“Hepimizin hayatta ikinci bir şans dilediği olmuştur. Ya da “Şimdiki aklım olsaydı!” dediğimiz. Yaptığımız hatanın telafisini aradığımız, hatta en başa dönüp; hiç olmamış, yaşanmamış gibi hissetmek istediğimiz… Hikaye bu ya! Ben; aşk dolu, sevgi dolu, sevdiği için ölümü göze almış bu iki kadına “B” şıkkını sunuyorum...”
Hepimizin hayatta ikinci bir şans dilediği olmuştur. Ya da “Şimdiki aklım olsaydı!” dediğimiz. Yaptığımız hatanın telafisini aradığımız, hatta en başa dönüp; hiç olmamış, yaşanmamış gibi hissetmek istediğimiz… Hikaye bu ya! Ben; aşk dolu, sevgi dolu, sevdiği için ölümü göze almış bu iki kadına “B” şıkkını sunuyorum! Sizlere de seçme hakkı!
“Ne kadar geriye saralım? Sanırım burası yeterli.”
“Falçatayı olanca kuvvetiyle parmağına bastırırken, süzülen kan yere damlamaya başladı. Olur da irkilirim, olur da canım yanmaya başlar düşüncesiyle gözlerini açmıyordu. Yanaklarından süzülüp; yağmur damlalarına karışan yaşlar, parçalanmış yüreğinin kabaran isyanını besliyordu. Göğe yüzünü verip bir süre gözkapaklarına, çıkık elmacık kemiklerine vuran damlaları tutmak istercesine dudaklarına aralayarak durdu, durdu…”
Yıldız, şaşkın halde onu izlerken, olanca gücüyle kaldırdığı eli, genç kadının suratına şamar olarak inmişti.
“Seher kendine gel!” diye bağırdı. İnanmıştı… Birbirini bu denli seven iki insana ne denilebilirdi ki… Bu aşamadan sonra evliliğini ve hatalarını sorgulamak anlamsızdı. Çantasından mendil çıkarıp Seher’in kanamakta olan parmağına sıkıca bastırdı. Daha sonra cep telefonundan kocasının numarasını çevirdi. Açıklama yapmadan sadece havanın kötü olduğunu, bir arkadaşı ile dışarıya çıktığını anlatıp, bulundukları yeri tarif ederek almasını istedi. Ayrıntıya girmeden “Bizim yerimiz” demişti…
Seher beklenmedik bu tavrın karşısında ürkek ses tonu ile “Dün gece bitmişti, hatamı kabul ediyorum, o mesajı yazmamalıydım, İnanın evli olduğunu bilmiyordum! Ne olur bana inanın!” diye yalvarıyordu. Sorun evli olması, söylenmemesi, yüreklerde bitmeyen bir duygunun basit bir tartışma sonunda bitmiş görünmesi; hiç birisi değildi ki…
Yıldız olgun tavrıyla; hayat görüşünden, yaşadığı evlilikte aşkı hor kullanıp zamansız tüketmişlerse onun suçu olmadığından bahsediyordu. Eğer ortada hata varsa kocasına aitti. Dürüst davranıp bitmesi gerektiğini söyleyebilirdi. Söylerse adı “Aldatma” olmazdı ki! Hem o zaman adrenalin de olmazdı… Garip bir durum!
Gri arabanın arkasına park eden lacivert arabadan inen bir adam, onlara doğru geliyordu. Yıldız’ın arkası dönük olduğu için göremiyordu. Seher gözü takılmış halde “Birisi bu tarafa geliyor” dedi. Yıldız arkasını dönüp Mehmet olduğunu görünce “Ne demek birisi? Tanımıyor musun?” dedi.
Mehmet iyice yaklaşmıştı. “Hayatım! Ne bu halin, sırılsıklam olmuşsun! Hadi hemen arabaya gidelim!” derken Seher’e dönüp “Hanımefendi sizde buyurun” dedi. Donmuş halde tepkisiz birbirine bakmakta olan iki kadın…
“Bu gerçek olamaz değil mi?” diyebildi Yıldız. …………………………………………
Bu defa da Türk filmi gibi bitti değil mi? Belki de şimdi! Harun aramalı… Bırakın böyle bitsin!
“Yağmur sicim gibi yağıyor! Bulutlar aşk ağlıyordu.” Yazmanın zamanı…
Çünkü: bizim aşklarımız gerçek, sevdalarımız masumdur. İşte bu yüzden!
Ne zaman yağmur yağsa… Bulutlar hep “Aşk” ağlayacak…
Melek Öztürk / 03.05.2008Müthiş bir b şıkkı olmuş yani, zaten diğerinde Harun u okuyunca yaw bu da nerden çıktı dedim...ama alternetif bu ya polyanna olmak gibi...vallahi bir çırpıda sürüklenerek okudum...:))
Aygül Karacan / 03.04.2008Ben bu şıkkı tercih edeceğim. Umut olmalı, güzel bitmeli bütün hikayeler. Tebrik ediyorum sevgi ve saygılarımla
Fatma Çetin Kabadayı / 13.03.2008Değerli üstadım,
öncelikle yorum yazma inceliğinizden dolayı teşekkürlerimi dile getirmek istiyorum. Yazdıklarınızı bir solukta okudum, söyleyecek hiç bir şey bulamıyorum, çok güzel... sevgiyle kalın.
Gülçin Karakaya / 12.03.2008Artık bulut kelimesi bende çok farklı duygular yaşatacak.Mükemmelsiniz...
Muzaffer Akçay / 11.03.2008........................kelimeler bazı anlarda anlam ifadede yetersiz olabilir................................Enfes nihayet vermeniz beni rahatlattı.
Serkan Köse / 11.03.2008Uzun zamandır okuduğum en iyi öykülerden biriydi. Okurken yüreğimin ezildiğini hissettim. Her ne kadar mutlu son olsa da B şıkkından ziyade A`yı tercih ediyorum.
Bravo!
Ayten Dirier / 10.03.2008Kaç gündür etkisinden kurtulamıyorum derken, B şıkkını gördüm. Okurken biraz rahatladım ama A şıkkının burukluğu halâ beynimde, çünkü bu tür olaylarla çok karşılaştım. Hep sevgiyle kal Necla Hanım...
Anıl Baran / 10.03.2008müdüre hanım yine şaşırttınız bizi ve yine sonuç kişinin baktığı pencereden göreceğine kalmış...Anlatı dilinizi çok seviyorum kaleminiz ışıldasın ki biz de keyifle okuyalım...
Necla Alptekin / 10.03.2008Sevgili Doğu Bey. Öncelikle öyküyü bu kadar dikkatli ve titizlikle okuduğunuz için teşekkür etmek isterim. Tespitiniz doğru... Birikimlerim ve tecrübelerim diyor ki; Hiç bir erkek sevgilisinin cep telefonunu kayıt etmez ya da İnci`nin adı İlhami`dir; Aysel`in adı Ahmet... Yıldız`ın öfkeyle kocasına çatması da muhtemel şıklar arasındaydı. Ancak kadınlar ne kadar güven duyarsa duysun birincisi duygusaldır mutlaka gidip araştırmak ister,ikincisi kocasının söylediğine inanmayacaktır. Hem kocasına sorsa söylese bile ; kaç erkek itiraf eder ki, inkar etmesi olasılığı daha yüksek. Olası şıklar o kadar çok ki her birinden farklı son ile biten yüzlerce öykü çıkar diye düşünüyorum. Saygılar.
Damla Almalı / 10.03.2008Tamamdır bu son daha güzel bence..Bırakalım Türk filmi gibi bitsin hem hayatımızda o kadar çok böyle şeylerle karşılaşabiliyoruz ki..Tebrikler harika bir yazı dizisiydi...Ellerinize,emeklerinize sağlık...
Doğu Kılıçoğlu / 10.03.2008öyküyü okudum başta sona sayın Alptekin, .. güzeldi, sürükleyiciydi, sonu da toplumun istediği gibi bitti. Tek bir nokta vardı, belkide minik bir detay.. sanırım o gözden kaçtı, ben yorumları bekledim hep, o detayı şimdi söylemek istiyorum.. Yıldız eşine gelen mesajı okudu, mesaj yanlışlıkla geldiğini son bölümde anladık, yanlışlıkla gelmişse , cep telefonunda Seherin numarası ve adı kayıtlı değildi. Yıldız o halde ani öfke ile davranarak, eşine bir şey söylemeyerek duygularının yönelttiği davranışı gösterdi diyebilir miyiz? Eşinden şüphelenmesi gerekecek bir durum yoktu oysa, ... saygılarımla..
Seher Yildiz / 10.03.2008Keske hayatta boyle bir imkanimiz olsaydi.. Cok farkli ve guzel bir dusunce, yazmis oldugunuz aslinda hikayenin diger yuzu, iki taraftan bakabilmeli olaylara.. bu bazen filmlerde de yapiliyor, ve benim cok hosuma gitti.. Son olarak da demeden edemiyecegim..Yildiz ve Mehmet mutlu olacaklarmi.. :)
Kaleminize Yureginize saglik..muhtesem bir son olmus boylede.
Erturan Elmas / 10.03.2008Öykünün iki farklı seçenekle bitirilmesi bu öyküyü daha da ilginç kılıyor. A veya B şıkkını seçmek bize bırakılmış. Elbette ki B şıkkını seçiyoruz. Malum biz Türkler mutlu sonla biten masallarla büyüdük ve bu tür filmleri, romanları sevdik. Yıldız`ın uçurumdan atlaması, Seher`in çamurlara bulanması okuyucuyu şok etmişti.
Sonuçta öykünde anlattığın gibi küçük hatalar çok ciddi kötü sonuçlar doğurabilir veya hiçbir önemli sorun çıkarmaz. Yanlış hesap Bağdat`tan döner.
Güzel , ilginç ve farklı bir öykü okuttun bize. Tebrikler ve teşekkürler.