Dem Ganimest Est (gününü Gün Et)Dem Ganimest Est (gününü Gün Et)Hakkında çeşitli ithamlarda bulunulan ve öz geçmişi hakkında kesin bilgiler bulunmayan bir şahıs olan Ömer Hayyam kimdir? Tam adı Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam olan şairin öz geçmişi tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. Bu yüzden ölüm tarihinden başka kesin bilgiler yoktur. İbrahim oğlu Ömer Hayyam Nişaburludur. 82 yaşında ölmüştür. Türbesi Nİşabur’dadır.“Hayyam” çadırcı manasında olup babasının mesleğinden ötürü kendisine verilmiş lakaptır, kendisi çadırcılık yapmamıştır. Tahsilini Nişabur’da yapmış önce Nasrettin Şeyh Muhammeh Mansur’un talebesi olmuş ve daha sonra zamanının meşhur alimi Muvaffakeddin Abdüllatif İbn El Lübad ile teolog ve matematikçi Hace Ali’den ders görmüştür. Hayyam’ın yazdığı kitaplar Melihşah’ın meşhur veziri Nİzamülmülk’ün ilgisini çekince, onu yanına almış ve takvim yapmakla görevli heyetin başına getirmiştir. Hayyam burada “Celali Takvimi” diye tanınan takvimi hazırlamış, meşhur Zic-i Melihşahi adlı eserini bu sırada yazmıştır. Hayyam’ın özelliği rubai tarzından başka bir tarzda şiir yazmaması ve bu nazım şekline büsbütün yeni bir ruh, yeni bir zevk, yeni bir felsefe sokmuş olmasıdır. Şathiyata ve şaraba dair pek çok rubai Hayyam’a maledilmiştir. Bu bakımdan çoğu Hayyam’ı şarapçıların piri ve dinsiz bir filozof olarak tanır. Bazıları da Hayyam’ın ısrarla şarap içme tavsiyesini mecazi yorumlayıp bunun tasavvufta ilahi aşk sembolü olan şarap olduğunu söyleyerek Hayyam’ı tasavvuf erbabından sayar. Halbuki o dinsiz ve sarhoş olmadığı gibi sufi şairlerden de değildir. Hayyam’ı herkesten önce Avrupa’ya tanıtan Barthelemy d’Herbelot adındaki doğubilimcidir. 1967’de yazdığı “Şark Kütüphanesi” adlı eserinde onu mistik bir Müslüman filozofu olarak tanıtmıştır. Bundan sonrada onun hakkında birçok batılı kişiler eserlerinde hakkında bilgiler bulundurmuştur. En eski Hayyam Rubaileri nüshası Hayyam’ın ölümünden üç buçuk asır sonra yazılmış olan nüshadır. Bu nüsha Oxford’daki Bodlain kütüphanesindedir ve bundaki rubailerin sayısı 158’dir. Halbuki Hayyam’ın sanılan rubailerin sayısı 1200’e varır. Bunlar genel olarak vezin, kafiye ve şekilce birbirine benzedikleri için sahte olanları dış görünüşüyle gerçeklerden ayırt etmek kolay değildir. Bir rubaiyi, bu Hayyam’ın değildir, diyerek yalanlayabilmek için Hayyam’ın inancına ve karakterine uymadığına bakmak gerekir. Ömer Hayyam’ın en başta gelen özelliği hür fikirli olması ve “dem ganimest est” denilen “gününü gün et” felsefesini savunmasıdır. Ona göre dünya sonsuz, hayat ise geçicidir. Bunun sebebi bilinemeyeceğinden ötürü başı ve sonu bilinmeyen bu kısacık ömürden azami ölçüde faydalanmak, onu en iyi şekilde değerlendirip en iyi şekilde yaşamak gerekir. Hayyam rubailerinde kelimeleri en yüksek kaliteye eriştirmiş, özellikle en etkileyici bir şekilde kullanmış şairdir. Düşümcesine ve amacına en uygun sözü bulmakta son derece başarılıdır. Şiirlerinde yakışıksız, soğuk kelime ve deyimlere rastlanmaz, ifadesi güzel bir ahenkle adeta su gibi akar. Benzetme ve istiarelerinde tabi ve sade bir incelik vardır, asla zoraki ve külfetli değildir. Etkin fikirleri, saydam ifadesi, geniş hayali, kısa, net ve temiz üslubu, şairler arasınsa Hayyam’a pek özel bir mevki sağlamıştır. O rubailerin büyük ustasıdır. Ömer Hayyam şiirini hep rubai şeklinde yazmıştır. Rubai aruzla ve “La havle vela kuvvete illa billah” yani ekseriya “mef’ulü mefailü mefailü feulün” vezninde yazılır. Dört mısradan oluşur. Bu mısraların birincisi, ikincisi ve dördüncüsü kafiyelidir. Bazen dört mısranın da kafiyeli olduğu görülür. Böyle rubailer “musarra” denir. Hayyam’ın şiirlerinde en çok kulağa çarpan sözler mey(içki), meyhane, ıyş(geçinme) nuş(içme) kuze(testi), şarap, hum(küp) saki, mutrıp(çalgıcı), çenk(çalgı) saz, sürud(şarkı söylemek) gibi kelimelerdir. Hayyam’ı kötüleyen onu beğenmeyen yazılar ve kişilere rastlanılır. Hayyam’ın kötülenmesine neden olan en büyük neden şaraptan, meyhaneden, sakiden çok bahsetmesinden dolayı onun ayyaş zannedilmesidir. Halbuki bunlardan çok söz eden kimselerin mutlaka ayyaş olması gerekmez. Nitekim en güzel aşk şiirleri yazanlar belki hiç aşık olmamışlardır veya en vefasız aşıklardır. Ömer Hayyam’ın sarhoşlardan olamsı ihtimali ise hemen hemen hiç yoktur. Çünkü önemli bir cebir kitabının yazarıdır. Ve bunu dışında birçok ilim kitabı yazan bir zattır. Felsefesine gelirsek eğer çoğu kez dini inanç ve şeriat hükümlerinden bağımsız olarak özgür düşünce yapısına sahiptir. İnançlıdır fakat alemin yaratılışı ve insanın kaderi konusunda avamındakinden çok farklı düşünceleri vardır. İnkarcı diyemeyeceğimiz gibi dindarda diyemeyiz. Çünkü din inanç hükümlerinden ve prensiplerinden en küçük bir şüpheye ve tenkide tahammül edemez. Hayyam’ın felsefesi nihilisttir, bedbindir(pesimist), ama kendisinin neşeli bir tabiatı vardır. Bu mutlu mizacı sayesinde ümitsizlik felsefesine yenilmemiş, şu birkaç günlük ömrü zevkle geçirmeyi öğütlemiştir. Çünkü mutluluğu zevkte buluyor, güzel yaşamayı seviyor ve onu en büyük amaç sayıyor ki, bu bakımdan hedonisttir. Hayyam’ın bütün inanç ve hayat felsefesini bir rubaisi özetlemektedir. Bu şiirinde diyor ki; bütün gamlar yok olmak korkusundan geliyorsa kendini yok bil. Fakat mademki, şu anda varsın bu fırsattan yararlanıp vaktini hoş geçirmeye bak: “Ey Hayyam, eğer şarapla sarhoş olursan gönlünü hoş tuti neşelen! Bir güzel yüzlüyle berabersen neşelen! Madem ki, cihanın sonu yokluktur; Farzet ki, yoksun, fakat madem ki, varsın, neşelen!” saygılar...
Telif Hakkı Uyarısı Dem Ganimest Est (gününü Gün Et) isimli yazı, Yasin Şahin tarafından 07.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Deniz Yıldırım yazıyı tebrik etti...
Tuba Tütüncü yazıyı tebrik etti...
Müslime Uğuz Öngeli yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
25
Kasım
10
Kasım
8
Eylül
11
Eylül
9
Temmuz
21
Temmuz
18
Haziran
29
Haziran
11
Ağustos
25
Ağustos
24
Ekim
19
Mayıs
9 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||