18 / 4 / 2007 Çarşamba tarihinde
Özge Çetinkaya tarafından eklendi,
1368 kez okundu...
“Söyle artık Çanakkale,konuş,kükre şu yetmiş milyona!Şahlandır toprağını güç ver bize,anlat yüksek sesle neler yaşadıklarını…Önce Hasanlar çıksın bağırsın,Seyitler,Mehmetler.Titretsin vatanın dört bir yanını, ayağa kaldırsın,ağlatsın hıçkıra hıçkıra.Sarılalım sıkıca şanlı bayrağa ve hep beraber dinleyelim ibretlik kahramanlıkları, kulak vereli...”
Okuyucu Puanı ;
Çanakkale`nin Sesi
Söyle artık Çanakkale,konuş,kükre şu yetmiş milyona!Şahlandır toprağını güç ver bize,anlat yüksek sesle neler yaşadıklarını…Önce Hasanlar çıksın bağırsın,Seyitler,Mehmetler.Titretsin vatanın dört bir yanını, ayağa kaldırsın,ağlatsın hıçkıra hıçkıra.Sarılalım sıkıca şanlı bayrağa ve hep beraber dinleyelim ibretlik kahramanlıkları, kulak verelim Hasan’a :
‘’İlk defa yükü bu kadar ağırdı postacının,onun dağıttıkları sadece birkaç mektup ve mürekkepten ibaret değildi.O aynı zaman da tarihi de çantasında götürüyordu farkında olmadan.Umutları,hasretleri,inançları taşıyordu Anadolu’ya. Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleri içlerinde ki sevgiye daha fazla engel olamamış ve o genç yaşlarında Çanakkale’ye harbe gitmeye karar vermişlerdi.Cephe de komutanları onları sıraya sokmuş üstlerini başlarını düzeltiyordu.Herkes sabah yapılacak olan süngü savaşına hazırlanıyordu.Komutan sordu;
‘’yavrum siz kimsiniz?’’ içlerinden biri; “Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleriyiz Vatan için ölmeye geldik’’ diye cevap verdi.Savaş için çok küçüktüler,daha silah tutmasını dahi bilmiyorlardı.Ay,dua’ya açılmış avuçlarda yansıtarak ışıklarını kendisini gösteriyordu.Güneş yavaşça uyandı yansıtmaya başladı ışıklarını kimileri için gördükleri son güneş ışığıydı.Düşman gemileri siperleri bombalamaya başladı.Yer gök top sesleriyle çınlıyordu.Her top’un toprakla buluştuğu anda bir gün önce ölenlerin el,kol,bacak gibi parçaları havaya saçılıyordu.Yüzbaşı çavuşa bağırdı;’’Yandık!’’siperin köşesini işaret ediyordu.İşaret ettiği yerde cephe’ye şarkı söyleyerek gelen Galatasaray’lı talebeler vardı.Bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı.Yüzbaşı yandık demekle haklıydı.Çavuş tam onlara doğru ilerlerken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!..
Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı
Al sancağı teslim etti Allah`a ısmarladı
Boş oturma çalış dedi hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana
Biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!..Seslerinden mermi sesleri bile duyulmuyordu.Gözleri çakmak çakmak olmuştu hepsinin.O an geldi.Birden yüzbaşı ‘’hücum!’’diye bağırdı.Tüm alay yerlerinden düşmanın boğazına atladılar.İşte tam o an,tam o an da marş sesi kesiliverdi.Bir makineli biçmişti yavruları.Toprağa serildi o narin vücutları,yürekleri huzura erdi,başları arşa değdi.’’
Görmeliler ,duymalılar,hissetmeliler bizleri Çanakkale Geçilmezdi geçilmedi sayelerinde bilmeliler.Hasan anlattı biz ağladık şimdi silmeli gözyaşımızı korumalıyız Vatanı.