Delege Seyfettin
25 / 2 / 2007 Pazar tarihinde Muzaffer Yüksel Kaya tarafından eklendi, 395 kez okundu...
“Seyfettin’den dün bir mektup geldi. Sayın Hocam: Bizim dağ köyünün durumunu bilirsin. Önceleri köye bir yabancı gelse ,köyce başına toplanırdık. Yolumuz sapa olduğundan bizim buralara işi düşmeyen gelmez. Ormancılar bile ancak mahkemelik bir durum olduğunda keşif için köye gelirler. Okullar da taşımalı olduktan sonra öğretmende gelmez o...” Okuyucu Puanı ;
Delege SeyfettinSeyfettin’den dün bir mektup geldi. Sayın Hocam: Bizim dağ köyünün durumunu bilirsin. Önceleri köye bir yabancı gelse ,köyce başına toplanırdık. Yolumuz sapa olduğundan bizim buralara işi düşmeyen gelmez. Ormancılar bile ancak mahkemelik bir durum olduğunda keşif için köye gelirler. Okullar da taşımalı olduktan sonra öğretmende gelmez oldu köye. Postacı mektupları Minibüsçü İbiş’e verip yolluyor Geçen seçimde büyük hükümetimizin ilçe başkanı bir gece köye gelmişti de köylü bir yıl anlata anlata bitirememişti. Hocam Allah seni inandırsın. On gündür köye gelip gidenleri bir görsen şaşarsın valla. Geçen hafta muhtar köylüyü topladı ,ilçede başkanlık seçimi yapılacağını, sandık kurulacağını söyledi. ilçe başkanının selamı varmış. Köydeki bütün delegelerin gözlerinden ayrı ayrı öpüyormuş. ‘’Aman diyeyim benim yüzümü kara çıkarmasınlar diyormuş . Beni vekillerimiz önünde mahcup etmesinler, gelip delegelerin hepsiyle tek tek görüşeceğim ,kimseye kanmasınlar diyormuş. Bunu duyan köydeki delegelerin hemen hepsi ‘’madem bizi adam yerine koymuş selam salmış kendini seçmeyeceğiz de kimi seçeceğiz’’ diyerek muhtarla ilçe başkanına haber saldılar. Ne olduysa o günden sonra oldu hocam. Hemen bir gün sonra akşamleyin kahvenin önünde bir taksi durdu. İçinden muhtarla birlikte kara kaputlu bir iki kişi indi. Kahveye girdiler. İçlerinden şişman , kısa boylu kafası kel olanı daha yerine oturmadan bir konuşmaya başladı ki, valla köylünün nutku durdu. Adam lafı dinden imandan açtı, memleketin içinde bulunduğu duruma getirdi. Bu yıl ürünlerin para etmeyişinden başladı. Lafı dön derip çevirip ilçe başkanına getirerek’’ böyle basiretsiz adamların elinde kalmaya devam mı edeceğiz arkadaşlar?’’ deyince, kahvedekiler öyle bir alkışa başladı ki sorma. Ulan baktım dün ilçe başkanına selam götüren bizim muhtarda alkışlıyor. Bu arada yanlarında birlikte gelen ufak tefek olanı, gitti arabadan bir sini tatlı alıp geldi. > diyerek ortaya koydu. Kahvedekiler bir yandan ağızlarını şapırdatarak tatlıyı yerken bir yandan da kısa boylu kel kafalının lafı nereye getireceğini merak ediyorlardı. Kel kafalı olan en sonunda lafı ilçe başkanlık seçimine getirip, başkanlığa aday olduğunu söyledi? Bir gün önce muhtarla ilçe başkanına> diye haber yollayan delegeler,hep bir ağızdan ‘’Sen bizi sayıp buraya kadar gelmişsin . seni seçmeyip de kimi seçelim? demesinler mi? Kısa boylu şişman adam kalktı, kahvedeki herkese sanki Hac’ı yolcu ediyormuş gibi teker teker sarıldı. Daha sonra muhtarı da yanına alıp arabalarla karşı köye doğru yola çıktılar. Kahvede kalanlar bir birlerine şaşkın şaşkın bakarken kahvenin önüne bir araba daha durmasın mı. Köylüler, ‘’az öncekiler herhalde bir şey unuttular, geri döndüler’’ diye düşünürken, arabanın içinden ilçe başkanı ,karşı köyün muhtarı ve birkaç kişi aşağı inerek kahveye girdiler. Başkan yerlere kadar eğilerek öyle bir selam verdi ki, köylüden ayağa kalkanlar uzun süre yerine oturamadılar. Hemen çaylar geldi. Maşallah, başkan konuşmaya başlayınca inan köylü mest oldu. Konuşma bittiğinde kahve alkıştan inliyordu. İlçe başkanının şoförü arabadan bir sandık lokum alıp geldi masaya koydu. dedi. Valla köylü lokuma öyle bir saldırdı sorma .Başkanın konuşmalarını ağızları dolu olduğu için ancak kafalarıyla tas tik edebiliyorlardı İlçe başkanı; bu bir vatan hizmetidir. Ben bu hizmete talibim ‘’ deyince delegeler ağızlarındaki lokumları yutarak hep bir ağızdan’’’Sen bizi sayıp buraya kadar gelmişsin . seni seçmeyip de kimi seçelim’’ diye bağırdılar. Başkan köylünün hepsini birer birer öptü. Köylünün alkışlarıyla arabasına binip karşı köye doğru yola çıktı. Hocam o gündür bu gündür köye gelen gelene. Allah var gelen eli boş gelmiyor.Akşamları çocuklarda artık kahvenin önünü bekler oldular. İzzet ikram bol hocam. Her gelen, köyden birinin tanıdığını da yanında getiriyor. Öyle ki bizim Abuzittin’in asker arkadaşını ta Merzifon’dan bulup köye getirmişler . Abuzittin le asker arkadaşı birbirlerine öyle bir sarıldılar ki sorma .Tam yirmi beş yıldır görüşmüyorlarmış. Abuzittin ,asker arkadaşını getirene ‘’Sen bizi sayıp buraya kadar gelmişsin . senin adamını seçmeyip de kimi seçelim?’’ dedi. Bu işin sonu ne olacak bilmiyorum hocam. Köye gelen her kese söz verip gönderiyoruz. Valla artık kendime kendime inanmaz oldum. Hakkımızda hayırlısı kıymetli hocam. İlçe başkanlığı seçiminin sonucunu da kısmet olursa yazarım. Selamlar.
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vı)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 32 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
19
Bir Tarih Yok Oluyor
• Muzaffer Yüksel Kaya • Eleştiri Makaleleri • 136 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
10
İmirin İti (6) Kırmızı Emine
• Muzaffer Yüksel Kaya • Yaşamdan Hikayeler • 303 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
24
Eylül
14
Şubat
8
Zafer Üskül’ün Renksiz ve Sivil Anayasası
• Muzaffer Yüksel Kaya • Eleştiri Makaleleri • 266 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
2
Nisan
3
Ekim
3
Şubat
26
Karatepe (aslantaş)
• Muzaffer Yüksel Kaya • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 700 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
3
Öğretmenlerimi Mahkemeye Veriyorum
• Muzaffer Yüksel Kaya • Başkaldırı Hikayeleri • 678 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||