Dilemma
5 / 4 / 2008 Cumartesi tarihinde Çağla Şimşek tarafından eklendi, 288 kez okundu...
“Bir varmış, bir yokmuş… Gelişmekte olan ülkelerden birinde bir kız yaşarmış. Çok güzel bir kız değilmiş bu kız. Güneş gibi sarı saçları,, ormanlar gibi yemyeşil gözleri yokmuş. Ama kendince bir güzelliği varmış onun da. Ya da güzelliğinin farkında değilmiş. Bu kızcağızın hayatta her istediğini elde etmiş. 25 yıllık yaşamışlığında, hayatın nerdey...” Okuyucu Puanı ;
DilemmaBir varmış, bir yokmuş… Gelişmekte olan ülkelerden birinde bir kız yaşarmış. Çok güzel bir kız değilmiş bu kız. Güneş gibi sarı saçları,, ormanlar gibi yemyeşil gözleri yokmuş. Ama kendince bir güzelliği varmış onun da. Ya da güzelliğinin farkında değilmiş. Bu kızcağızın hayatta her istediğini elde etmiş. 25 yıllık yaşamışlığında, hayatın nerdeyse her yönünde başarı sağlamış. İyi bir işi, kariyeri ve yaşadığı ülke standartlarına göre epey de yüksek bir maaşı varmış. Yani, Tanrı çok cömert davranmış ona. Tek bir şey hariç… hayattan her istediğini almış ama bir türlü aşkı bulamamış. Her gece yatağına yattığında, Tanrı’ya ona verdikleri için şükredermiş. Daha fazla para ya da kariyer istemezmiş. Yalnız, hayatındaki tek eksik için dua eder dururmuş. Ama Tanrı, her zaman çok cömert olmasına rağmen bu konuda onu unutmuş. Ya da belki, günü gelince istediğini verecekmiş fakat bizim kız artık dayanamıyormuş. Etrafındaki mutlu insanlara bakıp, o da hayatındaki boşluğun dolmasını, onlar gibi mutlu olmayı istiyormuş. Kimseyi kıskanmazmış, fakat aynı mutluluğu kendinin de artık hak ettiğini düşünüyormuş. Bir gün, bütün umutlarını tüketmiş. Artık mutlu olmak için dua etmeyi bırakmış. Hayatı tamamen oluruna bırakmış. Kendiyle beraber her şeyi salmış. Artık hiçbir şeye değer vermiyormuş. Etrafında olup bitenler onu ne üzüyor, ne de mutlu ediyormuş. Hiçbir şey umurunda değilmiş. Ot gibi saman gibi yaşayıp, ölümünü beklemek istiyormuş. Ama bu onun kişilik özelliği değilmiş aslında. Karşısına çıkan umutsuzluklar onu bu hale getirmiş. Bir zamanlar o da her şeye pembe gözlüklerin ardından bakmayı biliyormuş çünkü. Annesinden böyle doğmamış. Bir gece yine böyle hayatın adil olmadığını düşünürken bir anda odasının içinde biri belirmiş. Kız önce çok korkmuş. Ama Biri korkma demiş. Benim adım Eros. Aşk meleğiyim. Kız demiş öle bir şey yoktur. O sadece yunan mitolojisinde geçen uydurma bir kavram. Eros demiş sen öyle san. Ben varım. Ama size anlatılanlardaki gibi değilim sadece. Popoma bir bez bağlayıp, elime de bir ok verip beni dünyaya salmıyorlar tabii ki demiş. Sen korkma diye bu kılıktayım, benim belirli bir şeklim yok demiş. Kız da tamam uzun lafı kes. Yarın işe gideceğim, erken yatmam lazım. Ne söyleyeceksen söyle ve git demiş. Eros, sana bir teklifim var demiş. Sürekli aşk için dua edip duruyorsun ama bu işler böyle yürümüyor. Hayatı denge de tutmalıyız. Sana verdiğim aşkı bir başkasında almak zorundayım. Ya da sana sadece 1 yıllığına aşk verebilirim. Ama eğer hayatın boyunca yalnız kalmak istemiyorsan, karşına hemen birini çıkarabilirim. O sana deli gibi aşık olacak. Ama sen onu asla sevemeyeceksin. Seni mutlu etmek için elinden geleni yapacak. Çok iyi bir insan. Ama ona kesinlikle saygının ötesinde bir şey hissedemeyeceksin. Bu birinci seçeneğin. İkinci seçenek ise sana ayaklarını yerden kesecek kadar seveceğin birini sağlayacağım. Hayatında hiç olmadığın kadar mutlu olacaksınız. Fakat bu kişiyle sadece bir yıl birlikte olacaksın. Bir yılın sonunda onu geri almam gerek. Çünkü onu başka birinden almıştım ve ona geri vermem gerek. Dünyadaki dengeyi korumalıyım. Senin de anlayacağın gibi her istediğimizi elde edemeyiz. Yoksa dünyanın dengesi bozulur. Kız demiş, ama bir ömür boyu aşık olduğu adamla mutlu olanlar da var. Sen öyle san demiş Eros. İşler senin sandığın gibi yürümüyor. Senin o deli gibi aşık sandığın herkes benim sunduğum seçeneklerden mantıklı olanını seçtiler. Nee demiş kız, herkese bu seçenekleri sunuyor musun? Herhalde demiş aşk meleği. Kendini bu kadar özel görme. Hayat senin etrafında dönmüyor. Neyse demiş, hadi laf kalabalığını ve bencilliği bırak da bana kararını söyle. Dünyada 6 milyar insan yaşıyor, ve onlar da senin beklediklerini bekliyor. Başkalarına da yetişmem gerek. Kız demiş bu çok zor bir karar, bana biraz daha müsaade edemez misin? Hayır demiş Eros. Sana tam 25 yıl verdik. Her gün aşk için dua edeceğine, aşk mı mantık mı sorusunu hiç mi düşünmedin be bacım? Valla doğrusunu istersen düşünmedim demiş kız. Ben mantığımla hareket edemedim hiç. Hep kalbimi dinledim. Peki mutlu oldun mu bugüne kadar demiş Eros. kız hayır anlamında başını iki yana sallamış. Öyleyse demiş, düşün kararını buna göre ver. Kız bir süre düşünmüş, Eros demiş, düşündüm ve kararımı verdim. Bir ömür boyu sevmediğim ve sevmeyeceğim biriyle olamam. Beni ne kadar mutlu etmeye çalışırsa çalışsın, her dakikası eziyet olan bir hayat yaşayamam. Hem o insana da haksızlık etmek istemem. Ama şu da var 1 senelik mutluluğu tattıktan sonra onu başka birine vermek ondan daha acıdır eminim. Ee demiş Eros, nedir yani cevabın? Ben, demiş kız, ikisini de istemiyorum. Evet kalbim boş ama en azından aklım yerinde. Senin sunduklarından birini seçersem aklımı kaçırırım sonunda. Ben böyle bir seçim yapmaya zorladığın için utanmalısın kendinden. Yürü git, gelme bir daha. O gün bugün kız hala beklermiş. Bazen düşünürmüş, acaba Eros’u dinlese miydim?
Tavsiye Et :
Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Sıtkı Er yazıyı tebrik etti...
Ekim
1
Ekim
1
Eylül
29
Eylül
27
Eylül
27
Nisan
27
Nisan
5
Nisan
27
Nisan
5 |
![]() |
|
||||||||||