kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Bitmeyen Sorular

30 / 6 / 2008  Pazartesi tarihinde Ozan Akgül tarafından eklendi, 69 kez okundu...

“Kelimeler…Cümleler… Konuşmak, soyut haldeki düşüncelerimizin karanlık evrene salınmasından başka ne olabilir? Zihnimizde tasarladığımız kelimeleri, tam anlamıyla dışa vurabiliyor muyuz? Yoksa, kelimeleri ses tellerimizde canlandırmadan önce daha da mı soyutlaştırıyoruz? Özden, özgür olmayı savunurken, zihnimize salt özgürlüğü bahşediyor muyuz?H...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ozan Akgül

Ozan Akgül







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bitmeyen Sorular


Kelimeler…

Cümleler…



Konuşmak, soyut haldeki düşüncelerimizin karanlık evrene salınmasından başka ne olabilir?



Zihnimizde tasarladığımız kelimeleri, tam anlamıyla dışa vurabiliyor muyuz? Yoksa, kelimeleri ses tellerimizde canlandırmadan önce daha da mı soyutlaştırıyoruz?



Özden, özgür olmayı savunurken, zihnimize salt özgürlüğü bahşediyor muyuz?

Hayatın anlamı olarak nitelendirdiğimiz birçok “cümle”mizi karanlık evrene fütursuzca mı salıyoruz?



Dua ederken bile, yakarışlarımızda Tanrı’ya karşı dürüst olabiliyor muyuz? O’na dua ederken, kendi dudaklarımızdan, O’nun kelimelerini mi duyuyoruz? Arş’a yakarışta bile dürüst olamıyor muyuz?



Çıplak sözleri, çıplak zihinlere hapsettiğimizde, günün o ışıltılı görkemini görmezden mi geliyoruz?



“Yapma, bu ahengi ve feri bozma,” diyerek mi kaçıyoruz yoksa “zihnime bahşettiğin tüm cümleler, orada hapis olacaktır. Özgürlüklerini sonsuz bir inin içine gömeceklerdir,” diyerek mi?



Kursağımıza takılıp, dillenemeyen sözcükler yüreğimizde birikir. Ruh cesaret ister, yürek ise salt sözcük. Birikenler bir dağ misali yükselir, ulaşılmaz olur. Cesaret daha da hiddetlenir, bu sefer dağ geçit vermez. Yıkmakta zordur, aşmakta… Eğer kendi başlangıçımızı, yalnızlığımıza ve sessizliğimize gömmüşsek, üzerimizi örtmesi için, havadan kopan ortak duaların sesini, kuzey rüzgârından istemekten başka bir yolumuz var mı?



Sessizlik, kaçmaktır.

Sessizlik, huşudur.

Sessizlik, erdemdir.



Konuşmayıp, sessizliğimizi yalnızlığımızla harmanlayıp, içimize gömmek bizi mutlu eder mi? Ya da birileri için sessiz kalmağı kendimize “erdem kimliği” olarak yakıştırmışsak, cesaretin bileklerine çoktan prangayı vurmuşuz demektir. O pranga, zamanla vücudu hasta eder. Teni sıkıştırır, ruhu küçültür. Acı hissedilmez olur…



Zihnimizin içinde oluşturduğumuz kapıların arkasında gizlidir kelimelerimiz. Unutulmayı beklerken, -günlerce ya da yıllarca- bazen dilimizden düşerler, sessizce. Mahkûmiyetlerinin intikamını, bizi bir başkanın zihninde esir yaparak alırlar, acımasızca.



Mahkûm olmuş tüm kelimeler, özgür olmayı ister. Özgürlüğü, özden, saf ve ciddiyetle arzu ederler. Peki, infazını bir tecrit odasında içinde geçiren dillenmemiş düşünceler, neden evrenin karanlığına ulaşma çabası içindedirler? Neden fütursuzluğu kendilerine üslup edinirler?



Sakın yalnız kalmaktan korkup, sessizliğinizi bozmak için konuşmayın! Çünkü, hayatın devinimi içerisinde sizi bu halde görmek isteyecek birçok insan olacaktır. Sessizliği bozmak için zikredeceğiniz söz dizimleri, içeriğini, ruhun derinliklerinde bırakmış, ve karanlık evrene salmıştır kendini. Ve bu sözler, başkalarının zihinlerinde “gürültü”den öteye gitmemiştir.



Yalnızlığınız, içinizden çıkaramadığınız bir parçanız olmuşsa, yani “siz”e bürünmüşse, onu azat edecek başka bir “siz” bulmalısınız. Belki, bulacağınız soyut bir kimlik, yalnızlığınızı sizden ayıracaktır; kendimizi acımasızca kandırsanız bile.



“Cesaret, can damarımıza bağlanmış ölüm halatı gibidir. Ayaklarımızın altından dünyayı çekecek bir asi, aslında yönümüzü tayin edecektir. Ölüm mü, yoksa ömür boyu can damarında taşıdığın halat mı?” Saçma değil mi bu? Cesaret, ölüm pahasına bile olsa adım atmak mıdır(?) Yoksa cesaret bir metrelik bir yerden, gözümüz kapalı atlamak mı?





Sorular…

Sonu gelmeyen sorular…

Aslında cevapları hepimizin belleklerinde gizli. Yanıtlamaya korkuyoruz ve sadece soruyoruz. Ya da cevaplamaya cesaretimiz olanları cevaplıyoruz. Ya sonrası? Diğer soruların yanıtları?



Kelimeler…

Cümleler…

Onlar olmasa da, gözler ya da hisler.



Artık susuyorum. Bu, sorunların bittiği anlamına gelmiyor; ama susmakta cevapları beklemektir. Ya da soyut bir kimliğin, bedenimdeki yalnızlığımı değiştirmesini izlemektir.



Hiçbir zaman, başkasına ait gölgeyi arkamızda taşımayalım. Sonra bizden biri olup çıkar. Birileri onu bizden koparmaya çalışınca da, canımız acır. Kopup giderse, bir parçamızı kaybetmiş oluruz.

Ozan AKGÜL




Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Aylin Başdemir yazıyı tebrik etti...
Hüseyin Durmuş
Hüseyin Durmuş / 01.07.2008
tekrar tekrar okunup düşünülmeye değer bir yazı tebrikler.


Eylül
6
Hamili Kart Şair
Mozan ArasHayata Dair Denemeler • 33 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
6
Sana Dair Bir Yara Var Ruhumda
Aylin BaşdemirHayata Dair Denemeler • 29 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
6
Gece Sayıklamaları ( İı )
Hülya AyrılmazHayata Dair Denemeler • 16 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
6
Sizleri Çok Seviyorum
Bahattin GülyuvaHayata Dair Denemeler • 55 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Eylül
6
Seher Vakti
Emre SahinHayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
4
Unutulmayan Hazan
Ozan AkgülAşk Hikayeleri • 165 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
25
Hayata Tutunma Biçimi
Ozan AkgülAşk Hikayeleri • 153 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
11
Ruh Üşümesi
Ozan AkgülAşk Hikayeleri • 215 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
30
Bitmeyen Sorular
Ozan AkgülHayata Dair Denemeler • 70 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
19
Muson Yağmurları
Ozan AkgülYaşamdan Hikayeler • 129 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
23
Pişmanım
Ozan AkgülMektup Hikayeleri • 451 kez okundu. • -1 kez yorumlandı.
Aralık
30
Kırmızı Kutu (yeni Yıl!)
Ozan AkgülHayata Dair Denemeler • 280 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
14
Hayal Köşkü
Ozan AkgülYaşamdan Hikayeler • 280 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
1
Korku
Ozan AkgülYaşamdan Hikayeler • 244 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Yağmurda Ağlayanlar
Ozan AkgülAşk Hikayeleri • 239 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Bitmeyen Sorular, Bitmeyen Sorular denemesi, Bitmeyen Sorular deneme, Bitmeyen Sorular nedir?, Bitmeyen Sorular hakkında bilgi, Bitmeyen Sorular denemeleri, Ozan Akgül denemeleri, Bitmeyen nedir, Bitmeyen denemesi, Bitmeyen denemeleri, Sorular nedir, Sorular denemesi, Sorular denemeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Burcu Şener İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Debt Management | News | Mortgage Calculator | Mortgage Calculator | Online Advertising | Video | Arkadaş | Saat