Can Kırıkları
4 / 7 / 2008 Cuma tarihinde Alper Kuşcu tarafından eklendi, 80 kez okundu...
“Pembe puanlı iç çamaşırı özgürlüklerini, dış çamaşırı kreasyonuyla sonuna kadar kullanan ve başkalarına, ninelerimiz kadar giyinme sadakası lütfeden, kedi- köpek sevicileri, gülle taşıyan mermi yiyen peçeli kadına, bir hayvan hakkı kadar bile vicdan vermedi… Oralarda Allah; sınava girerken, bir de hastane kapısında lazımdı. Takla atan arabad...” Okuyucu Puanı ;
Can KırıklarıPembe puanlı iç çamaşırı özgürlüklerini, dış çamaşırı kreasyonuyla sonuna kadar kullanan ve başkalarına, ninelerimiz kadar giyinme sadakası lütfeden, kedi- köpek sevicileri, gülle taşıyan mermi yiyen peçeli kadına, bir hayvan hakkı kadar bile vicdan vermedi… Oralarda Allah; sınava girerken, bir de hastane kapısında lazımdı. Takla atan arabadan gayri ihtiyari ağızdan çıkan bir paniklik kelamdı. Boynuzsuz koyun boynuzludan hakkını alacak, boynuzları uzamış, sarmaş dolaş iffet düşmanlarından kim hesap soracak. Bizim buralarda, Seherlerde dervişler; gözbebeklerimizden giren virüsleri seccadelerinde format çekerek temize çıkardılar. Dünyanın pis kanını karaciğerleriyle süzüp, bütün günahlarını böbrekleriyle attılar, lanetlerin bütün irin ve iltihaplarını sırtlarına iftira yüküyle yüklenip, biz üç gün daha sömürelim diye dünya nimetlerini, terk_i dünya eylediler hesap gününe bırakıp… Artık İsraf eyledi Nemrut, sökün eyledi dağlar, sürür eyledi yapraklar, imalattan kalktı, eski tezgah merdiven altı çökertilmiş çökelekler, çetelesi çizilmiş çeteler. Mağaralardaki uğultular, derin denizlerin redif tesbihleri, bir isim aşkına, can damarlarının kırmızı suyunda yanar mavi dünyanın. Ey zaferan yutmuş gece, çiğnenmiş ömrü kusan gündüzler, hüzünleriniz kaç kat, kaç düğümlü mum sarılı tılsımlarınızın mührü, seccadeler neden köşeli, sonsuzluk yuvarlak değil mi varlığın içinde… Ve düğün konvoylarının cenaze konvoylarına karıştığı caddelerde, segah segah minareler hayata tepeden bakıyor, arştan akıyor kandiller arası yağan ezanlar. Bir düşsem, altıma CAN KIRIKLARI koyacak okunan selalar. Dikilen dikey umutların yükseldiği apartmanlardan çığlıklar dökülüyor, yutan yatay geçişlerin düştüğü harman yeri mezarlıklara, kurutulmuş can düşüyor… Sen eskitilmiş sızlanan tövbe, Arzıma gel, göğüme yapış geri dönüşümsüz dualarım, patlat helyum dolu uçan balonlarını nefsimin, tırnağı ruh kafesimde cana değsin nedametin, cana gelsin bütün taşlanan kurbağaların ümitsiz kaçışı, atıl yavruların asfaltta ezilmiş feryadı. Cana can katsın inzivada bekleyen heybetli mukarrebler, artık kıyamet sabahı… Sen mümkünatımsın, saçmasapansın, husumetin taş gibi içimde, ezilmekte kanayan hayatın ufalanmış kırıkları, acımakta “ kendi düşen ağlamaz sevdasının” düştüğüm sıyrıkları, terliğini ters giyen çocukların düşen emziğinde saklısın, yıkanması gerek ellerimle, acıtan yanlarınla…acıyan yanlarımı…
Tavsiye Et :
Didar Emre yazıyı tebrik etti...
Mehtap Güngör yazıyı tebrik etti...
Bayram Kaya yazıyı tebrik etti...
Aylin Başdemir yazıyı tebrik etti...
Ayşe.b Yıldız yazıyı tebrik etti...
Eylül
7
Eylül
7
Derdim Var Sanırdım…
• Hakan Tarık Osmanoğlu • Hayata Dair Denemeler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
7
Bencilliğin Yalnızlaştıran Zehiri
• Seyit Uzun • Hayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
1
Ağustos
7
Temmuz
28
Temmuz
25
Temmuz
4
Temmuz
28
Temmuz
4
Temmuz
25
Eylül
1
Ağustos
7 |
![]() |
|
||||||||||