Dilimize Saygı!
15 / 10 / 2007 Pazartesi tarihinde Deniz Coşkun tarafından eklendi, 625 kez okundu...
“Sevgili Hikayeler.net paylaşımcıları; Burada öyle satırlarla buluşuyor ki gözlerim "pes artık" dememek mümkün değil maalesef. Her birine ayrı ayrı eleştirilerimi iletsem, nasıl bir tepkiyle karşılaşacağımı bilmediğim ve belki de övgü dolu satırlar döşemediğim için yadırganıp dışlanabileceğim , bundan da mühimi kulak ardı edileceğim, amacımın kiş...” Okuyucu Puanı ;
Dilimize Saygı!Sevgili Hikayeler.net paylaşımcıları; Burada öyle satırlarla buluşuyor ki gözlerim "pes artık" dememek mümkün değil maalesef. Her birine ayrı ayrı eleştirilerimi iletsem, nasıl bir tepkiyle karşılaşacağımı bilmediğim ve belki de övgü dolu satırlar döşemediğim için yadırganıp dışlanabileceğim , bundan da mühimi kulak ardı edileceğim, amacımın kişisel bir saldırı gibi algılanabileceği olasılığı nedeniyle kendimi bu yazının başında buldum. Bizler burada yazmaya gönül vermiş kişiler olarak, kullandığımız sözcüklerin, tüm noktalama işaretlerimizin, eklerin anlatmaya çalıştığımız konuya, olaya, olguya ya da duruma hizmet etmesini benimsemiş, bunun da ancak belli kurallar çerçevesinde güzele yaklaşabileceğini kabullenmiş ve bu kuralları içimize işlemiş olmalıyız diye düşünüyorum. Oysa anlatmaya çalıştığı konunun çarpıcılığına takılmış, hangi sözcüğün peşisıra nasıl bir sözcük türünün gelmesi gerektiğini bilmeyen, noktalama işaretlerinden bîhaber öyle çok satır kalbime batıyor ki...İfade etmek için didinip durduğu o çok çarpıcı konu da anlatım bozuklukları ve hataların gölgesinde kalıyor. Ben dilbilimcisi değilim, öğretmen de değilim.Ülkesini, dilini, geleneklerini, kültürünü seven, yalnızca yazmaya çalışan sıradan biriyim ve öncelikle bir okurum. İlk olarak şunu belirtmeliyim ki; kaliteli yazmanın baş şartı kaliteli bir okuyucu olmaktan geçer. Siz de takdir edersiniz ki, okuduğunu analiz edebilmek için öncelikle anlamak gerekir. Bunu sağlamanın temel koşulu yazı diline hâkim olmaktır. Cümle içinde kullanılan "virgül"ün yeri, cümlenin anlamını tamamen değiştirebilirken seçilen sözcükler, sıraya dizilişleri vurgulanmak istenen noktayı belirler. "Oku, baban gibi eşek olma." ya da "Oku baban gibi, eşek olma." virgül`ün ne denli önemli olduğunu bize gösteren, çoğumuz tarafından bilinen küçük bir örnektir. Söylemek istediğim şu ki; yazarak anlatılan konu her ne olursa olsun, doğru yazabilmek yetisi okumaktan ve okuduğunu anlamaktan geçer. Sadece burada değil, dışarda da birçok hatayla karşılaşıyorum. Yazar, yazdığı konu çerçevesinde okura ve kendine bir soru soruyor ve bakın yanıta nasıl başlıyor? "Tabii ki de.............." Türkçede iki bağlaç peşpeşe kullanılmaz. Yazı dilinde olduğu kadar konuşma dilinde de sık sık yapılan ve beni fazlasıyla rahatsız eden hatalardan biridir bu. Bağlaçlardan söz açılmışken; sahi şu ismin hal eki olan -de ile bağlaç olarak kullanılan -de ekine neden gerekli özeni göstermez bizim insanımız anlamam. Bilmiyorsanız küçük bir ipucu size_elbette bilenler için böyle bir yönteme hiç gerek yok ama en azından öğrenene kadar bu yöntem izlenebilir._ isme hal eki olarak ulanan -de`yi cümleden çıkardığınızda cümle anlamsızlaşır."Evde elma var." cümlesi "Ev elma var."a dönüşür ki; hiçbirimiz için cümle bu haliyle anlam taşımaz. İşte bu -de eki sözcüğe bitişik halde yazılmalıdır. "Ayşe`yle birlikte Ali de geldi." cümlesini "Ayşe`yle birlikte Ali geldi." ye çevirirsek anlamın değişmediğini görebiliriz. Buradaki -de eki bağlaç olarak kullanılmış demektir ve ayrı yazılmalıdır. Bu arada ayrı yazılması gereken bu ek, sert sessiz benzeşmesi kuralına hiçbir surette uymadığı gibi ("Sonunda kış da geldi.") özel isimlerin ardına geldiğinde de kesme imiyle ayrılmaz. Burada her birine değinebilmem mümkün değil. Özne-yüklem uyumsuzlukları,yabancı dillerden dilimize geçmiş sözcüklerin,ek fiillerin,özel isimlere gelen çoğul eklerinin,kısaltmaların, rakamların, tarihlerin... yazılışları. Elbette cümlelere; dolayısıyla her bir paragrafa da büyük harfle başlanması, cümle sonuna; cümlenin anlamına göre nokta, ünlem, soru işareti,üç nokta gibi noktalama işaretlerinden birinin mutlaka konulması, soru eklerinin ayrı yazılması gerektiği gibi temel konulara girmek ise beni inanın utandırıyor. Bu yazı, ifade etmeye çalıştığımı dar bir kalıp içinde değerlendirip "Nasıl olsa anlatmak istediğimi anlatabiliyorum." diyen ve beni anlamsız bir kuralcılığın esiri olarak görecekler için yazılmamıştır. Daha iyiye, daha güzele ulaşmak,okuru yormadan hazzın kollarına bırakmak isteyenlerin bu konuda daha duyarlı olacağına, bilmediklerini öğrenmek için çabalayacağına inanıyorum. Bu satırlar, Türkçe`nin ne kadar zengin bir dil olduğunu unutmadan, bu çeşitlilikten faydalanarak yazılmış daha güzel satırlarla buluşmak isteyen bir okurun ricasıdır. Hepinize saygı ve sevgilerimle...
Tavsiye Et :
• Tolga Arasan yazıyı favori listesine aldı...
Eylül
1
Kaşgarlı Mahmud 1000 Yaşında
• Bekir Cevizci • Eğitim Makaleleri • 53 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
9
Güneş Gözlüğünün Faydaları
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 144 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Temmuz
14
Temmuz
13
Haziran
1
Haziran
1
Mayıs
6
Mart
25
Mart
13
Ekim
15
Mart
12
Temmuz
11
Eylül
18
Mart
3 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||