Acemilik!Acemilik!Nihayet okulu, 34 gün ara vermek zorunda kalmamdan sonra, zar zorda olsa, küçük bir vukuatla tamamladık, güya meslek sahibi olduk, onunla ilgili iş araştırmaya başladım. Okul arkadaşım İsa, ağabeyinin elemana ihtiyacı olduğunu belirtti ve istersem onun yanında çalışacağımı söyledi. Hiç tereddüt etmeden hemen kabul ettim, zira başka bir alternatifim yoktu ve çalışmak zorundaydım ve böylece demir doğramacı olarak, mesleğe ilk adımı attık. İsa beni ağabeysiyle tanıştırdı ve hakkımdaki kanaatlerini sıraladı. Usta o zaman yarın gel de iş başı yap dedi. Peki diyerek, vedalaştım. Seviniyordum, çünkü ilk diplomalı işimdi. Sabahleyin erkenden işe geldim. Ustayı bir müddet bekledikten sonra, nihayet geldi ve selam vererek, kapıyı açtı. Dükkân çok büyük değildi. Portatifti. Mahalledeki evlerin ve dükkânların kapı, pencere ve diğer metal ihtiyaçları karşılanıyordu. Usta kalender birine benziyordu. Kendini işine çok veriyordu, bana epey bir şeyler anlattıktan sonra; Ölçüleri veriyor, bunları yap, hazırla yarın takacağız diyordu. Aynı zamanda orta Anadolu fabrikasında, çalışan biri olduğundan, çekip işine gidiyordu. Saclar ölçüler dâhilinde kesilip, doğranacak, sonra toparlanıp puntalar halinde kaynak yapılacak, spreyle taşlanacak ve akşama hazır hale gelecek. Düşündüm, taşındım, bazen de şaşkınlıktan ensemi kaşıdım, bir çıkar yol bulamadım, usta benden o kadar çok şey istiyordu ki, şaşırdım, donup kaldım. Yeni mezun olmuş, pratikle hiç yoğrulmamış, benim gibi acemi bir insanı, dükkânda yalnız bırakarak, onca iş başına sarılarak, ne yapılmak isteniyor diyerek söylendim. Ne yaptım biliyor musunuz, hiç bir işe el sürmedim, bekledim, düşündüm, durdum, en sonunda dağılmış malzemeleri topladım, bir kenara koydum. Kapıyı sıkıca kontrol ederek, kilitledim hemen arkadaşım İsa’nın yanına giderek, olanları bir solukta sıraladım ve kendisine anlattım. Anlattıklarımı dinleyen İsa’nın, katılarak gülmesine ve gözlerinden yaş gelene kadar, bu eylemine devam etmesine şaşırdım. Nihayet önemli değil, zaten böyle olacağını biliyordum demesi, çaktırmadan beni süzmesi, unutulmayacak kadar enteresan ve güzeldi. Fakat çok rahatlamıştım. İsa beni bırakmadı, çay demledim birlikte içeriz, sabredersen az bir işim kaldı, beraberce birkaç yer daha var, oralara da bakarız dedi. Benim yıllarca sanayi tecrübem var, ben dahi yapamam ağabeyimin sana yap dediği işi, üzülme zaten yanında da kimse çalışamıyor, diyerek teselli etti. Birkaç yere baktık, haber vereceklerini söylediler, teşekkür ederek ayrıldık, yine sokakların arasına daldık, daha sonra İsa ile görüşmek üzere vedalaştık. İlk diplomalı işimde, bir yanlış yaparım, mahcup olurum kaygısı, daha galebe çaldığımdan yapamazdım. Hiçbir pratiğim yoktu. Okulda hocalar bizlere, Çekiç nasıl yapılır, demire nasıl su verilir, şahmerdan da nasıl çalışılır v.s. öğretmişlerdi. Sonra siyaset, tüm hücrelerimize kadar sirayet ettiğinden, adeta can derdine düşmüştük. Her gün bir yaralama veya eksi vakası yaşanıyordu. Boykot sık yapılıyordu. Okullar asılıyordu. Şamata hat safhadaydı! Böyle bir eğitimden sonra, maalesef bu haller yaşanıyordu. Şimdi farklımı! Zannetmiyorum. Cinsellik ön plana çıkmış, yaralama ve darp sıklaşmış. Esrar ve eroin her bir tarafı sarmış. Müfredat ise hocaların ikinci bir iş kaygısından uygulanmamış. İkiz oğullarım, İbrahim ve İsmail, sanat okulu elektronik(Megep) bölümü üç sınıfta okuyorlar. Her yıl takdirname almalarına rağmen, haftanın mutlaka üç günü boş geçiyor. Gerekçe hocalar ya mazeret izinli veya bulunmuyor. Bu okulda yetişen öğrenciler gerçek hayatta ne kadar başarılı olurlar. Yöneticiler, nutuk atmalarından ziyade, içlerini doldurmalılar.
Telif Hakkı Uyarısı Acemilik! isimli yazı, Mustafa Cilasun tarafından 3/12/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
24
Kasım
13
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 164 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 203 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
• Zeynep Akıllı • Hayata Dair Makaleler • 269 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Gözyaşlarım Seni Anıyor Anne!
• Mustafa Cilasun • Anne Şiirleri • 13 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
Aralık
1
Ne Kalmıştı ki Artık Geriye!
• Mustafa Cilasun • Sitem Şiirleri • 13 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
25
Mayıs
24
Haziran
11
İslamiyetten Önce Arap Yarımadasında Kurulan Devletler
• Mustafa Cilasun • Tutku Denemeleri • 2194 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
13
Kasım
27
Nihat Sami Banarlı`nın Türkçe`nin Sırları Adlı Eseri
• Mustafa Cilasun • Eğitim Makaleleri • 1951 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
4 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||