Deri Teması Dünyanın En Yumuşak ve Şefkat Dolu Olayı
27 / 5 / 2008 Salı tarihinde Zeynep Akıllı tarafından eklendi, 143 kez okundu...
“yeni dünyaya gelmiş bir bebeğin içinden neler geçer? yumuşak ve sıcak ana rahmine geri dönmeyi özler mi? kendisini saran yeniliklerden korkar, ya da etkilenir mi? yanıt: bunları bilmiyoruz. doktorlar da aynı şeyi söylüyor ve her söylenen doğru olabilir diyorlar. doğumu izleyen ilk dakikalarda yapılan gözlemlerin söylediği bir şey var: anne ile b...” Okuyucu Puanı ;
Deri Teması Dünyanın En Yumuşak ve Şefkat Dolu Olayıyeni dünyaya gelmiş bir bebeğin içinden neler geçer? yumuşak ve sıcak ana rahmine geri dönmeyi özler mi? kendisini saran yeniliklerden korkar, ya da etkilenir mi? yanıt: bunları bilmiyoruz. doktorlar da aynı şeyi söylüyor ve her söylenen doğru olabilir diyorlar. doğumu izleyen ilk dakikalarda yapılan gözlemlerin söylediği bir şey var: anne ile bebek arasında yeni ve öncesine göre değişik bir karşılaşma bebek üzerinde son derece sakinleştirici etki yapıyor. az önce, dünyaya geldiği ilk anda, ağlayarak ilk nefes almak deneyimini yapan bebek, çıplak olarak annesinin karnına yatırıldığında sessizleşiyor. o vücudun sıcaklığını hissediyor, kalp atışlarının sesini duyuyor. annenin nefes alırken göğsünün inip, kalkması onun için gerçek bir salıncak oluyor ve anne ilk kez bebeğine dokunup onu okşayarak bağrına bastığında bebek gerçek anlamda korunduğunu hissediyor. cilt teması: bebek bunu ilk kez annesinin memesini emdiğinde, öpüldüğünde ve sevildiğinde yaşıyor. birkaç gün içinde annesini kokusundan tanımaya başlıyor, ona duyduğu güven büyüyor ve bebek belki de tüm ihtiyacı olduğu şeyleri annenin kendisine vereceğini hissediyor. annesinin sevgisi kelimenin tam anlamı ile bebeğin kanına işliyor. o küçük, sıcak vücutta çok yakın bir temas kurmak anne için de çok önemli bir olay. ancak bu şekilde çok güçlü bir duygusal bağ oluşabiliyor. anne aylar boyunca bebeğini içinde hissediyor, onun dış görünümü hakkında hayaller kuruyor, onun varlığını aklından çıkartmıyor ve sonra tam anlamı ile kusursuz ve küçük bir insan, hem de kendisine yabancı bir insan, göğsünde yatıyor. 33 yaşında, ilk çocuğunu dünyaya getiren bir anne şunları anlatmıştı: "oğlumu ilk kez tutarken, epey korktum. başı kıpkırmızı, elleri mavi ve tüm vücudu ıslaktı. ona nasıl yardım edeceğimi bilemedim o anda. sonunda alnını öpüp, sırtını okşayabildim. işte o zaman içimdeki korku kayboldu." başlangıçta oluşan bu tip zorluklar ve duraksamalar ender sayılmaz, baba için de. neticede ana baba sevgisi yıldırım gibi bir anda oluşan bir şey değildir. tam tersine ana baba ve çocuğun birbirlerine yakınlaşmaları sürecinde meydana gelen bir duygudur. çocuğunuzun kucağa alınma arzusu ne anlama gelir? bir çocuk doktoru, "bu nedenle", diyor. "babanın da bebek hastaneden eve gelir gelmez, onunla deri teması kurması son derece önemlidir. baba yalnızca altında bezi olan bebeğini göğsüne yatırmalı ve onun oradaki rahatlığını hissetmelidir. sevip okşamalar sırasında bir dizi sinyal alışverişi yapılır. bu baba için olduğu kadar, bebek için de önemlidir. kısaca söylemek gerekirse, insan ancak deri teması yolu ile ana ve baba olur." deri teması, çocuğun anladığı bir dildir. ona korunma duygusu aşılar, çaresizliğini giderir, korktuğu zaman onu teselli eder, yaşam zevkini uyandırır ve annesi ile babasına zevk verir. bebeğin bu temel ihtiyacını gidermek, yeni neslin anneleri ve babaları için çok doğal bir şey. yeni nesil çoğunlukla bebeğini göğsünde taşıyor. banyo yaptırtıktan sonra, onu şefkatle okşayıp, masaj yapıyor. pek çok anne yavrusunu göğsüne bastırıp emziriyor.. ya da bir baba geceleri ağlayan çocuğunu kucağında dolaştırıp, sallıyor. teselliye ihtiyaç duyan bir bebek kucağa alınmalı ve sakinleşinceye kadar sevip okşanmalıdır. anne ve babaların içgüdüsel olarak yaptıkları bu şey, bilimsel açıdan da doğrudur. yalnızca ana baba ve çocuk için değil, çocuğun bedensel gelişimi, ruhsal olgunlaşması için de deri teması son derece önemlidir. "derinin uyarılması sinir sistemi ve beyin fonsiyonlarının oluşmasında hiç kuşkusuz çok önemli bir rol oynar. fazla cilt teması yaşamayan, yani fazla sevilip okşanmayan ve kucağa alınmayan çocukların gelişmesi oldukça geç olur." diyor bu konuda uzman bir profesör. "ve az gelişmenin nedenlerinden biri de büyük bir olasılıkla duyu organlarının yeteri kadar uyarılmamasıdır." erken doğan bebeklerin bakımında da bu bulgular etkilidir. bu bebekler uzun bir süre izole edilmiş olarak yaşamak durumunda oldukları halde anneleri ile mümkün olduğu kadar erken temas kurmaları sağlanmaktadır. bu tip bebeklerin bakıldığı bir kliniğin başhekimi şunları söylüyor: "anneleri, intensif bakım odasın amümkün olduğunca sık gelmeye teşvik ediyoruz. bebek belirli bir kiloya eriştikten sonra, annesi onu kuvözden alıp, emzirebiliyor ve onunla sıcak bir yakınlık kuruyor. anne ile çocuk arasındaki bağ geliştikçe, bebek annesine yakınlaştıkça, yaşamda kalma arzusu da artıyor." yapılan deneylerden elde edilen sonuçlara göre erken doğmuş bebekler, koyun postunun üzerine yatırılırsa, daha çabuk gelişiyorlar. bu temastan doğan uyarılar metabolizma olaylarını ve buna bağlı olarak bebeğin olgunlaşmasını çabuklaştırıyor. ama bu tip temastan doğan uyarıları mekanik, bilimsel bir şekilde çözümlemek yine de olanaksız. bir amerikan terkedilmiş çocuklar yuvasında yapılan deneyimlere göre günde iki kez, belli bir saatte (bu iş için tutulmuş öğrenciler tarafından) onar dakika okşanarak büyüyen bebekler diğer bebeklere nazaran daha iyi bir gelişme göstermiş. çocuğunuz sevilip okşanmak istemezse, bu ne anlama gelir? soruya nasıl ve ne zaman açılarından bakmak önemlidir aslında. bir çocuk dıştan gelen uyarıları her an kabul edecek durumda değildir. çocuğunu iyi tanıyan bir anne buna bilinçsiz olarak dikkat eder zaten ve davranışlarını onun ihtiyaçlarına uydurur ve örneğin, bebeğin dikkati başka bir şeye yönelikse, onu okşamaya kalkmaz. bu konuda bebeğin yapısı da önemli bir rol oynar. bazı bebekler fazla okşanmaktan hoşlanmazlar ve buna karşı çıkarlar. ama bu onların içe dönük olduğu anlamına gelmez. bu bebekler, annelerini reddetmiyorlar, yalnızca her türlü aktivitelerini önleyici davranıştan kaçınıyorlar demektir. bu tip bebeklerle birlikte su dolu banyo küvetine girmek ya da yatakta boğuşmak daha doğru bir davranış olur. emekleme çağına gelen bebekler, sürekli deri temasına duydukları gereksinimi kaybederler. fazla kucağa alınmak, ya da oturtulmak istemezler. annelerinin elinden bile kaçarlar. bebeğinize ilk aylarda sağlayacağınız yakın deri teması onların özgüvenini arttıracaktır ve artan özgüven de kendini bu şekilde belli edecektir. şunu unutmayın ki, bebek ihtiyacı olduğu her anda, sizin okşamalarınıza daha yıllar boyu istek duyacaktır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
1
Kaşgarlı Mahmud 1000 Yaşında
• Bekir Cevizci • Eğitim Makaleleri • 66 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
9
Güneş Gözlüğünün Faydaları
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 154 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Eylül
1
Eylül
1
Ağustos
28
Ağustos
28
Ağustos
28
Şubat
11
Aralık
12
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 6620 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 2768 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10 |
![]() |
|
||||||