Deli Murat (bölüm 12)
13 / 4 / 2008 Pazar tarihinde Mozan Aras tarafından eklendi, 98 kez okundu...
“Dur be kadın dedi Nazım dur, anlasan dinlesen, bir sabretsen bu kadar mı aşağılık biriyim ben derken sesi titredi, ağlamaya başladı. Murat şaşkınlık içerisinde her ikisine bakıyor, Elif ismi ile bir şaşkınlık yaşamış sesi çıkmadan kadın ve koca arasındaki mücadelenin nerde biteceğini, Elif’in şıllık mı değil mi neyin nesi olduğunu anlamaya...” Okuyucu Puanı ;
Deli Murat (bölüm 12)Dur be kadın dedi Nazım dur, anlasan dinlesen, bir sabretsen bu kadar mı aşağılık biriyim ben derken sesi titredi, ağlamaya başladı. Murat şaşkınlık içerisinde her ikisine bakıyor, Elif ismi ile bir şaşkınlık yaşamış sesi çıkmadan kadın ve koca arasındaki mücadelenin nerde biteceğini, Elif’in şıllık mı değil mi neyin nesi olduğunu anlamaya çalışıyordu yaşlı ve soğukkanlı haliyle. Hülyayı kolundan yakaladı Nazım, “gel yanıma otur ve hiç konuşma” Lütfen dedi parmaklarını sıkarken. Kadın şaşırmış kocasının bir tanede olsa elinin parmaklarının gücünü hissetmekteydi. Sus ve sadece yanımda otur birazdan kapı çalacak. Gözleri dönmüş Hülya kocasının emri baskısı ve kurtaramadığı elinden dolayı çöküverdi. Kapı çaldı… Açayım dedi… Yok, sen değil babam açar dedi. Kara Murat şaşkın şaşkın bakıyor, bir şeyler sezinliyor gibi ama kestiremediği bir şeylerden dolayı, itiraz etmeden peki diyebildi. Kapıya yöneldi. Sanki dışarıdaki ayak seslerini duyabilecekmiş gibi kulak kesildi. Döndü oğlu ve gelinine baktı, bir şeyler sormak istedi. Vazgeçti… Saçlarını karıştırdı. Birazdan tıklanacak kapı bir türlü ses vermiyor, belirsizlik zamanı uzayıp gidiyordu. Bir an boş bulunduğunda Nazım Hülya elinden sıyrıldı, ağlayarak banyoya doğru koştu. Hızlıca çarptığı kapıyı arkasından kilitledi. Gözyaşları boğmuş hıçkırarak ağlıyor, siniri öfkesi eli ayağı birbirine dolaşmış, aynadaki yüze baktı. Karman çorman boyalar akmış, renk kaçmış surat dağılmış gözler pörtlemiş. Burnu ağlamaktan kızarmış, yumruklarını sıktı. Saçlarını yolmaya başladı. Aynadaki bu yüzden nefret ediyordu. Hak ettim mi diye hıçkıra hıçkıra ağlayan kadın artık kendini de, saatlerdir tuttuğu, hakim olmaya çalıştığı sinirleri boşalmış, çelik bir saat zembereği gibi, sert bir şekilde, kendini bırakmış, yığılıvermişti banyonun ortasına. Çalan kapı dibinde gelinin bağırışları oğlunun sanki oralı değilmiş gibi ama için için dağılıp giden kıvranan acıyan duyguları, sonrasında hala açılmayan kapının kimin geleceği ve neden ben açıyorum düşüncesi… Daldı bir an, boş boş kapıya bakmaktan vazgeçti. Banyodaki kadına seslendi. Hülya, Hülya… Ses yok, kapıya kadar gitti… İtti, vurdu tıkladı seslendi… Hülyadan ses yok. Aklına kötü şeyler getirmek istemiyordu. Kızım, güzel kızım. Hırçın kızım, ses ver, duyur kendini… İçerden inlemeye benzer bir ses… Baba… Baba… Kapıyı aç dedi kolu çevirdi itti, kilitlenmiş kapı açılmıyordu. Zorladı, kıracak gibi… Zangırdayan kapı, biraz daha biraz daha dercesine ses verdi. Dış kapı çalmış açılmayı bekliyor, gelen birisi var kimdir belli değil. Banyoda kendinden geçmiş yatmakta bir kadın. Anlık kararlar değişip duruyor, gecenin kasveti sıkıntısı belirsizliği iyice canını sıkmış, içini dağlamış, bitsin istiyor biran önce. Oysa gece neşeyle başlamış, yemekler yenilmiş, şarkılar söylenmiş ki her zaman yapmadıkları sohbetlere girilmiş. Biraz neşe, biraz hüzün çakır keyfinde akşamın eskilere yol almışlardı. Ama bilemezdi boyutun bu kadar değişeceğini, içeride gelinin baygın bir şekilde yatacağını, kırılmışlığını Nazım’ın olayın üzerine ısrarla üzerine gidip yeşil göz yeşil gözlüler meselesini bu akşam çözmek için inadına direteceğini. Ani bir karar vererek önce dış kapıyı açmalı, hemen de Hülya’nın yanında gitmeli diye tüm soğukkanlılığı ile dış kapıya yöneldi. Kim o diye seslendi. Benim… Kim? Elif… Devam Edecek Mozan Aras Nisan 2008
Tavsiye Et :
Selim Uyar yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Ayten Dirier yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
3
Ağustos
31
Ağustos
28
Haziran
15
Nasıl Bir Şehirdir Bu İstanbul?
• Mozan Aras • Klasik Şiirler • 1849 kez okundu. • 37 kez yorumlandı.
Ocak
10
Aşk Korkak Aşk Kaçak Aşk Yasak
• Mozan Aras • Klasik Şiirler • 1437 kez okundu. • 30 kez yorumlandı.
Mart
18
Aralık
14
Temmuz
30
Acı Kaybımız Mustafa Naimi Coşkuner
• Mozan Aras • Hayata Dair Makaleler • 742 kez okundu. • 93 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||||