Cani 12
16 gün sonra
Henüz yaz gelmemesine rağmen hava oldukça sıcaktı insanlar ibadetleri yaparken bile yanıyordu. Yahudiler duvarın üzerine ısı termal araçları yapmak istemiş ama halk buna karşı çıkmıştı esnettiği bozuluyordu duvarın gerçektende termal cihazları esnekliği bozuyordu görevlilerde bunun farkında idi ama halkı kıramıyorlardı. Bugün çok kalabalıktı. Bugün büyük bir gündü halk meydanda toplanacak ve Filistinlileri bu topraktan atmaya yemin edeceklerdi. Zira çok büyük yara almışlardı. Kendileri fedai ismini verdikleri bir grubu Kudüs bir alışveriş merkezini havaya uçurmuştu. Yüzlerce ölü onun iki katı kadarda yaralı bulunuyordu. Bu saldırı son elli yılın en büyük kanlı saldırısıydı İsrail ordusu hazırlanmıştı. Bu sefer Filistinlilerin kökünü kurutacaktı. Kendileri bile beklemiyordu Filistinlilerin bu saldırısı İsrail şimdi haklı durumdaydı. Bunu bahane ederek savaşa gireceklerdi. Halk meydanda toplanıp savaş çağrısı yapacak ertesi gün İsrail ordusu Filistin’e girecek iki hafta sonra Filistin denen bir şey kalmayacaktı. Bütün devletlerin desteği büyük çoğunlukta alınmıştı. Geniş çaplı bir şekilde biyolojik ve kimyasal silah kullanacaklardı. Kalabalığın içinden etrafı sarmış sivil güvenlik güçlerine doğru yürüyen bir insan daha yaklaşmadan birkaç metre önce durdurulmuştu. Elleri hava kaldırmasını söylemişti. Adam elini kaldırmıştı.
- Affedersiniz ama ben terörist değilim şu pansiyonu soracaktım size
- Kimliğiniz ilk önce
Sivil askerler kısa sürede etrafını sarmış ellerindeki uzileri adama doğrultmuştu.
- Buyurun kimliğim
Adam iyice bir kontrol ettikten sonra
- Özür dilerim bay ways ama niye böyle giyindiniz bay ways…
- Biliyorum memur bey ama Filistin tarafından geliyorum zor kurtuldum Filistin de tam bir iç savaş var
- İç savaş mı?
- Evet, iç savaş kendimi zor kurtardım çok yorgunum bu adrese bırakabilir misiz beni
- Tabi ki yardımcı oluruz hey Ron Bay Ways pansiyona bırakın
- Teşekkür ederim memur bey
- Bir şey değil efendim
- Tanrı bizi ve ordumuzu korusun efendim iyi günler
- Âmin
* * *
Pansiyon önünde polis araması durmuş. Bay ways polis arabadan inerek polislere teşekkür etmiş arabadan ufak çantasını alarak pansiyona girmişti. İçeriye girince hemen kapının önünde oldukça güzel bir bayan karşılamış
- Hoş geldiniz bay ways uzun zamandan beri göremiyorduk sizleri
- Evet, çok yoğundum müsaade ederseniz yukarıya çıkacağım
- Yemek saatimiz geçti ama yemek istiyorsanız hazırlayabilirim
- Gerek yok sadece dinleneceğim rahatsız edilmek istemiyorum bugün anlarsın ya
- Tabi buyurun odanızın anahtarı
- Teşekkür ederim
Bay ways yukarıda çıkarken bayanda yerine geçmiş televizyon izlemeye başlamıştı. Ways adımları teker teker çıkarıyordu daracık merdiveni vardı iki kişi ancak yürüyebiliyordu Kudüssün neredeyse en berbat pansiyonunda kalıyordu. Dönerek çıkılan merdivenler insanin gerçektende başını döndürüyordu. Nihayet kapısına ulaştığında yüzü gülüyordu cebine koyduğu anahtarı çıkartarak kapıyı açtı kapı açılırken çıkan ses rahatsız ediciydi ama aldırmadı kapıyı kapattı anahtarı cebine koydu onu direk hol karşılıyordu. Bir kaç adım attıktan sonra yatak odasına ulaşmıştı. Pansiyonun en üst katındaydı. Etraf oldukça güzel görünüyordu. Meydanı tam karşıdan gören bir yerdi. Dolabını açtı dolabında birkaç elbise ve siyah bir çanta bulunuyordu siyah çantayı yatağın üzerine attı. Pencerenin kenarında bulunan ufak masayı yatağın kenarına çekti. Çantayı açıp içinde karışık bir şekilde dağınık bulunan silah parçalarının hepsini çantadan çıkarttı. Kısa sürede birleştirdi. Silahı ufak masanın üzerine bıraktı. Pencereyi açtı. Masanın önüne gelerek aşağıya eğildi silahını eline alıp namlusunu kalabalığa doğrulttu. Meydanda üç otobüs bulunuyordu. Beklemeye başladı miting başlamıştı ama henüz hedef konuşmasını yapmamıştı. Otobüslerin üstü ajan kaynıyordu sürekli etrafı kolaçan ediyor ve birimlere bildiriyorlardı. Bazılarının elinde dürbün vardı dürbünü etrafa gezdiriyordu bina tepelerini cam kenarlarını dikkatlice inceliyorlardı. Kendisi oldukça uzak bir mesafede mevzilenmişti. Uzun süredir bekliyordu zamanlaması iyiydi çoktan gelmesi gerekiyordu. Kendisini fark etmiş olabilirler miydi? Yok olamazlardı. Öyle olsa ayakları birbirine dolaşır bir telaş olurdu. Silahına iyice sarılmıştı. Avuç içleri terlemeye başlamıştı. Nerde kalmıştı bu herif bir sorun olduğu belliydi. Nişan aldığı bir otobüs de telaş başlamıştı ajanlar sürekli birileri ile konuşuyor otobüsün içinde koşuşturuyordu. Bir süre daha bekleyecekti. Bekledi, bekledi, bekledi silahını bırakıp gidecekti artık tam bırakmak üzereydi ki hedef otobüsün üstüne çıkmış halkını selamlıyordu. Başkan değildi ama bir başkan gibi davranıyordu. Oldukça hararetli bir konuşmaya başlamadan önce terini sildi. wWays hedefe bir füze gibi kitlenmişti. nefesini tuttu. tetige bastı elli kalibrelik mermi on beş santimlik susturucuya rağmen ses çıkarmıştı. Adam bir sağa bakıyor bir sola bakıyor konuşması devam ederken kafasına gelen mermi ile can vermişti etrafına ajanlar toplanmış birileri ile sürekli konuşuyorlardı etrafı gözetleyen keskin nişancılar mermini nerden geldiğini kontrol ediyordu adamın kafası patlamış kan orada bulunan her tarafa sıçramıştı. Bay ways ise işini bitirdikten sonra orayı hiçbir şey olmamış gibi terk ediyordu…