Çakal Mantığı
29 / 1 / 2008 Salı tarihinde Oktay Ertuğrul tarafından eklendi, 333 kez okundu...
“Bu kez çektiğim acı değil. Başka bir şey. Tanımlayamadığım bir şey. Ölüm desem değil, Azrail desem hiç değil, aşk mı o hiç değil. bir şeyler bulaştı duygularıma, düşüncelerime; bir illet, bir lanet dokundu en gizli yanıma. Karanlıkla kutsanmış bir elbise giydim, hiç sevdiğim elbise kalmamış. Birisi vurmalı, evet, evet vurmalı,! Beynimi, gözlerim...” Okuyucu Puanı ;
Çakal MantığıBu kez çektiğim acı değil. Başka bir şey. Tanımlayamadığım bir şey. Ölüm desem değil, Azrail desem hiç değil, aşk mı o hiç değil. bir şeyler bulaştı duygularıma, düşüncelerime; bir illet, bir lanet dokundu en gizli yanıma. Karanlıkla kutsanmış bir elbise giydim, hiç sevdiğim elbise kalmamış. Birisi vurmalı, evet, evet vurmalı,! Beynimi, gözlerimle görebileceğim bir yere çıkarıp parçalamalı.Bunun başka yolu yok, düşünün bir yerlere kaçıp kaybolma hissi bile yok. Çok tehlikeli olabilirim. Ne zaman başladı tüm bunlar bilmiyorum, hatırlayamadığım bir sonsuzluk kadar uzundu. Doğumumla belliydi belki her şey. Belki de silinmiş bir kelime kadar bile anlamım yoktu, izim yoktu. Edebiyatmış peh, tüm bunların sebebi okuma ve yazma hırsı değil mi? İlk kendimi öldürdüm hakim bey, ilk kendimi öldürdüm. Kendini öldüren birisi nasıl katil olabilir? Hangi literatüre bakarsanız bakın böyle bir şey mümkün olmadığını göreceksiniz. Şeylerin arasında boğulup kaldım. Soluk alamadım, ellerim yukarıda bir kara parçası, bir ışık bulmaya çalıştı bulamadı. Ölüyüm, inanamazsanız bakın vücuduma hangi hücrem soluk alıyormuş? Soluk alan bir canlı nasıl yapabilir tüm bunları veya nasıl yaşabiliyor hala? İki katlı, köhne kelimesi gibi her an çökebilecek bir evdi. Hayır, hayır durun. İki katlı değildi. Bir buçuktu, tuğlalar yetmemiş. Evimiz mi bana benzedi ben mi evimize benzedim bilmiyorum. Ama yıllardır inatla yarımız ikimizde, hiç tamamlanamadık. Hiç, hep… işte tüm mesele bu, yarım diye bir şey var mıdır? Ne işe yarar? Debelenmekten başka. Yazmak, soluksuz, ölü, gökkuşağı, bulutlar, kuyu, hiçlik, anlamsızlık, anlam, çay, çay kokusu, anason kokusu, midem, ciğerlerim, dökülen saçlarım, ben Allah belasını versin ki ben… ve yazmak … Orada, bir merdiven altında, görünmez bir kuytuda saklanmış beni takip ediyor. Kim o, aynada bile varlığını hissettiriyor. Hangi talihsiz gün gelip yakama yapıştı? Hangi can için beni feda etti? Titreyen uzuvlarım yine kötülüğün habercisi, beyaz diye bir renk var mıydı? Ne istiyorum ben, ne istiyorum, ne istiyorum, ne istiyorum, ne istiyorum… Kimsenin beni tanımadığı bir dünya, bir din istiyorum, bir inançsızlık istiyorum. Kimsenin olmadığı bir yer istiyorum. Kimse şarkı söylemesin, kimse mendil sallamasın, kimse hoş geldin demesin, hiç ev olmasın, hiç yağmur olmasın, hiç yıkılacak yuva olmasın… Gidiyorum, bulacağım böyle bir yer. Eminim, karanlıklarda saklanan biri varsa o karanlığı bulup içine dalacağım. Yüzüğü takacağım parmaklarıma, uyacağım karanlıklara-efendilere. Buyrun köleniz, tepe tepe kullanın. Ama hiç soluk alamıyor dikkatli olun, en gizli yerinize aç bir çakal gibi saldırabilir. Doğru tanım bu, evet, evet bu! Soluk almayan, zevkleri için yaşayan biri ancak çakal olabilir hakim bey. Çakalı idam etmeye gerek yok ki, vahşi doğaya salın, o kendini bir ceylan bulur. Ceylanlardan siz sorumlu olamazsınız ki! Çakal mantığı mı bu? Doğru tanımlamaya ancak saygıyla eğilebilirim. Ama bu kendi dişlilerini yok ettikçe büyüyebilen bir çark hakim bey. Görmüyor musunuz, benim yerime geçmek isteyen kaç çakal daha var altta! Severek hizmet ettim hakim bey bu çarka. Evet, itiraf ediyorum: Çıkarlarımı ancak daha büyük çakalların hizmetine girerek, onların çıkarlarını gözetir gibi görünerek koruyabilir ve emellerimi gerçekleştirebilirdim. En büyük çakal benim demeye az kalmıştı. Bırakırsanız eğer en büyük ben olabilirim. Düşünsenize en büyüğü affetmiş olacaksınız, ilerde hakimlere hep ihtiyaç olacaktır.
Tavsiye Et :
Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
• Kubilay Koçak • Başkaldırı Hikayeleri • 68 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ağustos
14
Karmaşık Düşünceler Sağanağı
• Mozan Aras • Başkaldırı Hikayeleri • 169 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 234 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
27
Şubat
14
Şubat
7
Ocak
29
Ocak
28
Şubat
7
Aralık
24
Ocak
28
Aralık
15
Ocak
29 |
![]() |
|
||||||||