Çok Gölgeli Kuzey YamacıÇok Gölgeli Kuzey YamacıGitmek. Yanında bile olmayan ve seni bilmeyen biriyle birlikte uzaklara gitmek. Yaşanmışlıkla ya da yaşandı zannettiğimiz olgularla ayrılmak. Başlamamış bir aşkı ilerletmek, büyütmek ve kendi içinde öldürmek. Sadece düşlerde. O dar ve sıcak, kalabalık, insanların kendi çevresiyle konuştuğu, bize uğultu gibi gelen seslerin, denizin mavisinin dar koridorun camlarına vurduğu yerin, aslında tasvirden başka bir şey olmadığını geç de olsa anlamak.Kurgularla yaşamak çaresizliğin olduğu her durumda bir nebzede olsa insan ruhunu rahatlatıyor. Ama buna kendini çok fazla kaptırmadan. Dozajında ve kendini bilerek. Şayet bu dozajı ayarlayamazsak, kana zerk edilmiş bir uyuşturucu madde gibi yavaş yavaş beynimizi ele geçiriyor. Her kurtulmak istediğimizde farkında olmadan bu dozajı arttırıyoruz; kendimize zarar verdiğimizi bilmeden, sadece boşluk içinde kayboluruz. Hayat bazen şifredir. Ya da hayatı biz bu hale çeviririz. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi de cesaretsizliktir. Sadece bazı duyguların bizde kalması için bile kullanırız bu şifrelemeyi; aynen benim yaptığım gibi. Korkmak, cesaret edememek, ne yaptığını hatta kime yazdığını bilmeden boşluk içinde bir boşluk yaratmak gibi. Çıkması güç ama kaybolması bir o kadar kolay. Yalnızlık ve sessizlik içinde. Çok gölgeli kuzey yamacına doğru bakmak huzur ve neşe veriyor. Ondan kopamamak ve O`nun serinliğini hissetmek gerçekten yaşanası, büyük bir haz. İşte en büyük boşluk bu; kopamamak… İsmini bile özgürce zikredememek, ve onunla özgürce yaşayamamak. Herhalde en büyük cesaretsizlik örneğidir. Ümit Yaşar Oğuzcan bir mektubunda; “(…) Cesaret, başkalarına kötülük etme pahasına da olsa yaşamak mı? Cesaret, sürekli bir aldanmaya boyun eğmek mi? Durmadan aldatmak mı cesaret ?” Bu sorunların cevapları gerçekten bir kerede haykırılmaz.Yaşayarak, öğrenilerek cevaplandırılır. Ama yinede çıkmıyor ağzımdan. Yaşıyorum cesaretsizliğimi ve yaşamaya devam edeceğim… Ozan AKGÜL Haziran,07
Telif Hakkı Uyarısı Çok Gölgeli Kuzey Yamacı isimli yazı, Ozan Akgül tarafından 22.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Kiyi Yazilari / Gitmek Düser Size
• Nilgün Budak • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 20 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 32 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kasım
30
Baba Evi (tek Perdelik Kısa Oyun)
• Ozan Akgül • Yaşamdan Hikayeler • 50 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
Ekim
23
Eylül
16
Eylül
11
Aralık
23
Aralık
30
Mayıs
27
Ekim
23
Mart
14 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||