Çocuklar Televizyona Karşı
(Berke`ye)
Gelecek zaman içinde, X ülkesinde yaşanmış bir hikayedir. Artık üstün teknoloji televizyonlar üretiliyor, ayaklısı ayaksızı, kanatlısı kanatsızı her türlüsü piyasaya sürülüyordu. Hanımların evden çıkmasına bile gerek kalmıyor, çünkü televizyonlar çıkıp alışverişi dahi yapıyorlardı. Eve giren kocayı ev hanımı karşılamaz, önündeki damalı önlükle bir televizyon karşılar, yanaklarından öperdi. Yemeklerde dahi, masanın başköşesinde siyah beyaz bir televizyon oturur, eski klasik filmleri yayınlardı. Hal böyleydi, bir yenilikti ki almış başını gidiyordu.
Büyük çocuk konseyi toplandı. Önce büyük salondaki büyük buzdolaplarındaki dondurmalardan herkese dağıtıldı. Tüm çocuklar elleri, ve üstleri leke olmuş şekilde güzelim çilekli, kaymaklı çikolatalı dondurmalardan yiyor, parmaklarını yalıyor, ve bir yandan da kendi aralarından konuşuyor, hararetli hararetli tartışıyorlardı. "böyle olmaz!" "bunun çileklisi daha güzel aslında" "uçan bir araba gördüm inanılmaz" "yemekleri de hiç güzel yapmıyor" gibi çeşitli konuşmalar geçiyordu kalabalık arasında.
Yüce bebek tokmağını çift elle önündeki tahtaya vurdu. Sonra bıraktığı dondurmasını alıp yeniden yemeye başladı. Herkes susmuştu.
"arkadaşlar" dedi. "dondurma fiyatlarının indirilmesi konusunda ve vergisinin düşürülmesi konusunda mutabık kaldıysak, artık bir sonraki gündem maddesine geçmeyi öneriyorum". Değişik tonlarda, onaylayıcı sesler, mırıldanmalar, konuşmalar yükseldi.
"televizyon" dedi. Bu ses salonda dondurucu bir etki yaratmıştı. Dondurmaların tadı kaçmıştı sanki, yerken böyle kelimeler edilmemeliydi, ama nasıl olurdu? Tam bir sessizlik hakim oldu.
"Üzülerek söylüyorum ki, bu cepheyi kaybediyoruz muhterem bebek kardeşlerim!" Kalabalıktan, ağlayanlar, zıplayanlar ve yerde arabasıyla oynayanlar vardı bu sırada.
"artık büyük taarruzun vakti gelmiştir!" bütün çocuklar "evet!" diyerek hep bir ağızdan ellerindeki dondurmaları havaya kaldırmışlardı. Sonra yemeye devam ettiler. Ama bir çocuğun dondurması külahından uçmuş, ve yere düşmüştü! Alarm zili çalmaya başladı, büyük çift kapı açıldı ve içeriye kocaman iki tane itfaiyeci girdi. Ellerinde tuttukları itfaiye hortumunu "bir-ki! Bir-ki!" diyerek çekiyorlardı. Ağlayan dondurması düşmüş çocuğun önüne geldiler. Hortumu külaha tuttular, bir itfaiyeci eliyle "HOY!" diye bağırdı ve gönder işareti yaptı . Hortumdan çıkan taze dondurma karışımı külahı doldurdu. Diğer çocuklar ve bebekler alkışladılar. İtfaiyeciler gidene kadar başka külahları da doldurdular.
Yüce bebek konuşmasına devam etti "Artık bizler birer ilgi odağı olma savaşını kaybediyoruz. Acilen bu sıfatımızı geri kazanmak için birlik olmalıyız. Üstesinden gelemeyeceğimi hiçbir şey yoktur!" diye bağırdı. Yine çok güçlü bir uğultu koptu.
Devamı gelecek.
Yazan: Sıtkı Er
Seslendiren: Deniz Er