Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 2 )
29 / 3 / 2008 Cumartesi tarihinde Ahmet Sıvacı tarafından eklendi, 121 kez okundu...
“Huma Hatun’un oğlu Fatih, alınteri ile kazandığı sonra da vakfettiği yüzotuzaltı dükkanın gelirlerinden bakın ne yapılmasını istiyor. “ … Bu gayrımenkulatımdan elde olunacak nemalarla,İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sok...” Okuyucu Puanı ;
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 2 )Huma Hatun’un oğlu Fatih, alınteri ile kazandığı sonra da vakfettiği yüzotuzaltı dükkanın gelirlerinden bakın ne yapılmasını istiyor. “ … Bu gayrımenkulatımdan elde olunacak nemalarla,İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklarda tükürenlerin, tükrükleri üzerine bu tozu dökeler ki yevmiye yirmişer akçe alsınlar. “ Çevreciliğin ne anlama geldiği demek ki yeni bilinen bir şey değil. Çevrecilik, medeni olduğunu söylemek, yaygaracılık laf salatası yapmak da değil. İstesin koca Padişah yerlere tükürenlerin anında katline de ferman çıkarırdı. Yapmadı. O bugünkü adıyla müthiş bir humanizmle, hoşgörü ile, kibarlıkla, estetikle, ve sağlığı tehdit edecek her çirkin şeyin temizliğini tercih etti. Ve bakın halka hizmet nasıl götürülüyor. Üç kuruş emekli aylığı için banka kuyruklarında yaşlı insanların öldüğü, fakir fukaranın hastane köşelerinde süründüğü, parası olana bakıldığı, olmayanın ise falına bakıldığı güya modern bir ülkede, güya uygar bir toplumda, asırlar önce bu iş nasıl yapılıyor. “ … Ayrıca on cerrah, on tabib ve elliüç de yara sarıcı tayin ve nasp eyledim.” Şimdi hazır olun şaşkınlığa. Bu çağı utandıracak yüzlerce asır öncesinin uygulaması. “ … Bunlar ki ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkarlar. Bilaistisna her kapıyı vuralar. Ve evde hasta olup olmadığını soralar.Var ise şifası orada mümkün ise şifayab ederler. Değil ise kendilerinden hiçbir karşılık beklemeksizin Daruacezeye kaldırarak orada salah bulduralar. “ Allah aşkına şu düşünceye bakın. Şu uygulamaya bakın. Dünya tarihinde Koca Osmanlı’dan başka nerede ve kimler düşündü bunu ? Osmanlı Tarihinden utananların ellerini vicdanlarına koyarak tarafsız yorum yapmaları gerekmez mi ? Medeni insan körü körüne mi kin ve nefret duyar ? İfadeye bakın. “ …bilaistisna her kapıyı vuralar. “ Zengin fakir, Müslüman gayrımüslim ayırımı yapmadan. Hemşehricilik, devlet adamı yakını uzağı, paşa çocuğu ayrımı yapmadan. Şaşkınlığınız daha da artacak. “ Maza – Allah her hangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir.Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah ehli erbaba verile, bunlar ki hayvanatı vahşiyenin yumurtada ve yavruşda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.” Neden benden sonra tufan demez ki Koca Fatih ? Neden yumurtada, yavruşta olan hayvanatı düşünür ki ? “ Ayrıca külliyemde bina ve inşa eylediğim imarathanede şehit şuhedanın kerimleri ve Medine-i İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye veya almaya bizatihi kendüleri gelmeyenlerin yemekleri Güneşin loş ve karanlığında ve kimse görmeden kapaklı kaplar içerisinde evlerine götürüle.” Asalet bu olmalı. Altıyüz sene ayakta kalabilmenin sırrı bu olmalı. Bugünkü gibi kentlerin orta yerinde, alnında kocaman harflerle bilmem kim aşevi yazmadan. İnsanları utanç tablosu olacak şekilde, onur kıracak şekilde sıraya dizmeden. İnsanları bir ekmek fazla aldı diye hırpalamadan. Üstelik listede adı var mı yok mu diye bakmadan. Nereden geliyor bu ahlak, bu insan sevgisi, bu medeniyet sizce ? Ne alakası var teknoloji ile ? “ Ordunun içinde haram yemiş, harama bulaşmış olanlar varsa lütfen çıksınlar, gitsinler darılmayacağım. “ İşte İstanbul’un fethi gecikince söylediği ifadeler. “ Keramet gösterip suya seccade salmışsın Rumeli yakasın dest-i takva ile almışsın” Yirmidört yaşında gencecik bir delikanlının sözleri bunlar. Yaptıkları, tarihe yazdıkları. Babası sayesinde askerlik yapmayanlar, gemicik sahibi olanlar, bakan, milletvekili yakını, eşi dostu olup tüyü bitmemiş yetimin, aç’ın, yoksulun hakkını yiyenler, parasız hastaya selam bile vermeyen Hipokrat yemincileri, ülke topraklarını yabancılara peşkeş çekenler bu ruhu anlayabilirler mi ? Osmanlı adından vebadan kaçar gibi kaçan esersiz, projesiz kafayı onun bunun giysisi ile bozmuş bilim adamları ( ! ) ihanette yarışan entel artıkları, batı hayranı sanatçı geçinen züppeler ne anlaya ? Hangi çağ daha uygardı? Hangi toplum daha medeniydi? Hangi yönetici anlayışı daha insancıl, daha halkçıydı ? Çevreciydi ? Eğer bu tarihse ibret alınacak çok şey olmalı.
Tavsiye Et :
Ağustos
25
Ağustos
24
Bir Gencin Yaşamını Değiştirebilirsiniz
• Nesrin Göçtürk Kaya • Toplumsal Makaleler • 109 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Ağustos
17
Filika Sahiplerine Öneri
• Ertuğrul Erdoğan • Toplumsal Makaleler • 150 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Teröre Lanet Şehitlere Rahmet
• Murat Akdeniz • Toplumsal Makaleler • 127 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Nisan
3
Salon Ya Da Belediye Şairi Olmak
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 149 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 2 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 122 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 1 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 110 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
21
Yazarını Zindanlarda Çürüten Kitap
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 194 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
20
Müzikterapi Hayal Ürünü mü ( 2 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 141 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
27
Ekim
27
Mehlika Sultana Aşık Gençler
• Ahmet Sıvacı • Siyasi Makaleler • 1012 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ekim
26
Ekim
26
Ekim
28
Bir Tür Uyuşturucu Kullanmak
• Ahmet Sıvacı • Eleştiri Makaleleri • 731 kez okundu. • 13 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||