kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Cemil Bey


Cemil Bey

 

mevsim kıştı

aylardan şubattı

hava soğuktu

buz gibiydi

keskin bir kılıç gibiydi

ve köşe başında bir adam

iliklerine kadar titremekteydi…

 

eyüp’te bir kahvehanede

çay ocağında kazan fokur fokur kaynamakta

soba çıtır çıtır yanmaktaydı…

 

ocakçı rasim

sıra sıra dizdiği

ince belli, altın yaldızlı

bardakların üzerinde dolaştırdı

tavşan kanı çayı…

 

dumanını tüttüre tüttüre dizdi tepsiye

daldı masaların arasına

sormadan bıraktı taş oynayanların

pişpirik oynayanların yanına…

 

itiraz etti mustafa

yanına bırakılan çaya bakmadan:

 

"- ben içmeyeceğim"  dedi.

  

ocakçı rasim bardağı geri alırken:

 

"- başka bir şey vereyim o zaman"  dedi.

 

mustafa, sıkıntıyla baktığı ıstakasından

başını kaldırmadan;

 

"- yok istemem, hiçbir şey içmeyeceğim"

diye karşılık verdi.

belli ki kaybediyordu

hayatı gibi oynadığı oyunu da Mustafa…

 

çaycı rasim terslendi:

 

"- söğüt gölgesi değil oğlum burası

dört saattir oturuyorsun burada

hilâl i ahmer yararına çalışmıyoruz ya

kirası var, elektriği var, suyu var

evde ekmek bekleyen çoluk çocuk var

nasıl döner bu çark; odunu var kömürü var

nerden çıkacak bütün bunlar?.."

 

"- tamam bırak o zaman çayı" dedi mustafa.

 

ocakçı rasim yeniden bıraktı çayı mustafa’nın yanına…

 

bir adam girdi içeriye

şakaklarına kır düşmüş bir adam

bir an durdu kapının ağzında

ellerini ovuşturdu

çenesi titriyor

kesik kesik öksürüyordu…

 

birisini arar gibi bakındı çevresine

sobaya doğru yanaştı

öyle bir uzattı ki ellerini sobaya

handiyse kucaklayacaktı…

 

ocakçı rasim durup adama baktı

göz göze geldiler

kır saçlı adam;

 

"- cemil bey geldi mi"  diye sordu.

 

ocakçı rasim bir an düşündü

hatırlayamadı cemil beyi:

 

"- hayır gelmedi"  dedi…

 

kır saçlı adam

hafifçe başını sallayarak

ve öksürüğünü de beraberinde sürükleyerek

çıkıp gitti…

 

aradan yarım saat geçti geçmedi

yeniden geldi aynı adam

doğru sobanın başına

yine uzattı ellerini kucaklarcasına…

 

ocakçı rasim soran gözlerle baktı adama

aynı soruyu tekrar etti kır saçlı adam:

 

"- cemil bey geldi mi?.."

 

"- yok gelmedi…"

 

sonra seslendi diğerlerine:

 

"- arkadaşlar cemil beyi gören var mı?.."

 

kimseden ses çıkmadı…

 

"- peki"  diyerek çekti gitti kır saçlı adam yine…

 

aradan yirmi dakika ya geçti ya geçmedi

tekrar geldi kır saçlı adam

doğru sobanın başına…

 

bu defa yönünü ocakçı rasim’e ters döndü

ocakçı rasim ardından tepeden tırnağa süzdü

sonra yanaştı yanına ha bire öksüren adamın:

 

"- buyur hemşerim, otur şöyle…" dedi

 

"- yok oturmayacağım"

 

diye karşılık verdi adam

kesik kesik öksürerek:

 

"- ben şeyi soracaktım

acaba cemil bey geldi mi?.."

 

ocakçı rasim dayanamadı sordu bu defa:

 

"- kim bu cemil bey hemşerim

kimse tanımıyor onu burada" dedi.

 

kır saçlı adamın yüzü acıyla gerildi

ve bir öksürük krizi tuttu

yüzü morardı, pancar gibi oldu

ocakçı rasim tuttu adamı kolundan

oturttu bir iskemleye…

 

kır saçlı adam derin

ve titrek bir nefes aldı…

 

"- haklısınız" dedi "kimse tanımaz onu burada"

 

"- Ee, öyleyse kim bu cemil bey" gibisinden

soran gözlerle baktı ocakçı rasim

kır saçlı adamın yüzüne...

 

daralan nefesini açmak için

derin derin soluklar alarak

konuşmaya çalıştı:

 

"- cemil bey soğuk

cemil bey işsizlik

cemil bey yağmur

cemil bey kar

cemil bey yorgunluk

cemil bey hastalık

cemil bey iflas

cemil bey çaresizlik…

hasılı cemil bey benim…" 

 

dedi kır saçlı adam

ve için için ağlamaya başladı…

 

ocakçı rasim’in yüreği kabardı birden

kızdı kendi kendine:

 

"- ulan ne salağım ben ya" diye geçirdi içinden

"- anlamalıydın işte, anlamalıydın ya…"

 

hemen daldı ocağa ocakçı rasim

kendisi için hazırlanan sefer tasını açtı

aceleyle bir çay tepsisini kuruladı

sefer tasını, ekmeğini, çatalını, kaşığını

bir güzel servis yaptı…

 

bir baş kuru soğana

öyle bir yumruk vurdu ki

parçalandı, gitti bütün acısı

soğanın…

 

yetmedi;

elceğiziyle bir de kahve yaptı

cemil beyi soran cemil beye

şöyle bol köpüklü, yandan çarklı

hani o hatırlı müşterilere yapılan cinsinden…

 

sonra dışarıya baktı

kar tipiye çevirmişti

içine dağ gibi bir kaygı düştü

 

"- acaba dışarıda daha kaç tane

cemil bey var" diye düşündü…

 

bir an koşmak geçti içinden

dışarıya çıkmak ve haykırmak

bütün cemil beyleri çağırmak

istedi ama gücü yetmedi…

 

dişlerini sıktı

ağzını kilitledi

ocağına geçti

yumdu gözlerini

başını önüne eğdi

öylece durdu…

 

kahır mı etmişti

çaresizliğine mi yanmıştı

yoksa utanmış mıydı ne

ocakçı rasim

insan olmaktan…

 

bilinmez neden

ama

bir daha başını kaldıramadı yerden…

 

(Şiir Gibi adlı kitabımdan.) 



Cemil Bey
Yazı Sahibi
Mehmet Beyazıt
Mehmet Beyazıt tarafından 25.5.2007 tarihinde eklendi 293 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Cemil Bey isimli yazı, Mehmet Beyazıt tarafından 5/25/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
çok güzel


27.02.2008 tarihinde yorumlandı.

Kitabinizi daha okumadim fakat yayinladiginiz bu hikayeye beyenerek okudum. Tebrikler ve basarinizin devamini diliyorum.


5/26/2007 tarihinde yorumlandı.

Kİtabınızda okduğumda da çok beğenmiştim. Kitaptan okumak şerefine nail olduğum için bir kez daha keyif aldım.

Kutlarım.




5/25/2007 tarihinde yorumlandı.

Sevgili üstat, mısralara ne kadar güzel duyguları nakşitmişiniz.Bir anda çay ocağında, sobanın yanında, o güzelbardakların arasında, ayazın vaazında, hazanın bahçesinde hüznün nağmelerini dinliyordum. Ocakcı Rasim,hani çayları servis yaparken nasıl vecd içindeyse, yüreğinde hissettiği acıyı aynı vecd ile Mazlum Hl ehli Cemile göstermiş. Yüreğinde var olan insanlık haslet bir kez daha mahçup olmasına sebebiyet vermiş. Ama anlatım o kadar muazzam ki, hani bir akşam çınarın altında toplansakta çaylarımızı yudumlarken, sizde mevcut buluna nice cemillerin dramını dinleyerek, kanaatsizliğimizi, hadsizliğimizi, kaybolmaya yüz tutan insanlığımızı yeniden yaşasak.Var olasın diline ve yüreğine sağlık diyorum.


5/25/2007 tarihinde yorumlandı.

çok güzel, çok beğendim.. kitabınızı daha da merak ettim şimdi.. tebrik ederim!


5/25/2007 tarihinde yorumlandı.


Aralık
4
Kişiler (ı/vı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
3
Test Sürüşü
Korhan BoraYaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Sonra
Tolga AkpınarYaşamdan Hikayeler • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Dünya Engelliler Gününü Saygıyla Anıyorum
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 27 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Şubat
17
Rüya mı Hayal mi?
Mehmet BeyazıtHayata Dair Denemeler • 580 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Vesselam(tefrika) / Son
Mehmet BeyazıtAnı Hikayeler • 608 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Vesselam(tefrika) / 18
Mehmet BeyazıtAnı Hikayeler • 519 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Vesselam(tefrika) / 17
Mehmet BeyazıtAnı Hikayeler • 469 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Vesselam(tefrika) / 16
Mehmet BeyazıtAnı Hikayeler • 423 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
12
Meddah Olabilmek
Mehmet BeyazıtHayata Dair Denemeler • 2511 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
7
Kızıma Mektuplar - 1
Mehmet BeyazıtMektup Hikayeleri • 2221 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
2
Sevemez Kimse Seni, Benim Sevdiğim Kadar
Mehmet BeyazıtHayata Dair Makaleler • 1510 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
5
Hüzün Sokağı
Mehmet BeyazıtMektup Hikayeleri • 1503 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
24
Susma Ne Olur
Mehmet BeyazıtBaşkaldırı Hikayeleri • 1404 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Cemil Bey, Cemil Bey hikayesi, Cemil Bey hikaye, Cemil Bey nedir?, Cemil Bey hakkında bilgi, Cemil Bey hikayeleri, Mehmet Beyazıt hikayeleri, Cemil nedir, Cemil hikayesi, Cemil hikayeleri, Bey nedir, Bey hikayesi, Bey hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : cPanel Web Hosting | Neopets Cheats, Games and Neopoints | Loan | Modded Xbox | Mobile Phones | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul