Doğru Bir Tanedir
16 / 6 / 2008 Pazartesi tarihinde Haluk Namdar tarafından eklendi, 154 kez okundu...
“Doğru bir tanedir. Tabii ki bana göre. Tabii ki herkese göre de bir tanedir. Çünkü herkesin doğrusu kendi doğrusudur. Aslında doğruyu yorumlama farklı olmaktadır. Benim vurguladığım konu sağlık iken, karşımdakiler kişisel seçimlerin özgürlüğünden bahsetmektedirler. Ben kişisel olarak beden sağlığımızı korumamız gerektiğini savunurken bir diğeri ...” Okuyucu Puanı ;
Doğru Bir TanedirDoğru bir tanedir. Tabii ki bana göre. Tabii ki herkese göre de bir tanedir. Çünkü herkesin doğrusu kendi doğrusudur. Aslında doğruyu yorumlama farklı olmaktadır. Benim vurguladığım konu sağlık iken, karşımdakiler kişisel seçimlerin özgürlüğünden bahsetmektedirler. Ben kişisel olarak beden sağlığımızı korumamız gerektiğini savunurken bir diğeri herkesin birbirinin sağlığına saygı göstermesi gerektiğini savunabilir. Burada değişen şey, kişlerin konuya bakış açılarıdır.Bana göre sigara içilmemesi doğruyken, başkasına göre sigara içilene karışılmaması doğrudur. Doğru olduğu savunulan konu farklıdır, demek istiyorum. Benim doğrumun başka doğru, senin doğrunun başka doğru olduğu gerçeğini görmezden gelerek çatışmanın anlamı yoktur. Her biri de kendi çapında doğru olabilir. Görüş açısına, beklentilere göre doğru değişebilir, demek istiyorum.... Ben “kendi kendimi yönetmeyi” seçerken, bir başkası “başkalarından beklentiyle” hayatını sürdürebilir. Benim sağlığımı ben düşünmem, başkalarının benim sağlığıma saygı duymaların beklerim, derler... Ben, “ben kendime hakim olurum” derken; başkaları, “benim aklımı başımdan alacak hareketler yapmasınlar” derler. Ben bilirim ki beni doğrudan ayıracak kuvvet asla başkasında değildir. Ayrılırsam ben kendim doğrudan ayrılırım. Kendi kararlarımla bedenimi yönetirim. İnançta da bu böyledir, günlük yaşantıda da, işte de alışverişte de... Doğruyu gerçek doğruya yaklaştıran tek şey olduğunu farkediyorum : BİLİM. Bilimin koyduğu nokta herkesin susması gereken noktadır. İki kere iki dört, eder dercesine kesin olan bilimsel gerçekleri kimsenin değiştirmesi mümkün olamaz. Çünkü bilimsel gerçekler, fizik, kimya, matematik.... gibi bilimlere dayanarak elde edilen sonuçlardır. Suyun belli derece sıcaklığa kadar ısıtılınca kaynaması gerçeği hiç değişmeyecektir. Ama suyun içerisine katılan yabancı maddeler suyun kaynama sıcaklığını değiştirecektir. Ama bu sefer kaynayan şeye de su demek mümkün değildir. Bunu farkedebilmek önemlidir. Bu seferki sıvı örneğin içine şeker katıldıysa, şerbet olacaktır. 100 derecede kaynamayan aslında şerbettir, reçeldir. Birileri de içine şeker kattığını gizleyerek, görmezden gelerek, su 100 derecede kaynamaz deme saçmalığını savunmamalıdırlar. Bu bilimsellikten uzaklaşmak olacaktır. Çevreme baktığımda ne zaman bilimden uzaklaşılırsa hep sorun çıktığını görüyorum. Birileri doğrusu bu diyor, diğerleri hayır doğrusu o değil, diyor. Mecburen hakeme başvurup doğruyu söylemesi istendiğinde ise kıyamet kopuyor. Hakeme baskı yapılıyor... Hakem tarafsız olmalıdır, deniyor... Hakem tarafsızlığını kaybederse güven kaybeder, deniyor... Hakemi kendine yakın karar vermezse, “kötü adam” ilan etme çabaları hissediliyor. Bence hakem bilimselliğe dayanan karar verirse, en doğru kararı vermiş olacaktır. Bence bilimin temelinde doğa vardır. Doğanın temelinde de yaratan güç. Yaratan gücü hepimiz biliyoruz, değil mi ? Öyleyse, birileri kendisindeki “insan” temeline dayanarak, doğallığına ulaştıysa, bu dayanakla bazı şeyleri savunuyorsa, bilime dayanan hakem kararının da mecburen aynı doğrultuda olması normaldir. Asla hakemin taraf tuttuğu söylenemez. Asıl taraf tutma hali, bilimden, doğadan uzaklaşınca ortaya çıkar. Bilimsellikten uzaklaşanların derdi toplumu asla germemelidir. Dert onların kendi saçmalıklarıdır. Hesaba dayanan bilimlerin yanında, sosyal hayata dayanan bilimler de vardır. En önemli sosyal bilimin hukuk olduğunu düşünüyorum. Hukuk, insanlıkla ortaya çıkan, farkında olduğumuz ya da olmadığımız kurallarıyla uyulması gereken en önemli sosyal bilimdir. Hukukun verdiği kararlar doğal olarak insana en yakın kararlar olacaktır. Hukukun verdiği kararların insana yakınlığı onun doğallığındandır. Birileri insanca düşünerek birşeyleri savunuyorlarsa, hukuk da kendi doğallığıyla bu birilerine yakın kararlar alırlarsa bu durum ASLA, taraf tutmak sayılamaz. Ben “Allahın verdiği beyin hücrelerini kullanarak ulaşılan bilimsel değerlere sıkı sarılan bireyler olabilmek” dileğimi hala savunuyorum. Hep savunacağım... Saygı ve sevgilerimle... Dr Haluk Namdar 16.06.2008
Tavsiye Et :
Mehmet Sabri Haberveren yazıyı tebrik etti...
Cemal Çelik yazıyı tebrik etti...
Hamdi Oruç yazıyı tebrik etti...
Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Burcu Şener yazıyı tebrik etti...
Ağustos
25
Ağustos
24
Bir Gencin Yaşamını Değiştirebilirsiniz
• Nesrin Göçtürk Kaya • Toplumsal Makaleler • 97 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Ağustos
17
Filika Sahiplerine Öneri
• Ertuğrul Erdoğan • Toplumsal Makaleler • 145 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Teröre Lanet Şehitlere Rahmet
• Murat Akdeniz • Toplumsal Makaleler • 120 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Eylül
2
Ağustos
13
Ağustos
7
Ağustos
6
Ağustos
2
Mart
6
Ağustos
29
Ağustos
16
Ağustos
24
Temmuz
29 |
![]() |
|
||||||||||||||||||