Biyografik Deneme ve İncelelemeBiyografik Deneme ve İncelelemeÜSTAT NECİP FAZIL KISAKÜREKBAKİ VE NABİNİN ARDINDAN TÜRKİYENİN 3.VE SONUNCU ŞAİRLER SULTANIDIR.ANALAR ŞİMDİYEKADAR BİR BAŞKA SULTANUŞŞUARA DOĞURMAMIŞTIR... İNSAN SU MİSALİ KIVRIM KIVRIM AKAR YAA, BİR YANDA AKAN BENİM ,DİĞER YANDA SAKARYA... Necip Fazıl KISAKÜREK ,26 MAYIS 1905 te İstanbul da doğmuştur.Dedeleri Dülkadiroğulları na uzanan Kısakürek sülalesinden gelir. Necip Fazıl ın ilk öğrenimi ,çeşitli okullarda kesintili ve düzensiz bir şekilde geçmiştir.Bu okullar ,Türk ,Fransız ve Amerikan mektepleridir.Orta öğrenimine ,askeri deniz lisesinde devam eder, subay adayı olur ama bu okuldan da diploma alamadan ayrılır.Ancak bu okul ,Necip Fazıla kültür zevkini aşılamıştır.İlk şiir ve nesrini burada yazmıştır.Yahya Kemal , Ahmet Hamdi Aksekili ,Hamdullah Suphi Tanrıdöver bu okulun hocalarındandır. Necip Fazıl ,1921 ;de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi nin Felsefe bölümüne kayıt olur ,bir süre okuduktan sonra Mili Eğitim Bakanlığı tarafından Paris e ,Sorbon Üniversitesi Felsefe bölümüne gönderilir.Paris in çekiciliği Necip Fazılı etkiler ve ona serseri bir hayat yaşatır. Anadolu ya dönüşünde bazı bankalarda çalışır.Değişik sürelerde ,Fransız Mektebinde ,Güzel Sanatlar Akademisinde ve Robert Kolejinde öğretmenlik yapmıştır.Bu arada öğrenciliğinden beri girmiş olduğu basın çevresi Necip Fazıla daha çekici gelmiş ve 1921 den itibaren yazarlığa başlamıştır. Son yıllara kadar Büyük Doğu dergisinin sahibi ve yazarı olarak hayatını sürdürmüştür. Yıllar sonra 25 mayıs 1983 te Erenköy deki evinde vefat etmiştir . NECİP FAZIL KISAKÜREK - ESER HAYATI Necip Fazıl ,orta öğrenimini Amerikan ve Fransız okullarında tamamlamış,Paris te Üniversiteye devam etmiş ancak tamamlayamamıştır.Paris e gittiği ilk yıllarda Avrupa’nın eğlencesi ona daha çekici gelmiş , bu dönemde de sanat hayatına serseri bir biçimde devam etmiştir.İleriye doğru derslere ilgi duyacaktır.Kaynaklar o dönemi şöyle ifade ederler :O dönemde Necip Fazıl , kumar ,sanat ve hayat üçgeninde dönüp durmaktaydı ,daha sonraki yıllarda bu üçgenden kumar çıkar ve yerini eğitim alır diye nitelendirmişlerdir. Felsefe bölümünde okuduğu dönemde sesgcilik felsefesinin savunucusu aynı zamanda hocası BERGSON dan çok etkilenmiştir.Ona göre sanatkar ruhu ile eşya arasında bir telkin meydana gelmektedir.BERGSON sezgiyi şöyle tarif etmektedir sezgi ,bizi bir varlığın ,dışımızdaki bir objenin içine sürükleyen zihni sempatidir (yakınlıktır) ;Böylece içimizdeki bilinç ile dışımızdaki madde,atmosfer ,eşya vb. İle bağlantı kurulmaktadır.Bunun etkilerini Necip Fazıl da da görülmüştür. Örneğin: Şu karşı evin boş odalarında, Duvarlara sinmiş bir hayalet var. Elinde mum ,gece ortasında, Oda oda gezip birini arar. İçindeki mistik (Tanrı ya ve gerçeğe akıl ve araştırma yoluyla değil de gönül yolu ile ,duygu ve sezgi ile ulaşabileceğini kabul eden kavramdır.Örneğin:Allah,melek ,cin,peri vb.)korkuyu bir hayalet var, gezip birini arar derken ruh halindeki korkuyu dile getiriyor ve elinde mum,gece ortasında derken ise atmosfer ile bağlantı kurduğu görülmektedir.Zaten Necip Fazılı incelediğimizde ilk şiirlerinde tema olarak korkunun ön plana çıktığını görmekteyiz.kaynaklardan birinde bunun sebebi şöyle açıklanmaktadır :Necip Fazıl ekonomik olarak rahat bir ortamda yetişmiştir.Dadı’sı geceleri onu odasına yatırdıktan sonra mumu yakar ve çıkar giderdi ,bu ortamda Necip Fazıl ,mistik varlıklarla bağlantı kurardı, içindeki korkunun onlardan kaynaklandığına inandığını dile getirmiştir.* *Doç. Dr. M.Orhan OKAY ‘ın Necip Fazıl KISAKÜREK KÜLTÜR BAKANLIĞI yayınları 1987’de bulabiliriz. Daha sonra BERGSON; un sezgi felsefesiyle bu durum daha da sağlamlık kazanmış ve şiirlerinde bu durumun yansıyışı görülmüştür. Örneğin: GECE YARISI Her gece periler uyur odamda Derinden gelir uzun uzun nefesler. Yanan mum bir rüya seyreder camda, Bir hastanın nabzı gibidir sesler. Bu mısralarda da görüldüğü gibi tek bir odada ,gecenin sessizliğinde periler uyur odamda derken, mistik varlıklarla bağlantı kurulmaktadır.Aynı zamanda sezgicilik felsefesinin etkileride her mısrada görülmektedir. Necip Fazıl ‘ın şiirlerini incelediğimizde ilk mısralarında şiirlerine sessiz,durgun ruh haliyle başlayışı ,son mısrada ise haykırırcasına bitişi dikkatleri çekmektedir. Örneğin: SAKARYA DESTANI İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya Bir yanda akan benim,öbür yanda Sakarya Bu mısralarda ruh halinin biraz daha pasif olduğunu görmekteyiz.Birde son mısralara göz atalım. Yol onun,varlık onun ,gerisi hep angarya, Yüz üstü çok süründün,ayağa kalk ,Sakarya !... Diye şiir sonlanırken şairimizin haykırışlara boğulduğunu ve bizlerinde haykırdığını görmekteyiz. Ayrıca şiirlerinde İstanbul ‘un önemli bir yeri vardır.İstanbulu Türk kimliğinin yansıdığı bir tarih ve kültür mirası olarak görmüştür. Örneğin: Tarihin gözleri var,surlarda delik delik , Servi,endamlı servi,ahrete perdelik Bulutta şaha kalkmış,Fatih ten kalma kır at, Pırlantadan kubbeler,belki bir milyar kırat.. Şahadet parmağıdır göğe doğru minare, Her nakışta o mana:Öleceğiz ne çare ? Hayattan canlı ölüm,günahtan baskın rahmet.. O manayı bul da bul! İlle İstanbul’da bul İstanbul, İstanbul Görüldüğü gibi hemen her mısrada Türklerin Tarihi,Kültürü,inanç ve anlayışları yer almaktadır. Necip Fazılın sanat hayatında şairliği ilk plandadır.ardından tiyatro yazarlığı gelmiştir.Tiyatroda da ilk eseri Tohum dur.bu eser fazla sempati görmemiş,ileriki yıllarda (1943) nakşi tarikatı şeyhlerinden Abdülhakim arvasi ile tanışmış ,onun fikirlerinden etkilenmiş ve onu anlatan Bir Adam Yaratmak adlı tiyatro eserini yazmıştır.Bu eser büyük ilgi toplamış ve tiyatro yazarlığının temelini oluşturmuştur. Son olarak ta fikir,hikaye ve roman yazıları değer kazanmış ve neşredilmiştir. 1943ten sonra,şiirlerinde Abdülhakim Arvasi nin etkileri sonucunda, dini-mistik temaların ön plana çıktığı görülmüştür. Örneğin : Dava tek : Ölmemek , Peygamber Bir haber. Toprak post Allah dost Gibi örnekler görülmektedir. Abdülhakim Arvasinin etkilerinden sonra,maddeye karşı çıkan,manevi değerleri ön planda tutan mistik akımın şiirdeki temsilcisi olmuştur.Tasavvufi bir mistizm(Allah) ile duygu ve düşüncelerini birleştirmiştir. Örneğin: CEHENNEM Ateş beni yıkayan,yuğan,emziren annem! Bir arınma merkezi olsa gerek cehennem… ALLAH VE İNSAN Seni aramam için beni uzağa attın! Alemi benim,beni kendin için yarattın! MERDİVEN Diyorlar bana:kalsın şiir de sözde yerde! Sen araştır,göklere çıkan merdiven nerde? TAM OTUZ YIL Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gök yüzünden habersiz , uçurtmalar uçurmuşum… Gibi müthiş örn ekleri daha da çoğaltabiliriz . Necip Fazıl Arvasi’nin etkisiyle İslam a yönelişinin ardından şiirlerinde eski hayatını eleştirdiğini ,yanılgı içinde olduğunu anlatmaya çalıştığını,o dönemle bu dönemi karşılaştırdığını görmekteyiz. Örneğin: ÇİLE Bir bardak su gibi çalkandı dünya, Söndü istikamet yıkıldı boşluk . Al sana hakikat ,al sana rüya, İşte akıllılık , işte sarhoşluk … Bu kıta sında bir bardak su gibi çalkandı dünya derken,geçmişteki serseri hayatına sitem ettiğini görmekteyiz.Ardından al sana hakikat,al sana rüya ;derken ise çalkantı döneminin sıkıntısını dile getirmeye çalıştığı dikkatimizi çekmektedir. Hakikat hayatı ile serserilik hayatını ,git geller yaşadığını anlatan şu kıta yı da göz ardı edemeyiz. Örneğin: Akrep ,nokta nokta ruhumu sokmuş, Mevsimden mevsime girdim böylece. Gördüm ki ,ateşte,cımbızda yokmuş, Fikir çilesinden büyük işkence. Arvasi hazretlerini tanımasıyla bir anda hakikate yönelişini Şiirlerinde şöyle dile getirmiştir. Örneğin: Gece bir hendeği düşercesine, Birden kucağına düştüm gerçeğin. Sanki erdim çetin bilmecesine, Hem geçmiş zamanın,hem geleceğin. Bu dörtlük ,o dönemin en özlü açıklayıcısıdır onu anlatan. Artık tamamen Allah’a yönelişini ,dünyadan,dünya hayatından soyutlanma isteğini de şu mısralarla açıklamıştır. Örneğin: Kaçır beni ahenk ,al beni birlik Artık barınamam gölge varlıkta. Ver cüceye,onun olsun şairlik , Şimdi gözüm büyük sanatkarlıkta. Sanatkarlıkta kelimesiyle Allaha kulluğu nitelendirmektedir. Çile şiirinin son kıtasında ise artık her şeyden soyutlandığını ,Allah a kavuşma isteğini açıkça dile getirmektedir. Örneğin: Diz çök ey zorlu nefes,önümde diz çök ! Heybem hayat dolu,deste ve yumak , Sen,bütün dalların birleştiği kök , Biricik meselem,sonsuza varmak; Sen;kelimesiyle Allah nitelendirmektedir. Arvasi hazretlerinin etkisi sadece şiirlerinde görülmemiştir.Şehir şehir gezerek düzenlediği konferanslar da ,çıkardığı gazeteler de ,dergilerde ve kitaplarında da görülmüştür. Hep Türk halkını sağ düşünceyle bağdaştırma çabasına girmiş,bunun sonucunda hapis cezalarına çarptırılmıştır.çabaların başarısızlığını şu sitemlerle dile getirmektedir biz tam 30 yıl ,tırnaklarımıza kan ve ciğerimize kaynar su oturmuş,bu netice için mi çalıştık,çabaladık,didindik ,yırtındık ,yıprandık ,helak olduk??? demiştir.Ardından 1973 yılında hac ca gitmiştir. Kendi şiir anlayışını poetika adlı bir başlık altında aktarmaya çalışmıştır. Kendi fikirleriyle oğlu gibi sevdiği siyasetci Turgut Özal yetiştirdiğini söylemiştir. Üsdat Necip Fazıla verilmiş üç unvan vardır. 1.si 1923 te sanat camiasında ün kazanmasını sağlayan KADIRIMLAR şiirinden alınan Kaldırımlar ünvanıdır. 2.si hayatının sonlarına kadar aralıklarla çıkarmış olduğu ve şiiri de bulunan BÜYÜK DOĞU unvanıdır. 3.sü ve en önemlisi ise BAKİ ,NABİ nin ardından 75.doğum yıl dönümünde Üstat Necip Fazıla da verilen SULTAN-UŞ-ŞUARA (ŞAİRLER SULTANI)unvanıdır.Yılların ardından 26 MAYIS 1983 Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Edebiyatımızda en etkili şahsiyete sahip en değerli üstatlarımızdandır.. VERİN ŞAİRLİK CÜCÜYE KALSIN ARTIK GÖZÜM BÜYÜK SANATKERLIKTA, GÖNLÜM UMUTLA ALLAHI
Yazı Sahibi
Etiketler
biyografik+deneme+ve+inceleleme , biyografik , deneme , ve , İnceleleme , sami , akbiyik , hayata , dair , denemeler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
• Nesrin Göçtürk Kaya • Hayata Dair Denemeler • 55 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Aralık
1
Türküz Doğruyuz Da Çalışkanmıyız?!
• Ümit Coşkun • Hayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Temmuz
20
Temmuz
12
Temmuz
12
Temmuz
2
Mart
21
Mart
8
Biyografik Deneme ve İnceleleme
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 369 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Türk Edebiyatı’nda Doğu (osmanlı) Batı Mimarisinin Yeri ve İşlenişi
• Sami Akbiyik • Tarihsel Makaleler • 340 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
16
Bugün ve Yarın Edebiyat
• Sami Akbiyik • Hayata Dair Denemeler • 334 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
16
Necip Fazıl’ı Yaşamış Gibi
• Sami Akbiyik • Yaşamdan Hikayeler • 294 kez okundu. • 8 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||