Çöl`ün AteşiÇöl`ün AteşiUçsuz bucaksız sahra çölünün kızgın kumlarında kaybolmuş ancak kurtulma ümidi ile bir taraflara doğru zar zor yürümeye çalışıyordum. Su mataramda bir damla su bile kalmamıştı. Susuzluk bütün direncimi kırıyordu. Güneş tepemdeydi ve alabildiğine yakıcıydı. Az sonra her şeyi bulanıklaştıran kum fırtınası başladı. Göz gözü görmez oldu. Tesadüfen bir çukur çıktı,önüme. Çukura girip,yüzümü sıkıca örttükten sonra kum fırtınasının dinmesini bekledim. Birkaç saat sonra dinen kum fırtınası, çölün şeklini değiştirmişti. Susuzluğum iyice artmış,açlığımı bastırmıştı. Birden benden birkaç kilometre ötede yeşil vadiyi gördüm. Ümidim boşa çıkmamıştı. Hurma ağaçları,yeşilliği ve uçuk mavi gölü ile bana küçük bir cenneti çağrıştırmıştı. Yeşil vadiye ulaşmak için çok çaba sarf etmem gerekiyordu. Ama nedenini anlayamadığım bir şekilde yürümek için ayaklarıma takat gelmişti. Yavaş yavaş yürürken yeşil vadinin güzelliği gözümde daha bir büyümüştü. Yaklaşık iki saat sonra yeşil vadiye ulaştım. İçimde sevinç fırtınaları kopuyordu. İlk önce uçuk mavi rengindeki serin sudan, kana kana su içtim. Bu beni kendime getirmişti. Yorgunluğumu üzerimden atmıştım. Hurma ağacına tırmanarak bir daldaki bütün hurmaları toplamış,ağacın gölgesinde ve yeşilliğin üzerinde oturarak bal gibi hurmaları büyük bir iştahla yemiştim. Tanrı`ya şükürler olsun ki karnım doymuş,tatlı bir uyku akmıştı,gözlerimden. Öyle bir uyumuştum ki akşam olmuştu. Yıldızlar altında hem şarkılar söyleyerek hem Tanrı`nın bana vermiş olduğu küçük cennetin tadını çıkartmıştım. Gece ayaz olmasına karşın, içimdeki ateşin sıcaklığı beni sabaha taşımıştı.Güneş, doğudan yükselirken sabahın yeni serüvenlere gebe olduğunu gözlerimi açınca anladım. Karşımda esmer bir kız duruyordu. Gözlerimi ovuşturdum,bunun bir hayal olacağını düşünerek. Fakat hayal değildi. Nereden geldiğini bilmediğim bir kız karşımda öylece durmuş beni süzüyordu. Kız bana öyle efsuni bakıyordu ki beni olduğum yere mıhlamıştı. Ancak yüzünde beliriveren gülümseme ile kendime gelmiştim. Ayağa kalktım ve hemen bir karış uzağımdaki gölden yüzümü yıkayarak esmer kızın yanına gittim. Benim anlamadığım bir dilden konuşmaya başladı. Ne demek istediğini anlamadığı anlayınca çeşitli el figürleriyle benimle iletişim kurmaya çalıştı. Az da olsa bende el figürleri yaparak kaybolduğumu anlatmaya çalıştım. Sonunda ortak bir dil bularak anlaştık. Birden yeşil vadinin dışında bir devenin sesiyle ürktüm. Esmer kız deveyi işaret ederek yanına gitmemizi anlattı. El figürleriyle peki,olur dedim. Hayatımda hiç deveye binmemiştim ve biraz ürperiyordum. Esmer kız deveyi yere çöktürerek,deveye binmemde yardımcı oldu. İlk başta deve huysuzlansada bu durumdan çabuk çıktı. Esmer kız da önüme binerek uzun bir yolculuğa çıktık. Geride bıraktığım anılarımla hayatımda hiçbir zaman unutamayacağım anlar yaşamıştım,çölde ve küçük cennetimde. Ve hiçbir zaman akıl mantık erdiremediğimse bu esmer kızın, beni nasıl bulduğu sorusu oldu. Yolculuğa devam ederken kız arkasına dönerek benim nasıl olduğuma baktı. Esmer kızı yakından görünce onun güzelliği başımı döndürmüştü. Ayrıca kızın sağ yanağında ki ben onu daha bir güzel kılmıştı. Birkaç saat sonra küçük,sade,şirin ve sakin bir arap köyüne vardık. Adını bilmediğim kız deveye emir vererek onu yere çökertti. Önce kendisi büyük bir refleksle deveden indi. Sonra ellerimi tutarak benimde inmeme yardımcı oldu. Şöyle bir gözlerimle köyü inceledikten sonra esmer kız bana el figürleriyle bir şeyler anlatmaya çalıştı. Sanırım evine davet ediyordu. Bende hiç tereddütsüz kabul ettim. Biraz ötede olan evi tek katlı,şirin ve duvarları kireçle badanalanmıştı. Tam eve girmek üzereyken kapı birden açıldı ve esmer kızın babası hoş geldin dermiş gibi ellerini iki yana kaldırarak beni selamladı. Sanki benim geleceğimden haberi varmış gibi bir hali vardı. Evin içi sade döşenmişti. Köşede aş pişirmek üzere küllenmiş küçük bir ocak vardı. Bütün ev halkıyla selamlaştıktan sonra hemen yere sofralar serildi ve daha önce hiç tatmadığım yemekler tepsiye düzülüldü. İlk önce dua edildikten sonra afiyetle yemekler yenildi. Üstüne gelen çekilmiş, acı kahveyi yudumlarken burasının benim ikinci cennetim olduğuma karar verdim. Esmer kız ve diğer aile fertleriyle anlaşamasamda yine de mutluydum. Akşam olmuş,evin aydınlatılmasında kullanılan mumların alevleri ahenkle dans etmeye başlamıştı. Esmer kızın kardeşleri çalgı çalmaya başlamış, esmer kız sesinin büyüsüyle ritimlere eşlik etmeye başlamıştı. Hoş, hiç bir şey anlamasamda, bende ara sıra şarkılarla ritim tutup dilimin döndüğü kadar mırıldanmaya çalışmıştım. Esmer kız hoş gelmiş dercesine gülen gözlerle uzun uzun bana baktı. Vakit gece yarısını vurunca uyku gözlerimden akmaya başlamıştı. Evin en güzel köşesine serilen yer yatağına uzanmış,küçük pencereden gelen serinliğin etkisiyle pembe düşlere dalmıştım...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Çöl`ün Ateşi isimli yazı, Özkan Aydoğan tarafından 12/26/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Kasım
25
Kasım
20
Sevmeler Hep Ağır Gelir İnsana
• Serpil Emir • Kişisel Hikayeler • 97 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 121 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
• Gökhan Demirağ • Kişisel Hikayeler • 86 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
Ekim
3
Ağustos
28
Ağustos
16
Temmuz
4
Sevgi`liye Son Mektup
• Özkan Aydoğan • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 215 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
27
Nisan
14
Ağustos
16
Eylül
12
Aralık
26 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||