kayit
Google Özel Arama
Sezer Nişancı Canlı Yayında!
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Buluşma


Buluşma

Sabahın ilk ışıklarıyla uyandım. İçim içime sığmıyordu. Gözümü açtığım andan itibaren onu düşünmeye başlamıştım. Onunla üniversite sınavlarına hazırlanırken tanışmıştık. Aynı dershanedeydik. Onu çok seviyordum ama bir o kadarda utanıyordum. Sınıflarımız aynı olmasına rağmen ona aşkımı ilan etmem sene sonunu bulmuştu. Pek fazla aşkımızın heyecanını yaşayamadan ayrıldık çünkü ikimiz farklı şehirleri kazandık ve ayrılmak zorunda kaldık, ama ayrılığımız sadece maddeseldi, ruhen hep birlikteydik. Her an birbirimizi düşünüyorduk. Telefonla konuşuyorduk.


Ve uzun ayrılık gecelerin ardından her gece yastığımda kokan kız gelmişti. Bugün öğlen saat 14:30 gibi bir zamanlar hep buluştuğumuz cafede buluşacaktık. Kahvaltımı ederken sürekli dalan gözlerimdeki hayal oydu. Çatalın yansımasında, çay kaşığının çıkardığı şıngırtıda hep o vardı. O hatırıma geldikçe içim ürperiyordu. Sarhoş gibi oluyordum, içimdeki zindanlara ışık giriyordu. Sanki bir bulut bana el vermişti, geziyorduk okyanusların üstünde.

Onun yokluğunda bir nebze daha soğuk geçen geceler boyunca, ona kavuştuğum gün ona ne gibi bir sürpriz yapabileceğimi düşünmüştüm. Dün gece ise aklıma gelen fikirleri bir mukayese edince hiç birisinin aslında aradığım sürpriz olmadığını fark ettim. Çiçekler, hediyeler, güzel sözler, şiirler… Hiç birisi benim içimdeki özlemi, bekleyişin zakkum zehrini anlatmaya, beni rahatlatmaya yetmiyordu. Kahvaltı boyunca ona çok özel bir sürpriz yapmayı düşündüm fakat aklıma bir şey gelmedi. Bu nedenle klasik yöntemlere başvurmakta karar kıldım.

Aceleyle kahvaltı masasını toparlarken gün boyu yapacaklarımı bir kez daha zihnimden geçirdim. Hazırlanmak için odama geçtim, hazırlanırken dinlemek için bilgisayardan müzik açtım. Ben hazırlanırken fonda çalan müzikler, hareketli, muzip ve neşe dolu ezgilerdi. Giyeceğim kıyafeti günler öncesinden belirlemiş, yıkamış, ütülemiştim ama o sabah ona daha güzel nasıl görünürüm diye bir telaş kapladı içimi. Bu yüzden bütün gardırobu yere döktüm. Oluşan kıyafet yumağından en güzel kombinasyonu hazırladım. Neredeyse bir yıldır yüz yüze görüşemiyorduk ve şimdi onun karşısına en güzel halimle çıkmak için can atıyordum. Giyeceklerimi seçtikten sonra dişlerimi fırçalamak, saçlarımı yapmak ve o gün için özel olarak aldığım numaralı lenslerimi takmak için banyodaki puslu aynanın karşısına geçtim. Aynada onu ve ona dair anıları görüyordum. Onunla geçen güzel günleri, hasretinin bedenleşmiş halini, çektiğimiz acıları görüyordum.

Fonda çalan oynak ezgilerle birlikte birde ıslık tutturdum. Keyifle saçlarımı yaptım, dişlerimi fırçaladım. Hazır olduğumdan emin olunca evden çıkmadan önceki rutin kontrolümü yaptım.

Anahtarım, param, telefonum, kimliğim…

Hepsinin yanımda olduğundan emin olunca evden ayrıldım. Tam kapıyı kilitlerken, heyecandan bilgisayarı açık unuttuğumu fark ettim. Bilgisayardan yükselen acıklı balkan havasına biraz kulak verdikten sonra, hırsızlara karşıda bir koruma olur diye, hem de kapının kilidini açıp içeri girmekten üşendiğimden bilgisayarı açık bırakıp asansöre bindim.


İlk iş bakkaldan bir kaç naneli sakız almaktı. Zira nefesimin kötü kokmasını istemezdim. Mahallemizin bakkalı ufak tefek bir dükkandı. Penceresinden ince bir ışık sızıyor, havadaki tozları ifşa ediyordu. Suntadan çakma raflara muşambalar örtülmüş, muşambaların üstünde sakızlar, cipsler, çikolatalar dizilmişti. Bakkalın sahibi hacca gitmeden hacı olanlardandı. Mahalleli takmıştı ona bu ismi. Yaşlılığından mıdır, yoksa her daim başında duran yeşil takkesinden midir bilinmez. Bakkala girdiğimde içinden, geldi gene mendebur dediğinden emindim. Yinede yalancı bir tebessümle karşıladı beni. Birkaç sakız alacam, nanelisi var mı dedim. Sakız ufak paraydı, pek mutlu olmadı tabi. Bu yüzden sanırım, biraz sertleşmiş bir ses tonuyla işte önünde görmüyon mu dedi. Süt kabını yere boca etmiş bir kedi gibi birkaç tane aldım, parasını verdim. Tam bakkaldan çıkmaya yeltenmişken, dayanamayıp Hacı Dayı, o geldi, onunla buluşacağım dayı dedim.Hacı Dayı rahatsız edici bir gülümseme ile gözün aydın dedi. Küfredermiş gibi sağolasın Hacı Dayı diyip bakkaldan ayrıldım.Bakkaldan çıkar çıkmaz ağzıma bir çiklet aldım. Genzimi yakan tadından rahatsız olsam da sevdiğim için katlanılmayacak bir rahatsızlık değildi.

İkinci iş olarak ana caddedeki çiçekçiye uğrayıp onun en sevdiği çiçek olan papatyalardan bir buket aldım. Çiçekçimiz duvarları beyaz mermer kaplı pırıl pırıl bir dükkandı. Dükkanın ön ve yan tarafı camla kaplıydı, hele birde o öğlen güneşinde, dükkanın içinde gözlerin kamaşıyor, burnunun ucunu göremiyordun. Sıra para çiçeklerin parasını ödemeye geldiğinde, pek ekonomik zevkleri olduğu için ona bir kez daha aşık oldum. Aslında her gün ortalama altı kez ona yeniden aşık oluyordum.
Çiçekçiye heyecanlı, kısık ve bir parçada utanan bir ses tonuyla sevgilim uzaklardan geldi, ona alıyorum bunları dedim. Hadi ya çok sevindim diye cevap verdi. Sağolasın abi diyip çiçekçiden çıktım.

Sıra en önemli şeye gelmişti, Ona alınacak ufak bir hediye. Yüzük almam pek bir manidar olur diye bir kolye almaya karar verdim. Birbirine sarılmış iki sevgilini ortasında mavi taştan bir kalp olan bir kolye aldım. Sevgilim geldi uzaklardan, bir hediye paketi yapar mısınız dedim utanarak. Hay hay efendim dedi tezgahtar kız. Üstünde kırmızı yapışkan fiyonklardan olan, siyah bir hediye paketi yaptı.

Şimdi cebimde güzel bir hediye, ellerimde çiçekler ve ağzımda naneli sakız buluşacağımız yere doğru yol alıyordum. Buluşacağımız yere yaklaştığımı fark edince ağzımdaki sakızı attım. Saatime baktım, görünüşe göre geç kalmıştım. Zira hediyecide çok zaman kaybetmiştim, uyuşuk tezgahtar kız hediye paketini bir türlü yapamamıştı. Kıza okkalı bir şekilde küfür ederken adımlarımı hızlandırdım.

Buluşacağımız cafenin önüne gelince, onun içeride oturduğunu gördüm. Cafe sarılı mavili dekorasyonu ile insanın içini açıyor, neşe ve sevinç veriyordu. Ama nedense içimi bir telaş kapladı. Heyecanlanmıştım.

Bütün cesaretimi topladım, içeri girdim. Beni görünce çok sevindi, gözlerinin içi gülüyordu. Benim içimse kıpır kıpırdı, heyecan ve sevinç harman olmuştu içimde. Aşk mertebesinin doruğuna yürüyordum.

Birbirimize doğru yaklaştık, elimdeki çiçeği ona verdim. Kokladı, çok teşekkürler aşkım dedi. İkimizde gülüyorduk, bir müddet gülüştük. Gözlerinin içine anlamla ve aşkla baktım. O an durdu dünya.

Neden sonra titreyerek kendime geldim. Aniden olanca gücümle yüzüne sert bir tokat patlattım. Ne olduğunu anlayamadan, çiçekleri elinden zorla aldım. Tam gözleri dolacakken sırtımı dönüp cafeden çıkıp gittim.

Çiçekleri çöpe attım, hediyeyi aldığım paranın üçte ikisine sattım, sakızları sokakta oynayan çocuklara dağıttım.

Ve hiç pişmanlık duymadım.

Çünkü bir aşktan, bir buluşmadan beklediğim şeyi, heyecanı, telaşı, yürek çarpıntısını, ayrılık acısını ve sonunda kavuşmayı elde etmiştim. Bundan sonrası beni pek ilgilendirmiyordu.

Sonraları benim için “o bir ruh hastası” demiş.

Şimdi söyleyin ben ruh hastası mıyım ?


Buluşma
Yazı Sahibi
Emre Kundakçı
Emre Kundakçı tarafından 30.7.2008 tarihinde eklendi 146 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Buluşma isimli yazı, Emre Kundakçı tarafından 30.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
vallahi işte vuslattan sonra aşkın bitmesi, aşkta onemlı olan şeyin o çekilen acılar oldugu gibi bir şeyi anlatmak istegiyle yazmıstım bunu, fakat sımdı tekrar bende okuyunca daha degişik geldi gözüme sanki bir yabancı yazmıs gibi geldi. ilginç bir yazıymış cidden. :D


01.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Öyküdeki adam,etraftaki kişilerin saygı duyduğu biri olmayı bırakın nefret ettiği biri.Sevgilisi tarafından da ruh hastası olduğu belirtilen kişi.Adamın bazı beyin merkezileri dengeli ve zeki olsa da,kızı hiç hakkı olmadığı halde üzdüğü nokta ile tokattan sonraki pisikolojik tatmin egoizmi yönleri ile,evet bir ruh hastası.Not:Benim farkedemediğim başka bi şey anlatmak istediğsen de,belirgin bir şey olduğunu sanmıyorum,bunu ben farkedemedim.Emeğine sağlık,üslubun tarzım olmasada,çarpıcı ve farklı olan mantığın güzeldi.


01.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Vuslatta biten sevdalar böyledir. bilinç altını işlemişsin güzeldi...


06.08.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 38 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
2
Duygu Gemisi
Berna BaşabaşAşk Hikayeleri • 34 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
Olmayan Sevgiliye
Doğukan İçilAşk Hikayeleri • 53 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 89 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kadın ve Adam ( Kadın Öldü)
Hilmi NevruzpulAşk Hikayeleri • 71 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
20
Yağmurun Anlamı
Emre KundakçıYaşamdan Hikayeler • 58 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
6
Yolculuğu Deneme(k)
Emre KundakçıDeneme / Karalamalar • 55 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Giden`in Haklılığı
Emre KundakçıKlasik Şiirler • 55 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
19
Uslu Bebek
Emre KundakçıYaşamdan Hikayeler • 148 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
8
Tuhaf Kız
Emre KundakçıYaşamdan Hikayeler • 130 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
14
Seviyormuş Gibi Yapmak
Emre KundakçıSevgi Hikayeleri • 501 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
12
İntikam Öyküleri No1
Emre KundakçıYaşamdan Hikayeler • 437 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
22
Kanın Dayanılmaz Tadı 2
Emre KundakçıKorku Hikayeleri • 316 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
4
Kanın Dayanılmaz Tadı 3
Emre KundakçıKorku Hikayeleri • 305 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
14
Domuz Olmak İstiyorum
Emre KundakçıYaşamdan Hikayeler • 284 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Buluşma, Buluşma hikayesi, Buluşma hikaye, Buluşma nedir?, Buluşma hakkında bilgi, Buluşma hikayeleri, Emre Kundakçı hikayeleri, Buluşma nedir, Buluşma hikayesi, Buluşma hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Sezer Nişancı İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Company Reports | Loan | Bad Credit Loan | Mortgage Calculator | Online Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul