“"Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah`a dır. Ey Peygamber! Allah`ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah`ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah`tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O`nun kulu ve Peygamberidir." Bu cümleleri okuduğunuzd...”
"Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah`a dır. Ey Peygamber! Allah`ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah`ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah`tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O`nun kulu ve Peygamberidir." Bu cümleleri okuduğunuzda hepiniz anladınız değil mi? Tabii ki analdınız; çünkü Türkçe biliyorsunuz ve anlama yeteneğine sahipsiniz.Bu "Ettehiyyâtü" duasının Türkçesi. Bu duayı hepiniz biliyorsunuzdur.Yani Arapçasını. Peki acaba Türk halkının kaçı bu duanın Türkçesini biliyor ve okurken bu güzel manayı düşünüyot? Bugün cuma namazına(her zaman olduğu gibi) gittim. İmam hutbede iman etmenin güzelliklerini anlattı.Çok da güzel konuştu. Çok hoşuma gitti doğrusu.Daha sonra Arapça duaları okumaya başladı. Ondan sonrasını anlamadım.O anda aklıma bu yazıyı yazmak geldi. Hani daha önce de denenmişti `Türkçe İbadet`. Daha sonra topluma saçma geldiği düşünülerek vazgeçildi. Ben o zamanı bilmiyorum ama bana mantıklı geldi.Yani en azından ne dendiğini,bize neler öğütlendiğini, neleri yapıp neleri yapmamamız gerektiğini anladığımız dilde bize anlatılması bana çok mantıklı geldi. Burada hemen aklımıza `Ya kardeşim hepsinin Türkçesi var, git oku, öğren?` gibi bir soru gelebilir.Tamam ama Türk halkının yüzde kaçı bu uygulama ve araştırmaya kendini verebilir? Veya neden güzel dinimiz islamiyeti anladığımız dilde yaşayıp kendimizi,daha güzel ibadet etme şansımız olmasın? Bu benim görüşüm tabiki. Birçoğunuz bu durumu günah olarak nitelendirebilirsiniz ama ben yine de tartışılması gereken bir durum olarak görüyorum. Yorumlarınızı bekliyorum. Sevgi ve saygılarımla... HÜSEYİN DÖĞENTAŞ
Ziyaretçi Yorumu / 22.07.2008kim neyi nasil düsünürse düsünsün kendince haklilik payi vardir...
BEN YÜCE BIR PEYGAMBERIN IBADETINI NASIL YAPTIGI HAKKINDA FIKIR SAHIBIYIM VE `O` NA OLAN SAYGIM VE SEVGIMDEN DOLAYI SÜNNETINE UYMAMAYI ASLA AMA ASLA DÜSÜNMEDIM...DOGRU NE OLURSA OLSUN, BENIM PEYGAMBERIMIN DOGRUSUNDAN DAHA DOGRU OLAMAZ BENIM ICIN...BENIM PEYGAMBERIMIN DOGRUSU DA; FARZ IBADETLERIN HEPSINI KURANI KERIMIN YAZILMIS DILIYLE YAPMISTIR... SANIRIM BU YETINENLER ICIN KAFI BIR GEREKCEDIR...YETINMEYENLER KENDI BILDIKLERI GIBI VE INANDIKLARI GIBI DOGRULARINI UYGULARLAR... saygilarimla
Haluk Namdar / 21.07.2008Yorumlarda yine ansiklopedik bilgilere geçilmiş... Bence namazı niçin kılıyoruz onu düşünmemek lazım. Namazda Yaradan ile birlik oluyoruz. Allah`ın manevi anlamda kapısını çalıyoruz. Sıkıntılarımızı hafifletiyor, huzur veriyor. Huzuru bulurken tamam arağça sureleri ezberden okuyoruz. Ama ben Allahü ekber derken, hoca efendi aeaeelaehuüek ber gibi namelendirince benim dikkatim kaçıyor. Ne gerek var arapça namelendirmeye. Sadece ALLAH de ana dilinle de ! Bu yetmeli. Gerisi işi sulandırmaya, tiyatrolaştırmaya giriyor. Ezan bitiyor, arapça birşeyler söylenerek cemaatle dua ediliyor. İşte bu duayı TÜRKÇE YAPALIM. İnsan ezandan sonra ne okuduğunu, neye dua ettiğini BİLSİN. Ben demiyorum, sureleri Türkçeleştirelim diye. Maksat Allah`ın kelamını, cümlelerini okuyarak BİRLEŞMEK olmalı. Değilse arap süsleme sanatı oluyor...
Tuba Bulgur / 20.07.2008katılıyorum ve destekliyorum
Ziyaretçi Yorumu / 20.07.2008Kur’an çok vecizdir. Çok kısa bir cümle içinde bir başka dile tek cümle ile aktarılamayacak kadar çok manalar bulunması özelliğinden dolayı asırlardır yüzlerce, meal ve tefsir yazılmış, hâlâ yazılmaya devam edilmektedir. Bugün Türkçe yazılmış yetmişe yakın meal vardır. Bunların hiçbirinin Kur’anın orijinal metninin taşıdığı ilahi mucizevi edebi niteliği taşıması mümkün değildir. Kur’an âyetlerindeki cümle ve kelimelerin birden çok manaya gelmesinden dolayı mealler birbirini tutmuyor. Bunun için bazı müellifler parantez içinde açıklama getirmektedir. Ama yine de tatminkâr olmaktan uzaktır. Kur’anın diğer kitaplardan önemli bir farkı da, onun bir edebiyat mucizesi olmasıdır. Hatta şiirde ve edebiyatta zirveye çıkan Mekkeli müşrikler, bu yüzden Kur’ana nazım dediler. Bu vasıftaki Kur’anın edebi kıymeti kaybolmadan hiçbir dile tercümesi mümkün değildir. Bunun için bizzat Kur’an meydan okuyor:
(Kulumuza [Resule] indirdiğimizden [Allah’tan geldiğinden] bir şüpheniz varsa, iddianızda doğru iseniz, Allah’tan gayri şahitlerinizi [bilginlerinizi] de yardıma çağırıp, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin! Bunu yapamazsınız, asla yapamayacaksınız da.) [Bekara 23, 24]
(De ki: Bu Kur`anın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler toplanıp, birbirine destek de olsalar, yemin olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.) [İsra 88]
Ziyaretçi Yorumu / 20.07.2008Türkçe namaz ile Türkçe dua birbirine karıştırılmamalıdır. Çünkü dua kulun Allah’tan istekte bulunmasıdır. Bunun ise herkesin konuştuğu dil ile yapılmasından daha tabii bir şey olamaz ve zaten genelde de ülkemizde Türkçe dua yapılmaktadır.
Diğer taraftan, Kur’an-ı Kerim’in en önemli özelliklerinden biri de i’cazdır. Bir benzerinin ortaya konulması konusunda, Kur’an bütün insanlığa meydan okumuştur. Bu i’cazın sadece anlamda olduğu söylenemez. Aksine, “onun Allah katından indirildiğinde şüpheniz varsa, haydi bir benzerini ortaya koyun” anlamındaki tehaddi (meydan okuma) bu özelliğin daha çok lafızla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca bir benzerini ortaya koymak için, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirlerine destek olsalar bile bunu başaramayacaklarını ifade eden ayet-i kerime (İsra, 17/88) den de, Kur’an’ın bir benzerinin yapılamayacağı ve bu itibarla tercemesinin Kelamullah sayılamayacağı, o hükümde tutulamayacağı ve dolayısıyle namazda tercemesinin okunamayacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Şüphesiz bir müslümanın en azından namazda okuduğu Kur’an-ı Kerim metinlerinin anlamlarını bilmesi ve namazda bunları anlayarak ve duyarak okuması son derece önemlidir ve bu zor da değildir. Ancak manasını anlamak, onun hidayetinden faydalanmak ve Yüce Rabbimizin emir, yasak ve öğütlerinin neler olduğunu öğrenmek için Kur’an-ı Kerim’i terceme etmenin ve bu maksatla meal, terceme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka; bu tercemeleri Kur’an yerine koymanın ve Kur’an hükmünde tutmanın hükmü yine başkadır.
Namazda ve ibadet olarak Kur’an-ı Kerim asli lafızları ile okunur. Yüce Rabbımızın bize olan öğüt, buyruk ve yasaklarını öğrenmek, onun irşadından yararlanmak maksadıyla ise, terceme, meal ve açıklamaları okunur. Bu maksatla Kur’an-ı Kerim’in terceme, meal ve açıklamalarını okumak ta çok sevaptır ve genel anlamı ile ibadettir.
Tuğba Çetiner / 19.07.2008Günah ve sevaplar gibi, okuduğumuz sureler de ruhumuza yüklenir. Ayrıca arapça Kur`an okumak ruh gibi beynimize de faydalıdır. Beyin hücrelerinde açılıma neden olur. Yani yaratılışımızda Kur`an arapçasına yatkınlık vardır. Eğer aynı sureleri Türkçe okursanır insan vücudu ve ruhunda aynı etkiyi vermez. Okuduğumuz surelerin Türkçelerini de bilmek zorundayız ki, hem yükleme yapabilelim, hem de anlamını bilerek tasdik edebilelim. Bu konuları çok daha teferruatlı anlatan, aynı zamanda bilimsel olarak açıklayan kitaplar var. Konu hassas ve uzun olduğu için onlara başvurmanızı tavsiye ederim. Benim bilgim kısaca bu kadar.
Ziyaretçi Yorumu / 19.07.2008Kesinlikle Türkçe olmalı...Artık insanlar ezbere gdiyor. arapça okunan her duadan sonraanlamasa bile nerede "amin" diyeceğini biliyor. Ne için olduğunu anlamadan..Saygılar.
Bahattin Gülyuva / 19.07.2008Ben yukardaki yazıya Sevgili Ahmet Kolu`nun yorumunu ekleyip bir cümle edeceğim.Dünya üzerinde yaklaşık 2000 dil veya lehçe diyelim konuşulduğundan bahsediyor dil bilimciler,ve tüm bu insanlar Allahın kulları.Sanıyorum Tanrıya ulaşmada dil kavramı insanların getirdiği bir tartışma yoksa haşaa Tanrının insanlardan bana şu dille bu dille ulaşın diye bir zorlaması yok.Polemik veya tartışma başlatmak için yazmıyorum sadece benim bakış açım bu.
Ziyaretçi Yorumu / 19.07.2008Hüseyin Bey, bu son derece ciddi olan konuyu, bugün arkasinda namaz kildiginiz din görevlisine danissaydiniz da, akabinde size anlatilacaklari bizimle paylassaydiniz daha saglikli olmaz miydi? ya da söyle sorayim, bu sorunun cevabini en saglikli sekilde burdan ögrenebileceginize gercekten inaniyor musunuz?
sizden kücük bir ricam olacak, lütfen size en yakin bir din görevlisine gidin ve konu hakkinda yetkili kisiden bilgi alip buraya o bilgileri de yayimlayin... inancli bir insan oldugunuzu hissedebiliyorum ama bu tür hurafeleri yayimlarken dikkatli olmanizi en azindan arastirdiktan sonra yayimlamanizi öneriyorum... benim sahsi fikrime gelince; bir dine mensup olmanin ve onu layikiyla yasamanin rahatligi kadar zorluguda olacaktir... ibadetini dualarini kendi ana-dilinde yapabilirsin ki bu gayet dogaldir ama farzlarin ana-dilinde olmasi gerektigini savunmak yargilamak gibi bilincsiz bir harekete girer... Islamiyetin dogusu esnasinda `peygamber Sahabileri` nin yasadigi zorluklari göz önünde bulundurursaniz eger, okudugunuz arapcanin ana-dilinizdeki tercümesini ögrenmenin zorlugunu hice sayardiniz... ya da söyle bir olguyu degerlendirebiliriz belki de; cocuklarimizin riskini kazanmak icin cektigimiz zorluklarin yaninda, CENNET`i kazanmanin hic te kolay olmadiginin bilincinde olmaliyiz... lütfen daha dikkatli olalim... bunu da bir kardes tavsiyesi sayin... saygilar
Haluk Namdar / 19.07.2008Bence de üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Özellikle insanımız neye amin dediğini beyniyle kalbiyle bilmeli. Tamam belki güzel bir şeyler söylüyordur. Ama hangi kitapta yazıyor, Cuma namazında hutbede okunan arapça cümlelerin karşılığı anlamı şudur, diye ??? Bilen yok. Ben bulamadım... Dostlar alışverişte görsün, misali, huşu içinde "amin" de gitsin !!! Anlamadıktan sonra dışarı çıkınca elin harama da gider, gözün de kayar... Ben imam arapça cümleler sıraladıktan sonra amin demiyorum. Kalbimden geçen vatanımın birlik ve huzuru, bana ve sevdiklerime sağlık, başarı, ekonomik rahatlama, herkese aydınlık yarınlar, vs oluyor. Onları diliyorum. Ne yani o imam birşeyler isteyecek de ben mi isteyemeyeceğim...