent tam on üç dize… Ayrıca “aruz, hece” gibi ölçüleri de kullanmayıp, yine hiçbir kuralı olmayan serbest ölçüye yönelmiş. Necatigil edebiyat kültürü derin, şiir bilgisi yüksek ve kafiyeye son derece hâkim bir şairdir. Fakat bu şiirde temaya uygun olarak kafiye de kullanmamıştır. Dize sonlarında göze çarpan “çöpleri, sapları; buna, yanında; sarısı, çağıltı; çağrı, atkı” gibi kelimelerdeki tek sesten ibaret ses benzerlikleri tamamen tesadüftür; kafiye olsun diye kullanılmamıştır. Necatigil, yarım kafiyenin genellikle tek ünsüzle yapıldığını, tek ünlüyle yapılan kafiyelerin acemi işi olduğunu çok iyi bilir. Görüldüğü gibi düzensizliğin ve zevksizliğin vurgulandığı bu şiir yine hiçbir disipline uyulmayan şiir biçimiyle yazılmıştır. Fakat bu tespitlerimden “Bu şiir; al eline kalemi, yaz aklına geleni.” ilkesiyle yazılmış anlamı çıkarılmamalıdır. “Kilim” şiiri ilham, düşünce ve emeğin ürünü olan, kendi içinde dengeli, planlı ve son derece çarpıcı bir sanat şaheseridir. Şair ölçü, kafiye, redif gibi ahenk unsurlarından faydalanmamıştır fakat aliterasyon dediğimiz iç kafiyeyi büyük bir ustalıkla kullanmıştır. İşin ilginç yanı, bir ahenk unsuru olan aliterasyonu ahenksizlik yaratmak için kullanmasıdır. Şöyle de diyebiliriz: Şair, ahenksizliği ahenk unsuru hâline getirmiştir. İfade etmek istediğimizi somut örneklerle açıklayalım: İyi bir şiir okuyucusu bu şiiri okuyunca –hele bir de sesli okursa– son derece rahatsız olur. Bu şiirde kulağımızı ve bizi rahatsız eden nedir? Hangi kelimeler göze batmaktadır? Elbette ki “çok çiğ çağ” kelimeleri… Şiirin tamamı boyunca “çiğ” kelimesi iki defa, “çok çiğ” sözleri on üç kez, “çok çiğ çağ” kelime grubu ise üç defa tekrarlanmıştır. Ayrıca şair “çılgın, çürük, çağrı, geçti, çekingen, hançer, çağla, çiçek, çekirdek” gibi içinde “ç” ünsüzünün bulunduğu yirmiye yakın kelime kullanmıştır. Şairin bu kelimeleri seçip defalarca kullanmasının sebebi nedir? Elbette ki okuyucuyu rahatsız etmektir amacı. Çağımızın zevksizliğini, büyük şehirlerin rahatsız edici gürültüsünü, fabrikalardaki makine ve çekiç seslerini duyurmak istiyor yazar. Adeta uyuyan birini dürtükleyerek uyandırmaya çalışıyor. Eğer gece yatmadan önce bu şiiri iki defa sesli okursanız sizi uyku tutmaz; çünkü birileri “çok çiğ çağ” diye diye kafanıza çekiçle vurur. Şair çağımızın gürültüsünü aksettirmeye çalışırken “ç” sesine yardımcı olmak üzere, başka sert ünsüzlerden de yararlanıyor. Bunların başında “k” ünsüzü gelir. Meselâ “çekirdek, parlak, boncuk, pürtük, dokuduk, çıkacak, kere, renk, kan, tırnak, ki belki, sıska, patiska, kesik, öksürük…” gibi birçok kelime gürültü kirliliği fikrini pekiştiren öğeler olarak kullanılmıştır. Şiirde bezgin, mutsuz ve umutsuz bir insan tipi çizilmiştir. Bu kişi zaman zaman umutlanır. Onun nadiren de olsa umutlanması veya çok kısa mutluluk dakikaları “beyaz” , “pembe” gibi sembollerle anlatılmış ve bu dizelerde sert ünsüzler çok az kullanılmamıştır. Meselâ aşağıdaki dizeler bir ümidin, kısa ve küçük mutlulukların ifadesidir: “Hani beyaz, beyaz, beyaz… Beyazları ne yaptın?” “Sonra çok az pembe, işe giderken, ayrılışlarda” “Nerde yıllarca önce, ben sana…” Fakat bu dizeler şiirde çok azdır ve hemen ardından rahatsız edici seslerle örülü kötümserliği ve çirkinliği yansıtan dizeler gelir: “Çok çiğ bu kızgın yaz, çiğ bu karakış!” “Çekingen bir gülüş, çekingen, çok çiğ çevre” “Çok çiğ çiçek –hiç yok– hani bu kilimde?” Rahatsız edici seslerin çokluğu ile insanın mutsuzluğu; tatlı seslerin azlığı ile insanın mutluluğu aynı ölçüdedir. (Devamı var)
Tavsiye Et :
Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
Deniz Göktepe yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Cemal Çelik yazıyı tebrik etti...
Ağustos
17
Ağustos
11
Ağustos
6
Selüloid Selofan ve Bakalit
• Zeynep Akıllı • Bilimsel Makaleler • 121 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
4
Müzakere Stratejileri ve Arabuluculuk
• Bayram Özbek • Bilimsel Makaleler • 92 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Haziran
28
Edebiyat Parçalamadan Şiir Yazmak
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 261 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Haziran
5
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (son)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 252 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Haziran
4
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (4)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 194 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Haziran
3
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 191 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Haziran
2
Bir Şiir Tahlili (behçet Necatigil`den Kilim) (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 185 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 2395 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 2328 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 1657 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Aralık
20
Aralık
13
Sözcüklerde Anlam Kaymaları(3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 1242 kez okundu. • 10 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||||||||||||