Bugün Seni KestimBugün Seni KestimBugün seni kestim acımadı biliyor musun? Bir damla bile kanın akmadı oysa ben seni yaşıyorsun bilirdim. Bugün seni kestim resimlerin sağ yanından. Yalnız kaldım sonunda resimlerimde,canım hiç yanmadı . Ben bizi canlı bilirdim en az yaşam kadar ama senin kalbin bugün hiç atmadı,kesilirken yüzüme bile bakmadın belki de ölmeyi hak ettiğini biliyordun içinde. Seni kestim gecenin en karanlık vaktinde.gözlerim gözlerine dokundu ve içindeki şeytanı gördüm. Alevler yakıyordu içinde,gözlerim kamaşıyordu. Yarım yaşamak isteyen sen değil miydin? Bak ben yine insaflı davrandım sevgimin son saatlerinde,seni yarım yaşama mahkum etmedim! Seni kestim ve yok oldun tamamen. Kestim artık hayatlarımızı en orta yerinden. Pay ettim gerçeklerimizi. Yine kıyamadım sana..Acıları kendi tarafıma biçtim. Çünkü sen mücadele edemeyecek kadar güçsüz ve beceriksizsin. Kestim ki kendime pay ettim sevgiyi.çünkü sen korumadın sevgini. Kestim dünü kestim yarınları bir an kaldı bana sadece yaşanacak onu benden alamadın. Çünkü ben ona sımsıkı sarıldım.evet suç benimdi çünkü seni ben sandım benden sana can yolladım ama yeter artık bugün seni kestim ve yok oldun , bedenin toprak oldu ruhun yok oldu alemde. Bu kadar yokluğun içinde var olduğunu sanmam kalbimdeki yüce sevginin hala atmasıymış bunu anladım. Ve yerin yoktu artık o kalpte. Bugün seni kestim kalbimden. Damarlarım sarktı yollara, kanım aktı. Seni kopardım. Canice ve de vahşice gibiydi. Ama senin beni bırakışından daha anlamsız ve canice değildi. Sen sevgiyi boğarak öldürdün can çekişini seyrettin gülerek oysa ben öyle yapamadım. Kestim seni ama kesilen aslında benim yüreğimdi ben yüreğimi kurban ettim kutsal sevgilere günah değildi bu. Asıl günah olan senin için yaşamamdı. Söktüm seni göğsümden erdim yalnızlığın huzuruna. Sanırdım ki ruhlar bölünmez, beraber gezerler cennetin bahçelerinde. Oysa sen çoktan bölmüşün ruhunu benim içimden. Cennete ayak basamayacak kadar kirletmişin sevgileri. Artık kesilmişiz amel defterinden. Cehennem ayrı olarak bizi bekler. Kanını kanımdan ayırmak zor oldu öyle işlemiştin ki ruhuma ve vücuduma kendimi bile kesecektim yarınlarda. Ama durdum o anda varolacaktık seninle aslında söz verilen yerde ve zamanda. Ama senin yerin başka benim yerim başka. Var olmak seninle sadece o müthiş mizanda. Zaman şeridinin iki ucuna bırakılmıştık sanki.birliktelikler sınırlıyken ayrılıklar sonsuz oluyordu. Zaman içinde varlığımızı kesmenin vakti gelmişti.zaman şeridini de kestim. Adının ilk harfinden geçmişe. Karanlık çağlara kalmıştın artık. Kalbinin yontulması gereken taş devrine. Ben aynayı kestim aslında her bir parçası seni gösterirken şimdi farklı alemleri gösteriyordu bana. Birinde ben ve kutsal sevgim birinde sen ve şeytani gülümsemen. Artık her şeyi daha rahat görüyordum tüm iş büyülü aynayı kesip en güzel benim diyen seni yok etmekmiş. Şimdi hayat bir ayna kadar aydınlık ve parlak sen ise aynanın arkasındaki karanlıksın sadece. Sahte gülüşünü yüzünden,kirli sevgini kalbinden,anlamsız bakışlarını gözünden kestim. Bin bir parçaya bölündün yap boz misali. Sen bozulmuştun ve bir daha yapılamayacaktın. Parçaların kaybolup gitmişti yapmacıklığında. Sen bir daha var olamayacaktın. Çünkü seni senden bile kestim. Kesilen parçalarını saf aşkları kirletmemesi için en derin yerlere gömdüm kalbimde üzerine nefret toprağı serptim üstüne de bir hüzünlü sevda fidanı diktim ömrüm boyunca seni unutmamak için. Unutmamalıydım seni hep gözümün önünde olmalıydın belki çıkardın yerinden ve yeniden zehir saçardın dünyaya. Ben artık gönüllü korkuluk olmuştum yeryüzündeki saf duygulara. Artık hiçbir zararlı canlı can alamazdı büyüyen ve yaşayan sevdalardan. Belki bir gün hortlar sevdan ve bana sorar. beni hatırlıyor musun diye? O gün mezarının başında cevabımı göreceksin.sadece sana hatırlamak için unutmak gerekir diyeceğim. Ve bu laneti tekrar yaşayacaksın. Bana cevabın olacak,sen beni kestin bense o kutsal sevgiyi. Lanetin yine seni tekrar tekrar kesecek ve diriltecek. Azabın o toprakta hiç bitmeyecek. Yokluğun yokluğum olmadı yüreğimi derinlere indirdim. Gökkuşağından bir renk attım diğer renklere hep gülümsedim. İçimdeki sevda çiçeğinin ayrık otları aslında senmişsin bunu öğrendim. Ben seni kestim işe yaramayan sana ait parçalarını sende bıraktım bana ait olan bulunmaz sevda kumaşından kendime yeni bir hayat diktim. Seni günahlarınla çırılçıplak bıraktım yok olmanın dayanılmaz ağırlığında.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Ağustos
24
Ağustos
23
Ağustos
23
Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
• Kubilay Koçak • Başkaldırı Hikayeleri • 308 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Aralık
12
Aralık
2
Aralık
3
Aralık
5
Ocak
5 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||