“Genç odasına girip yatağa uzanmıştı. Tavana doğru bakıyordu geçmişi gözden geçiriyor geçmişi yoktu bugüne kadar yaşadığı hiçbir şey yoktu. Bugüne nasıl gelmişti onu da bilmiyordu. Düşünmek istiyordu ama düşünemiyordu düşünmeyi düşünürken kapıya ‘’tık tık’’ vurulmuştu. Oda ‘’kim o’’ diye sormuştu. Kapının önündeki hemşire olduğunu söyleyen genç b...”
Genç odasına girip yatağa uzanmıştı. Tavana doğru bakıyordu geçmişi gözden geçiriyor geçmişi yoktu bugüne kadar yaşadığı hiçbir şey yoktu. Bugüne nasıl gelmişti onu da bilmiyordu. Düşünmek istiyordu ama düşünemiyordu düşünmeyi düşünürken kapıya ‘’tık tık’’ vurulmuştu. Oda ‘’kim o’’ diye sormuştu. Kapının önündeki hemşire olduğunu söyleyen genç bayan vardı. İçeriye girdi. Genç şaşkındı. Sanki hiç genç kız görmemiş gibi baktı kıza. Kız elinde tuttuğu ufak tepsiyi sandalyenin üstüne bıraktı. Genç o sırada yattığı yerden doğrulmuş anlamsızca kızın yüzüne bakıyordu kız yanına oturmuş ve gençten kolunu açmasını istemişti. Genç sağ eliyle sol kolunu açarken genç kız da tepsisindeki ufak şişenin ağzını açmış erkeğin koluna dökmeye hazırlanıyordu. Erkek kız geldiğinden beri sürekli ona bakıyor davranışlarını ve vücudunu nasıl kullandığına dikkat ediyordu. Genç kız pansuman yaparken sordu. - İlk defamı görüyorsun - Yok… Bilmiyorum Kız ona gülümsemişti. Erkek kızın neden bahsettiğini bile anlayamamıştı. Artık kıza bakmaktan da vazgeçmişti. Sol koluna pansuman bitince kız sağ kolunu pansuman yapıyordu. Erkek sessizliği bozmak istedi. - Ne zamandan beri buradasın - 3 aydan beri buradayım Genç kız pansumanı bitirmiş tepsisini alarak ayağa kalmış. Kapıya doğru yönelirken - İsmin nedir - Nadya - Türkçeyi çok iyi konuşuyorsun Kız öylece kalakaldı acaba bilerek mi? sormuştu erkek kızın ilk defa şaşkın ifade ile kendisine bakmasını anlamış ve devam etmişti - Yanlış Bir şey mi dedim - Ben sadece İngilizce biliyorum Erkek kafasını öne eğdi gözlerini kapatıp hayal dünyasına dalmak istemişti kız bu sırada kapıdan çıkarken siyah ceketli adamla karşılaşmış ve selamlaşmışlardı. Adam içeriye girince genç adamın geldiğini bile fark etmemişti adam gence seslendi yani başına oturdu genç ona baktı ama bir şey söylememişti. Adam cebinden telefonu çıkartarak çorbayı getirmelerini istemişti. - Kafan karışık gördüm seni - … - Arkadaşlar sana şimdi çorba getirecekler kendini daha iyi hissedeceksin Genç kafasını tekrar eğdi. - Ben Türk değil miyim? - Nerden çıktı şimdi bu tabiî ki de Türksün - Neden Türkçe bilmiyorum İngilizce konuşuyorum - Bir travma geçirdin bizde sana İngilizce öğrettik bunun sonucunda Kapı çalmış adama kapıya yönelip diğer adamın uzattığı çorbayı almış tekrar gencin yanına oturmuştu. - Sana hepsini açıklayacağım ama yorgunsun bu çorbayı iç seni yarın dışarıya çıkartacağım hem atış yapacaksın hem de sorularını yanıtlayacağım şimdi çorbanı iç Adam çorbayı genç’e uzatır ve odadan çıkıp gider bu sefer kapıyı kilitlemez.