kayit
Google Özel Arama
Sezer Nişancı Canlı Yayında!
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?


Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?


]]Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta
]]okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere,
]]bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı
]]duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...
]]Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama
]]sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte
]]oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o
]]duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini
]]görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür
]]ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf
]]ettiler bir süre sonra...
]]
]]
]]
]]Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok
]]mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı
]]kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar.
]]Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü
]]bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan,
]]alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya
]]da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna
]]bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri,
]]yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek
]]eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine
]]rağman çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını
]]beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk
]]yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın,
]]sımsıkı sarılıp adama ve adma "Hayır, ben senin için ölürüm" diye
]]yanıt verirdi hep...
]]
]]
]]
]]Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir
]]tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci
]]rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve
]]seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki
]]dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi
]]zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi
]]zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne
]]olduğu önemli değildi zaten....
]]
]]
]]
]]Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa
]]olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama
]]kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar
]]verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul
]]etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel
]]projelerde görev aldı.
]]
]]Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde
]]dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık"
]]levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu
]]viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim
]]bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz
]]bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır
]]diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp
]]kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa
]]olsun, burası bizimdir artık...."
]]
]]
]]
]]Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları
]]zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular
]]telefonla.
]]
]]Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün
]]sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi
]]kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. onu neşelendirmek
]]için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama
]]hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi
]]aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."
]]
]]
]]
]]Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da
]]çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini
]]söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne
]]olur anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam,
]]duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. ona ulaşmaya
]]çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha
]]fazla kanıyordu yüreği...
]]
]]
]]
]]Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte
]]geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana
]]söylemek zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni
]]aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla
]]yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
]]"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı
]]kadın. onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı....
]]Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye
]]sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı...
]]Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu
]]tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl
]]sarıldığını gördü adamın...
]]
]]
]]
]]Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak,
]]bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına
]]her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği,
]]insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir
]]şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan
]]çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni" diyecek oldu ama
]]kadın, "defol" dedi nefretle...
]]
]]
]]
]]İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son
]]bulmasına
]]
]]kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı
]]kadın.
]]
]]Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi.
]]Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama
]]nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu
]]olan nefretin kalması için dua ediyordu.
]]
]]
]]
]]Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile,
]]kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin
]]sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen,
]]buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
]]"Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor."
]]dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya
]]başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama
]]o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki kongre sırasında
]]öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna
]]dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek
]]isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden
]]sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi.
]]Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk
]]karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi
]]görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,
]]bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi
]]istedi..." Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu
]]kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu
]]açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt
]]duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku
]]bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni
]]sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru
]]söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi
]]bana söz vermeni istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık
]]mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü
]]kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:
]]
]]"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman
]]terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor
]]olacağım...."


Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?
Yazı Sahibi
Ferda Önenerk
Ferda Önenerk tarafından 28.1.2007 tarihinde eklendi 393 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? isimli yazı, Ferda Önenerk tarafından 1/28/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Aralık
2
Aydın Abla
Münevver ErilmezYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Bu Gün O Gündür
Rasim CanbolatYaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aysel/64
Abdurrahman TümerYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Deve Dikeni
Münevver ErilmezYaşamdan Hikayeler • 68 kez okundu. • -1 kez yorumlandı.
Ekim
13
Adalet
Ferda ÖnenerkYaşamdan Hikayeler • 105 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
13
Eylül
29
Mart
8
Kar ve Bahar
Ferda ÖnenerkAşk Şiirleri • 214 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Haziran
5
Deniz Gezmiş`in Son Mektubu
Ferda ÖnenerkSiyasi Makaleler • 5513 kez okundu. • 56 kez yorumlandı.
Ocak
27
Babaya Mektup...
Ferda ÖnenerkHayata Dair Şiirler • 4858 kez okundu. • 22 kez yorumlandı.
Mart
25
Ebediyete Kadar / Dumlupınar Denizaltısı
Ferda ÖnenerkEfsane Hikayeler • 2352 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
23
Salih Bozok`tan Atatürk İle İlgili Bir Anekdot
Ferda ÖnenerkEleştiri Makaleleri • 2023 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
15
Seni Çok Seviyorum Sende Beni Sevebilir Misin?
Ferda ÖnenerkAşk Hikayeleri • 1485 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?, Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? hikayesi, Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? hikaye, Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? nedir?, Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? hakkında bilgi, Bu Kadar Sevebilirmisiniz ? hikayeleri, Ferda Önenerk hikayeleri, Kadar nedir, Kadar hikayesi, Kadar hikayeleri, Sevebilirmisiniz nedir, Sevebilirmisiniz hikayesi, Sevebilirmisiniz hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Sezer Nişancı İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Score | UK Travel Agents | ADHD Coaches | Cell Phone | Cell Phones | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul