Davetiye 19bölümDavetiye 19bölümSoğuk bir Şubat günüydü,son yıllara göre çok kar yağmıştı.Yoğun kar ve ardından ayaz.Tüm şehri bembeyaz örtü kaplamıştı.Sokak aralarındaki,caddelerdeki arabalar,ağaçlar, duvarlar sanki kardan yapılmış heykel görünümündeydi.Kapkara beyaz benekli sığırcıklar bir lokma yiyecek bulma umuduyla evlerin bahçelerine,çatılara sürüyle inip sürüyle kalkıyorlardı.Ana yollarda hummalı bir faaliyet vardı,şehirlerarası yollar açık olmak zorundaydı.Böyle bir günde gelmişti kente genç kız.Annesinden zor izin alarak,hatta kavga ederek.Annesinin kısıtlamalarına ve baskılarına dayanamamıştı artık.En sonunda annesi,kızının bunalımlarını anlamıştı.Tartışma sırasında iri iri açılan gözlerini,boynundaki parmak kalınlığında beliren damarları,titrek ellerini görünce inadından vaz geçmişti kadın.Sevgiyle sarıldı kızına,ikisi de ağlıyordu, ” Her şey senin iyiliğin için kızım,bir hata yapmanı istemiyorum “ “Anne ben boğuluyorum,tükeniyorum,ama sen farkında değilsin” diye katıla katıla ağlamıştı genç kız. Terminalde iner inmez,arkadaşının evine doğru yürümeye başladı.Çok özlemişti onu,bu kenti,tanıdık sokakları.Bir kaç gün de olsa dinlenecekti..Yürürken ayakkabısının karları ezerken çıkan ses hoşuna gitti.Çocukca bir sevinç kapladı içini.Hiç ayak basılmamış bir duvar kenarında durdu,tek ayağı sabit kalarak,diğer ayağını daire olacak şekilde basmaya başladı.Çocukken çok yaparlardı bu hareketi.,çiçek deseni çıkartırlardı. Yaptığı eseri birkaç adım çekilerek gururla izledi.Yüzünde tatlı bir tebessüm,yavaş yavaş yoluna devam etti. İki candan arkadaşın buluşmaları çok güzeldi,sımsıkı sarılmışlar,hatta ağlaşmışlardı kapı önünde.Daha sonra Seher’in odasına geçmişler,o uzun ayrılığın acısını çıkartırcasına konuşmaya dalmışlardı.Neden sonra Seher’in annesi çay ve kahvaltı türünden bir şeyler yapmaları için uyarıncaya kadar.Kısa süren kahvaltı faslından sonra kızlar tekrar odalarına çekildiler. Seher’in odası çok şirindi.Duvarlarında hep makasla özenle kenarlarından kesilmiş resimler yapışıktı.Sanatcılar,şarkıcılar,film görüntüleri.Bir panoda ise,genç kızın kendi çektiği ilginç resimler.Ranzasının yatak örtüsü bile çizgi film kahramanlarından oluşan resimlerle desenliydi.Ama düzenli bir odaydı,temizdi. Kız,çalışma masasının çekmecelerinden bir tomar mektup çıkararak uzattı arkadaşına.. “Bunlar sana gelmişti Sevingül” Kalbi heyecanla çarparak aldı genç kız.Elleri titriyordu,bir süre zarfları teker teker inceledi.Yanakları kızarmıştı. İstersen şimdi aç oku,daha sonra konuşuruz.Ben şu bulaşıkları hemen yıkayıp geleyim.Annemi biliyorsun şimdi bas bas bağırır. Tarih sırasına göre tek tek açıp okumaya başladı.Özlem,hasret,sevgi kokan mektuplardı bunlar.Kimisi bir roman gibi birbirinin devamıydı sanki. Elleri titreyerek en son yazıldığı ve elden verildiği belli olan pulsuz zarfı açtı.Okudukça rengi değişti.Az önceki sevinç ve coşkusu kaybolmuştu adeta. “Sevingül… Merhaba diyerek yazıma başlayayım.Önceden yazdıklarım tüm mektupların sana ulaşmadığını anladım.Demek ki bir şeyler değişmiş.Şu anda neler düşündüğünü asla bilemem, geldim seni aradım ve bulamadım,kimse de nereye gittiğini bilmiyor.Çok üzüldüm,yıkıldım, kahroldum.Demek ki buraya kadarmış,bunu asla söylemek istemezdim.Ama adres bırakmamanız kaçar gibi gitmeniz sizin de bunu istediğinizi belirtiyor. ……. Gözlerinden birden boşanan yaşlara engel olmadı.Bir kaç damla kağıda damladı,ilginç şekiller oluştu kağıtta.Saat çarkına benzer şekiller. ……….. Sanırım artık bir daha görüşemeyeceğiz..Sanırım bu da son mektubum olacak,çünkü artık cevapsız mektuplara devam edemeyeceğim…..Mutlu kal… Sessiz ağlaması hıçkırıklara dönüştü..Kanepeye kapanıp,ağladı….ağladı
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Davetiye 19bölüm isimli yazı, Doğu Kılıçoğlu tarafından 7/5/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Nisan
17
Nisan
17
Bunalım Takılmalarım 11
• Doğu Kılıçoğlu • Hayata Dair Denemeler • 140 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
12
Şubat
12
Şubat
12
Mart
2
Kalp Kırmak Üzerine Söyleşiler
• Doğu Kılıçoğlu • Hayata Dair Denemeler • 8932 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Mart
9
Mart
4
Bir Nostalji Kültürü: Mektup
• Doğu Kılıçoğlu • Hayata Dair Denemeler • 3000 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Mart
17
Mart
7
Hayvanlarda Adalet
• Doğu Kılıçoğlu • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1945 kez okundu. • 13 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||