Çocukluğum Orada KaldıÇocukluğum Orada KaldıDağlarda ninemin ardında koşan güzel huylu,mutlu, duygulu bir çocuktum, diğer çocuklara benzermiydim, benzemezmiydim orasını pek bilmiyorum. İşim gücüm kırlarda gezmek, oyun oynamaktı arkadaşlarımla, güzel oyunlara bayılırdım. En çok kuşları, kelebekleri ve çiçekleri severdim, bir de ninemi ve ninemin masallarını. Geceleri uyku girmezdi gözlerime, uyumaz, ninemi de uyutmazdım, gece yarılarına kadar gökyüzünde yıldızlara bakar, masal anlattırırdım. Bir türlü doymazdım ninemin masallarını dinlemeye. Dinlediğim güzelim masallar düşlerime girerdi, düşlerimde kuşlarla, kelebeklerle birlikte uçar, devlerle, cücelerle, dervişlerle, cinlerle, peri kızlarıyla birlikte gezerdim; her düşümde yeni yeni serüvenler yaşardım." Bahar ayları yaklaştı mı ve bahar yelleri esmeye başladığında, yağmur yüklü bulutlar bir taraftan bir tarafa koşuşup dururdu Caferli’de. Gökyüzü kararır kararmaz şimşekler çakardı ardından, şimşekleri ilk yağmurlar izlerdi. Yağmurdan sonra pırıl pırıl güneş görünürdü gökyüzünde… Karlar güneşin ısısına dayanamaz, erimeye yüztutardı. Önce karla örtülü çalılıklar, kayalıklar görülmeye başlardı. Sonra toprak ve kurumuş otlar … Her yıl, mevsim bahara yöneldiğinde kıpır kıpır olurdu içim, karlar erimeye başlar başlamaz bir süre sonra biterdi. Buzlar çözülmüş su olarak toprağın altına doğru büyük yolculuğuna başlarken, toprak sabahın erken saatinde soluklanan bir insan ağzı gibi buharlar gönderirdi gökyüzüne. Gökyüzü ise mavi mavi olurdu… Topraktan yükselen buharlarla beraber, eriyen karların altında yeşil yeşil filizler boy atar, kardelenler, çiğdemler süslerdi her tarafı. İçim içime sığmazdı kırlarda koşarken… Buzların eriyip toprağın kurumasıyla birlikte yaban olan, olmayan, yenilebilen, yenmeyen, yararlı yada zararlı dünyanın bütün otları, fıskiyeden su fışkırdığı gibi, topraktan fışkırırlardı… Kırlar, yamaçlar, hele munzur dağının etekleri yeşil fistan giyinmiş genç kızlar ve gelinler gibi süslenirdi, renk renk çiçekli yemyeşil fistanlı… Ağaçlar çışırım çiçek olur, kuş ve arı beslerdi. Hani kalabalıkların yada kahvehanelerin kendiliğinden uğultusu olur ya, öyle bir uğultu sarardı toprağı… Yazı-yaban, dağ-bayır çeşit çeşit çiçek ve yenilir bitkiyle bezenir, kenger, yemlik, madımak, çiriş, gelin parmağı, yaban ıspanağı, çarşıt göbeği, tirşe, gullik, ışkın gibi sayısız yenilebilir bitki toplanırdı. Toplanan bitkilerde yaban otları ayıklanır, yıkanır, bir tencereye konulup haşlanırdı, sonra suyu sıkılır biraz yağ ve üzerine yumurta, yada peynir ile çökelek karıştırılıp tuz serpilir ve afiyetle yenilirdi. Bu saydığım bitkilerin değişik türlerde çorbaları da yapılırdı… Çoğunlukla çift katlı geniş, toprak damlı evler vardı köyde. Taşlı, çakıllı yollar, duvar köşelerinde yaban otları, sokak kedileri, köpekler, tavuklar, horozlar, atlar, öküzler, inekler, koyunlar, kuzular, keçiler doldururdu her tarafı… Her şey yeniden bahara kavuşmanın ilk telaşı ve ılık sevinci içinde kıpır kıpır olurdu… Her bahar patlayan tomurcuklarla beraber, kavak yelleri eserdi genç kızların, genç erkeklerin başında, içleri ilk gençlik güdüleriyle ürperirdi. Kuşlar sevinir, Kavakların gölgeleri sulara düşer, yaprakları rüzgarda pır pır ederdi. Köylüler harmandan kalkınca güze doğru yada ilkbaharda kırlar ve köyler bayram yerine dönerdi. Her tarafta düğün dernek olurdu. Genelde evlilikler ve sünnet düğünleri güz mevsimine denk getirilir. Çocuklar, genç kızlar, genç erkekler, sevda manileri okur, türkü söylerlerdi düğün derneklerde… Gökyüzünün tam üstünde, atların kişnemesinden, eşeklerin anırmasından, koyunların kuzuların, keçilerin melemesinden, köpeklerin havlamasından, ineklerin, öküzlerin böğürmesinden, tavukların, horozların ötmesinden oluşan, çok sesli bir orkestra ile, çok sesli bir müzik programı sunulurdu sanki. ….. Benim iki kapılı, iki pencereli bir dünyam var. Birbirinden uzak ve biribirine zıt iki kapı ve pencere. Biri bütün kötülüklerden, kirlerden uzak doğal yaşamı olan bir dağ köyü, diğeri yalanlarla, dalaverelerle, kötülüklerle dolu kirli büyük bir metropol. Birinde doğdum büyüdüm ve büyürkende diğerine göçtüm. Yani umutlarımla, saflığımla bir kapıdan diğer kapıya geçtim. Hiç bir zaman alışamadım kirli kent yaşamına…Umutlarımı, saflığımı ve çocukluğumu hep içimde besledim. Geride dağlarım, yaylalarım, çocukluk anılarım ve gerçekleştiremediğim, fakat asla vazgeçemediğim uzak hayallerim kaldı. … Ben böyle bu yaşımla bir başıma hangi dağlara gidip, hangi yaylalarda kimin çadırına konuk olurum şimdi. Kim tanır beni. Nerde benim kara kıldan kocaman çadırım, nerde benim umut yüklü ilk gençliğim, sevdiğim menekşe gözlü kız? Çocukluğumun dor atı, ninemim perili, cinli masalları? Dolunayım, salkım-saçak yıldızlarım?… Ama nerde şimdi kar yağıyor yollarıma, kervanım susuz çöllerde kayıp. Ben böyle yürekle nereye ve hani diyara giderim… Ah! mümkün olsa bir daha çocukluğumun okyanuslarına açılabilsem, umut ve hayal dolu kağıttan gemilerimle. Bunlar birer ütopyaydı belki ama birileriyle paylaşılması bile imkansız… Hollandaya ilk geldiğim yıllarda yazdığım bir şiir. Ben karlı dağların tozlu yolların acıların, yoklukların çocuğuyum çağımın gerisinde yaşadım küsme bana zaman yıldızlar arkadaşım kuşlar yoldaşım bir çiçeğim yapayalnız eğik durur başım gülme bana zaman tomurcuklarım henüz açmamış dikenlerim ermemiş çağına anamın ak sütü gibiyim saf, temiz, günahsız yaşıyorum anla beni zaman
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 32 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
25
Eylül
14
Eylül
12
Eylül
12
İnsanlardan ve Küçük Hesaplardan Anlamıyorum Kahretsin
• Nuri Can • Kişisel Denemeler • 118 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
10
Eylül
12
Eylül
12
Yaşlı Çınar ve Zeytin Gözlü Çocuk
• Nuri Can • Dostluk Hikayeleri • 12686 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Eylül
12
Ekim
16
Ateşe Düşen Bir Gülün Çığlığı
• Nuri Can • Yaşamdan Hikayeler • 10182 kez okundu. • 31 kez yorumlandı.
Eylül
12 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||