kayit
Google Özel Arama
Necla Güney Alptekin Canlı Yayında!
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Çakışan Hayatlar


Çakışan Hayatlar

Küçük bir odanın içinde üç çocukla oturan bir kadın. Eski bir kanepe yere yapıştı yapışacak… Köşede bir soba yanıp yanmadığı belli değil. Çocuklardan fırsat buldukça içine iki gazete kağıdı atıyor kadın. Komşularından toparladığı kağıt parçaları bitti bitecek… En büyüğü yedi yaşında en küçüğü iki üç çocuk… Burunlarındaki sümükler uzadıkça uzuyor. Kadının çocuklarıyla ilgilenecek hali bile kalmamış… Kendisini bırakıp giden adama beddualar kopuyor yüreğinde… Bir zamanlar neden ve niçin sevdiğini sorguluyor dört duvardan oluşan inşaat odasına bakarak… İçinden buna da şükür diyor evi olmayanları sokakta kalanları düşündükçe… Yüzü gülüyor ardından… Kanepeden kalkıyor ve ufak televizyonun yanındaki kırık dökük sehpadaki kimlikleri alıyor eline… Üç tane resimsiz kimlik…

İçinden “Ah adam sen nasıl bir babasın ki çocuklarını nüfusuna bile almadın” diyor. Tekrar kızıyor ama bu defa kendine… Yıllarını verdiği adama kaçtığı için… Ona üç çocuk vermesine rağmen nikahta yapmamıştı kocası ve buna bir anlam veremiyordu. Çocuklarına bakındı yine… Büyük oğlu diğerlerine göre daha bir durgun görünüyordu. Babasını özlediği halde annesinden çekindiği için bu cümleyi telaffuz edemiyordu. İçinde büyük fırtınalar kopmaktaydı. Kaçıp giden babasına hem kin besliyor güzel günleri hatırladıkça da ona sarılmak istiyordu. Hepsi kapının sesiyle irkilmişti. Kadın odadan çıkıp kapıyı açtığında komşusunu görünce gülümsedi

“Gelsene” dedi.

Birlikte tek odaya geçtiler. Gelen kadın yeni taşındığı için yabancıydı bu ortama. Birazda tedirgin görünüyordu. Bir kadın ve üç çocuğun dramına içerlenmişti. Kanepenin köşesine oturdu. Yedi yaşındaki çocuğa baktı uzun uzun. Sonra da annesine;

“ Anıl seneye okula gidecek değil mi?” dedi.

Gülümseyen anne elindeki kimlikleri uzattı. Komşu kadın sevinmişti.

“ ne güzel kimliklerini çıkarmışsın” dedi.

Emine;

“ iki gündür bu işle uğraşıyorum. Anıl büyük olduğu için hastaneden rapor istediler.”dedi

Komşu kadın onu teselli etmek istercesine;

“ Hayatta ilk başarın işte bu. Başkalarından bekleyeceğine kendinde gücü bulmalısın.”dedi

Emine kadına bakıp;

“ Soyadlarına bakmadın.”dedi.

Komşu kadın tekrar kimliklere baktı.

“ Kendi üzerine mi yazdırdın. Ama baba adı yazıyor burada” dedi.

Emine;

“ bana kalsa o şerefsizin adını yazdırmazdım ya savcılıkta dilekçem vardı”dedi.

Sözüne komşu kadın;

“ Ne dilekçesi” dedi.

“ Oğlanı okula veremeyince savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum. Bu adam benim imam nikahlı eşimdir ve çocuklarına kimlik çıkarmadı diye”dedi.

Komşu kadın gülümsedi.

“ devleti bağlamaz imam nikâhı. Ancak DNA testi yaptırabilirsin çocukların ondan olduğunu ispat etmek için. Sana imam nikâhını sormazlar.”dedi

Emine biraz şaşkın;

“ Burada herkes onun benim kocam olduğunu bilir.”dedi.

Kadın kahkaha attı.

“ devlete nasıl ispatlayacaksın.”

“ Haklısın galiba… ne yapayım ben cahilim.”dedi.

Sonra da kalkıp odadan çıktı. Çay yapmak için…

Komşu kadının gözleri halen Anıl’a takılmıştı.

“ Okula gitmeyi istiyorsun değil mi?” dedi.

Başını sallayan çocuğun gözleri gülüyordu.

“Ben babam gibi olmayacağım” dedi ister istemez.

Kadın bir an durakladıktan sonra;

“Bazen büyüklerde hata yapabilir. Ama onların hata yapması senin sevgini eksiltmesin. Özledin mi babanı?”dedi.

Anıl dudaklarını açtığı an annesinin içeri girdiğini gördü ve sustu. Sadece başını evet anlamında salladı. Annesine baktı. Onun gözlerinde bir şeyler arar gibiydi. Bu defa;

“ Özlemedim babamı” dedi.

Komşu kadın;

“ Ne olursa olsun o senin baban.”dedi.

Çocuk bir şeyleri ispat etmek isteyen edasıyla;

“O beni dövüyordu ama” dedi.

Başını salladığını gören annesini ikna etmek adına çabalar gibiydi.

Emine;

“ Belki birgün gelir büyüdüklerinde” dedi.

Bir köşede oturan küçük Seda;

“ O zaman neden babamı anne” dedi.

Komşu kadın çocukların ruh halinin bozulduğunun farkındaydı. Aklı kendi kızına takıldı. İçinden acaba benim kızımda beni suçluyor mu diye geçirdi.

Emine kızına bir cevap vermek için zihnini zorluyordu. Kovmadım dese olmayacak kovdum dese kızının daha fazla tepki göstermesinden çekiniyordu. Komşu kadın imdadına yetişmişti.

“Kızım bazen büyükler anlaşamazlar ve ayrılmak zorunda kalırlar. Bu sizler için verilen en iyi karardır.”dedi.

Emine Anıl’a bakıp;

“ Oğlum baban gelse onu alır mısın?” dedi.

Çocuk tedirgin ve ürkek bir ses tonuyla;

“ Sen istersen” dedi.

Komşu kadın dik bakışlarıyla Emine’ye baktı. Emine bu bakışların ne anlama geldiğini anlamıştı ve sustu. Komşu saatine bakıyordu.

Emine;

“Ne o sevgilinle mi buluşacaksın” dedi.

Komşu kadın gülümseyerek;

“ Nerden bildin?” dedi.

“İkide bir saatine bakıyorsun da”

“ Evet ama bu sevgili başka bir sevgili?” dedi kadın.

Emine şaşırmıştı.

“ Nasıl yani?”

“ Akşam namazını kaçırıp kaçırmadığımı hesaplamaya çalışıyordum. Eve gitmem gerekiyor.”

Emine gülümsedi

“Sofi mi oldun” dedi.

“ Yok ya. Sadece huzur duyuyorum.”dedi

Emine;

“ Seni dışarıdan gören böyle bilmez.” Dedi.

Kadın biraz düşündükten sonra;

“ haklısın. Ama insanların inançları kendinedir. Başkalarının öğrenmesi gerekmiyor.”dedi.

Emine karşısındakine daha bir hayranlıkla bakmaya başlamıştı.

“ Burada kılabilirsin ama benim seccadem yok.” Dedi.

“Sen bana başörtüsü ve etek getir. Temiz bir bezin varsa onun üzerinde kılarım” dedi.

Ayağa kalkan Emine odadan çıktı…

Saatler geçmiş komşu kadının gidişinin ardından düşünceler içinde kaybolmuştu mazide. Yatağa uzanmıştı ve uyku ile uyanıklılık arasındaydı.

Gecenin bir yarısı kapının gürültüsüyle korkuya kapıldı. Üç çocuğu uyuyalı çok olmamıştı ki kapı güm güm inliyordu.

Yattığı yerden doğruldu ve kalktı. Odadan çıkıp kapıya doğru yürüdü.

“ Kim o” dedi korkuyla.

Ses tanıdıktı.

“ Benim. Kapıyı aç” diyordu

“ Git buradan.” Dedi Emine.

“ Ben yaptıklarımdan pişmanım. Çocuklarımı ve seni özledim.”

“ İnanmıyorum sana. Ben seni hayatımdan çıkardım.”

“ Sen beni seviyorsun.”

“Git. Yoksa polis çağıracağım. Benim ve çocuklarımın neler yaşadığını düşündün mü aylarca. Şimdi gelmiş sevgiden bahsediyorsun”

“Son kez affet”

Emine kocasına inanmaması gerektiğine kendini inandırmaya çalışıyordu. Onu seviyor muyum hala diyordu içinden. Ama ne olursa olsun onu çıkardım hayatımdan dedi. Kocasının dışarıda yükselen feryatlarını duymak istemiyordu ve içeriye doğru yürüdü. Bir adam on yıldır bana iyi bir gün yaşatmadıysa bundan sonra da yapamaz dedi. Küçük oğluna sarılıp uyumak için kendini zorladı. Uykusu kaçmıştı. Zihninde güzel günler sıralanmaya başlamıştı. Birden kocasını özlediğini hissetti. Tekrar kalktı ayağa ve kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açtığında yere yığılmış vaziyette kocasını gördü. İçeriye giren adam Emine’ye sarıldı ve onu özlediğini söylüyordu. Emine’nin içinden de aynı düşünceler geçiyordu ama dile getirmek istemiyordu. Bir yandan kaldığı sitenin yönetiminden çekiniyor bir yandan da çocuklarının babasından kopmak istemiyordu. Sevgi karın doyurmuyordu. Buradan atarlarsa nereye sığınırım dedi kendine. Bu adam yine çeker giderse açıkta kalacağından emindi. Ama bu dakikaları da kaçırmak istemiyordu. Eşiğin gerisinde arzu dolu dakikalar düşüncelerle birlikte başlamıştı ve kendini koyvermişti sonunu düşünmeden. Şimdi tek isteği bir zamanlar sevdiği adamla içinde alevlenen cinselliği yaşamaktı. Bu bir onursuzluksa yaşamaktaydı. Zaten önceden de evli değildi şimdi de… O zaman kaybedecek bir şeyi yoktu.





Çakışan Hayatlar
Yazı Sahibi
Havva Gülbeyaz
Havva Gülbeyaz tarafından 28.9.2007 tarihinde eklendi 226 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Çakışan Hayatlar isimli yazı, Havva Gülbeyaz tarafından 9/28/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
İlk kez yazılarınızı okuyorum ve diyorum ki Sen neymişsin be arkadaş En kısa sürede yazılarınızı okuyup telafi edeceğim noksanlığımı.. Tebrikler, c.d.


9/28/2007 tarihinde yorumlandı.


Aralık
3
Test Sürüşü
Korhan BoraYaşamdan Hikayeler • 11 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 28 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sonra
Tolga AkpınarYaşamdan Hikayeler • 31 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Dünya Engelliler Gününü Saygıyla Anıyorum
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
3
Adak (8 Bölüm)
Aylin BaşdemirYaşamdan Hikayeler • 33 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
5
Siyahi Gecenin İçinde
Havva GülbeyazToplumsal Şiirler • 231 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Temmuz
22
İstanbul`da Özlem
Havva GülbeyazHayata Dair Denemeler • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Sen Varlığa Geçişin Kapısısın
Havva GülbeyazHayata Dair Denemeler • 168 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Devrim Ateşi
Havva GülbeyazKlasik Şiirler • 234 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Seni Sensizliğinde Yaşarım
Havva GülbeyazKlasik Şiirler • 148 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
28
Teşhirci Kadın
Havva GülbeyazEleştiri Makaleleri • 1714 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
15
Aldatmak ve Aldatılmak Üzerine
Havva GülbeyazYaşamdan Hikayeler • 1492 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
20
Sinop Tarihi Cezaevi ve Nazım Hikmet
Havva GülbeyazEleştiri Makaleleri • 1218 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Eylül
15
Köy Enstitüleri
Havva GülbeyazHayata Dair Makaleler • 1076 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
14
Bu Kadar Zor mu Seni Seviyorum Demek
Havva GülbeyazSevgi ve Aşk Şiirleri • 976 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Çakışan Hayatlar, Çakışan Hayatlar hikayesi, Çakışan Hayatlar hikaye, Çakışan Hayatlar nedir?, Çakışan Hayatlar hakkında bilgi, Çakışan Hayatlar hikayeleri, Havva Gülbeyaz hikayeleri, Çakışan nedir, Çakışan hikayesi, Çakışan hikayeleri, Hayatlar nedir, Hayatlar hikayesi, Hayatlar hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Necla Güney Alptekin İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Gas Suppliers | Debt Help | coupon-zone.com | Debt Management | Credit Card Debt Consolidation | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul