“Hayatın iki yüzü var bilirseniz. Yaşanılan dünya da hayat gibi iki yüzlü. Göz önünde yaşanan hayat ve arka sokakların çirkin yüzü. Bazılarımız öyle saf duygular içinde ki arka sokaklardan habersiz yaşıyoruz öylesine. Arka sokaklar acımasız ve çukurları çok. Görmediğimiz ya da görmek istemediğimiz o mekanların insanları insani duygulardan uzak ve...”
Hayatın iki yüzü var bilirseniz. Yaşanılan dünya da hayat gibi iki yüzlü. Göz önünde yaşanan hayat ve arka sokakların çirkin yüzü. Bazılarımız öyle saf duygular içinde ki arka sokaklardan habersiz yaşıyoruz öylesine. Arka sokaklar acımasız ve çukurları çok. Görmediğimiz ya da görmek istemediğimiz o mekanların insanları insani duygulardan uzak ve yaptığı yanlışlığının farkında değil. Evet ben taşra insanı bunca yılın ardından dünyaya o kadar yabancıymışım ki şimdi daha iyi anlıyorum. Bazen utanıyorum bu yabancılıktan bazende sevinç duyuyorum. Yurdum insanı bazı sırtı kalın bir o kadar da beyni kalın olan ayrıca yüreği taşlaşmış insanı duygulardan uzak iki ayaklı hayvanların kuklası olmuşlar. Onları kurtarmaya çalışmak bir sonuç vermiyor kısa süre içerisinde anlayıverdim. Hepsi ekmek davasında ve yaptığı iş başka insanların hayatını tehlikeye soksada vazgeçmek istemiyor. Neden ? Biz bu kötülüğün içerisinde kullanılıyoruz. Cevaplar zihnimde sıralansa da çözüm bulamıyorum. Çözüm benden çok uzak. Geç bir vakit akşam karanlığı çökmüş ve bir arkadaşımla arka sokakların birinde yürüyorum. İçimde korku yok. Çünkü o sokakların tehlikesinden habersizim o vakitler. Sonradan haberdar olduğumda korku saplanıyor içime ve bir daha o sokaklardan geçmem diyorum. Evet yol boyunca yürüyoruz arkadaşımla. Küçük bir dükkanın önünden geçiyorum. Önümde 6 yaşlarında bir kız çocuğu yüzü kir pas içerisinde. Bana bakıyor bende ona. Sonra çarşaf istermisin diye soruyor. Ben taşradan gelmiş zavallı çocuğa acıyorum. Evine ekmek götürecek diyerekten. Göreyim diyorum. Arkadaşımsa kolumu çekiştiriyor. Önceleri anlamıyorum arkadaşıma kızıyorum. Sonra kötülüğün boyutunu öğrenince üzüntü ve ıstırap duyuyorum. Evet ıstırap..... Oysa o küçük çocuk uyuşturucu satarmış. Nerden bileyim? Çocuklara ceza yok ve bunu bilen kötü niyetliler üç beş kuruşa onları kullanıyor. Çocuklarımıza sahip çıkmak için ne yapıyoruz. Kendime kızıyorum hem de çok. Ben bir eğitimciyim ve çaresizim. Benim gibi onlarca eğitimci çaresiz. İmdat imdat. Geleceğim yok olacak. Duyun sesimiiii Kimse yok mu yoksa ben boşluğa mı haykırıyorum?